Kosova’dan Türkiye’ye Uzanan Lezzet

0
42

 

Hıfzı Kuruşa kimdir?

1969 Ankara doğumluyum, Kosova göçmeni bir ailenin oğluyum. Evliyim, Hıfzı Ege, Sude Naz ve Zahit Efe isminde 3 çocuğum var. Sivil toplumcuyum, Ankara’da kurulan bir çok Sivil Toplum Kuruluşunun ya kurucusu ya da üyesiyim. Sporu özellikle, futbolu çok seviyorum. 9 seneye yakın Gençlerbirliği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Merhum İlhan Cavcav gibi önemli bir spor ve iş adamı ile uzun süre çalışmanın mutluluğunu taşıyorum. Kendisinden spor ve iş dünyası adına çok şey öğrendiğimi ifade etmek isterim.

 

‘Şençam Köftecisi’nin  fikir babası kimdir?  Gelişim süreci nasıl oldu?
Az önce ifade etmiştim, ben Kosova göçmeni bir ailenin çocuğuyum. 1951 yılında Dedem Cemil Kuruşa’nın Türkiye’ye gelmesiyle birlikte birkaç yıl içerisinde tüm aileyi Türkiye’ye getirmesiyle başlıyor aslında bizim hikayemiz. Babam Zahit Kuruşa birçok yerde çalışıyor ve bu arada çok iyi futbol oynuyor. Gençlerbirliği’nde lisansını çıkarıyorlar ama o dönem şimdiki gibi değil, futbolda para yok. Dedem,’ ya futbol ya iş’ deyince babamda futbolu bırakıyor ve dedemle birlikte Kasap dükkânımızda çalışmaya başlıyor. 1968 yılında Kasap dükkânının önünde köfte satmaya başlıyor. Gelen müşterilerin talepleri doğrultusunda 1971 yılında ilk dükkânımızı açıyor. Rahmetli annemin ve ağabeyimin de katkıları ile çalışıyorlar.  1986 yılında tam zamanlı olarak dâhil olduğum çalışma hayatımıza 1995 yılında AVM kültürünün hızla benimsendiği yıllardır ki; ilk AVM şubemizi Optimum Outlet’te açtım. Sonrası zaten malumunuz yıllar yılları kovalarken doğru, temiz, ilkeli ve hedefine emin adımlarla yürüyen bir firma ile çalışma hayatımıza devam ediyoruz.

Sektöre adım atarken geldiğiniz bu noktayı hedefliyor muydunuz?
Elbette bu kadar teveccüh gören bir işletme olacağımızı düşünmemiştim. Ama %100 müşteri memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Bizim için yaptığımız işin doğru olduğu kanaatine varabilmenin tek yolu, konuklarımızın memnuniyetidir. Hemen birçok konuda ilklere imza atmış olmaktan gerçekten çok mutluyum. Mesela Atatürk Orman Çiftliği’ne yeme içme kültürünü getiren aile biziz. Bizden önce büfe, bakkal, market, manav, kasap gibi işletmelerin olduğu bir yermiş. Şimdi bakın tüm işletmeler köfteci, kokoreççi, dönerci. Yine AVM’lerde self servis diye adlandırdığımız çalışma yönetiminde konuklarına porselen tabak ile servis yapan ilk işletmeyiz. Amacımız konuklarımızı daha kaliteli, daha sağlıklı, daha hijyen, daha lezzetli ürünler ile buluşturmak.

İş dünyasında karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

İş hayatımda gerçekten birçok sorun ile karşılaştığım zamanlar oluyor. Bu zaman zaman yetişmiş personel konusunda oluyor zaman zaman finansman konusunda oluyor. Yine zaman zaman doğru yer bulma noktasında oluyor, zaman zaman ise ham madde tedariğinde oluyor. Bunların hepsini aşmak için iyi bir ekiple çalışmak zorundasınız. Bende böyle bir ekibe sahip olduğum için kendimi şanslı görüyorum. İyi bir yardımcım, gıda mühendisim, muhsebecim, şube şeflerim ve çalışanlarım var. Onlara inanıyor ve güveniyorum. Kendi işyerleri gibi düşünmelerini ve aidiyet duygusu taşıdıklarını düşünüyorum.

 

Ürünlerinizi seçerken nelere dikkat ediyorsunuz ?
Biz haftanın 3 günü tedarik yapıyoruz. Özellikle et konusunda çok hassas davranıyoruz. Genel yaylım olarak adlandırılan ve Amasya bölgesine yetişmiş dana tercih ediyoruz. Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki İşletmemizde bugüne kadar hiç dişi hayvan eti kullanmadık. Deforme olmuş, ambalajı bozulmuş yarı mamül ya da hammaddeyi kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu konuda gıda mühendisimiz tam yetki ile çalışmaktadır. Patateslerimizi Adapazarı, Soğanlarımızı Ankara-Polatlı’dan temin etmeye gayret ediyoruz. Domates ve diğer malzemelerimizi ise yerli üreticilerden almaya özen gösteriyoruz.

 

Ankara’da Şençam Köftecisi’ni nerelerde bulabiliriz  ?
Öncelikle üretim tesisimiz Gersan Sanayi Sitesinde bunu ifade etmek isterim. 1000m2 kapalı alana sahip ve tamamen öz kaynaklarımız ile inşa ettiğimiz bir yer burası. Tüm üretim, pazarlama, muhasebe ve İK işlerimizi buradan yürütüyoruz. Şubelerimiz ise Atatürk Orman Çiftliği, Armada AVM, Bilkent Station, Cepa AVM, Kızılay AVM, Optimum Outlet’de hizmet veriyoruz. Ankara’da, cadde konsepti ile açmak istediğimiz şubeler içinde yer arayışımız sürmekte.

Başarılı bir çizgide ilerlemek ekip işidir. Siz ekibinizi oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?

Ben ekibimin beni sevdiğini ve değer verdiğini düşünüyorum. Şirket aidiyet duygularının yüksek olduğunu düşünüyorum. Benden kolay kolay işçi çıkmaz, öyle kolay kolay beni terk etmezler.

Rekabet bu kadar fazla iken zirvede kalmayı, tercih sebebi olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Siz doğru olursanız gerçekten doğru insanlar sizi buluyorlar. Öylesine bir enaniyet sahibi değilim, ben sadece işimi doğru yapmaya gayret gösteriyorum. İyi, çalışkan, dürüst ve gerçekten samimi olduğuna inandığım insanlarla yol yürümeye çalışıyorum. Halkımızda teveccüh gösteriyor. Sizin aracılığınız ile tüm Ankaralılara saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.

Bir iş insanı olarak gıda sektörünün şu anki konumu ve geleceği  hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şu anda içinde bulunduğumuz zamanı ölçü almamak gerekir. Malumunuz DSÖ tarafından pandemi ilan edilmiş bir süreci yaşıyoruz. İnsanlarımız yediklerine, içtiklerine, aldıklarına çok dikkat ediyorlar. Bunun uzun sürmesi demek hizmet sektörünün çökmesi anlamına gelir. Tabii ki inanın bunu düşünmek bile istemiyorum. Maalesef hala geçen sene aynı tarihlerde yaptığımız ciroların yanına bile yaklaşamıyoruz. Çok ciddi manada etkilendiğimizi ifade etmek isterim. Ama bu süreci hep birlikte atlatacağımıza olan inancımda tam. Yeter ki bu süreçte uyarıları ve yapmamız gerekenleri ihmal etmeyelim. Ondan sonrası için hizmet sektörünün önü yine açık olacaktır.

Geleceğe yönelik projeleriniz nelerdir?
Öncelikle bu COVID-19 salgınına ilişkin aşının bulunası ile birlikte daha sağlıklı bir ekonomik iklim oluşacak diye düşünüyorum. Bilim insanlarından beklentimiz bu. Önümüzdeki döneme ilişkin birtakım projelerimiz vardı, bu sebeple askıya almak zorunda kaldık. Ama gerçekleştirmeyi planladığımız bir projemizi paylaşmak isterim. Daha önce aile olarak kullanımımıza yönelik aldığımız bir yerimiz var. Yaklaşık 22.000m2 gibi bir alan. Yaklaşık 20 yıldır yeşillendirilmesi ve yerleşimi için çaba sarf ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanın 7-8000m2’lik kısmını kullanıma açmayı planlıyoruz. Şöyle hayal ediyorum; sabah kahvaltısı için geleceksiniz, öğle vakti mangallarımız yanacak ve size ekmek arası ikramlarda bulunacağız. Anne ve babaların rahatlıkla müsaade edecekleri tamamen doğal ortamda çocuklarının oynaması, ata binmesi, elektrikli arabalarla parkurlarda gezmeleri ve yine erkek konuklarımız nargile, tavla gibi aktiviteler içerisinde yer alırken hanımefendilerin doğal yetişmiş ürünleri alabilecekleri pazarda alışveriş yapmalarına imkân tanıyan ve tamamen açık alanda günlerini geçirebilecekleri bir organizasyon planlıyorum. Bakalım zaman bize ne gösterecek. Her şeyden önemlisi sağlıklı, mutlu ve keyifli güzel günlere bir an önce dönmeyi temenni ediyorum.

Son olarak okurlarımıza bir mesajınız var mı?
Mutlu insanlar olmayı, huzur içerisinde yaşamayı ısrarla istemelerini tavsiye edebilirim. Kaygı, korku, endişe ve tüm kötü duygularından arınsınlar. Bu dünya hepimize yeter hatta inanın artar bile. Bir de Ankara Life Dergisi’ni takip etsinler, destek olsunlar. Ankara’nın marka değeridir, Ankara Life ve Kantarcı ailesi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here