Ankara’da Şiddet Mağdurlarının Açık Kapısı ‘Gelincik Merkezi’

0
45
  • Feyza ÇERÇİOĞLU kimdir ?

1977 Van doğumluyum. İlkokulu Adana’da, ortaokul ve lise eğitimimi Ankara’da tamamladım. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. 2002 yılından beri Ankara Barosu’na bağlı olarak serbest avukatlık yapmaktayım. Gelincik Merkezinde  2013 yılında “gönüllü avukat”olarak  görev almaya başladım. 2014 yılından itibaren de “rehber avukat” olarak idari kadroda bulunmaktayım. Halen Ankara Barosu Gelincik Merkezi Başkan Yardımcısı olarak  çalışmalarıma devam etmekteyim.

  • Ankara Barosu Gelincik Merkezi nedir ? Bu merkezde neler yapılıyor (kimler görev alıyor) ?

Gelincik Projesi 2 Nisan 2011 yılında “toplumun kadından özür dileme projesi” olarak hayata geçirildi. 2011 yılında şiddet vakalarında diğer yıllara oranla artış olunca Ankara Barosu , sadece bu alanda çalışacak ve bu konu ile ilgili olarak   özel bir eğitimden geçirilen avukatlarla böyle bir projenin öncüsü olmuştur. Gelincik Merkezi fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalmış kişiler; kadınlar, yaşlılar, çocuklar ve LGBTİ bireylere “hukuki destek” vermek amacıyla kurulmuştur.

Gelincik Merkezi iki aşamalı olarak çalışmaktadır. Duruşmalara giren ve şiddete uğrayan kadınların davalarını takip eden “gönüllü avukatlar” ile şiddete uğrayan kadınların ilk görüştüğü ve hukuki süreç için avukat ataması yapan “rehber avukatlar” olarak sahada çalışmaktayız.

Rehber avukatların şiddet mağdurları ile ilk görüşen avukatlar olması ve fiziksel şiddete uğrayan kadınların bir kısmının cinsel şiddete de maruz kalması ve bu durumu kolay kolay yabancı bir kişiyle paylaşamaması sebebiyle bu konuda ayrıca bir düzenleme yapılarak rehber avukat olarak görev yapan avukatların  kadın avukatlardan oluşmasına karar verilmiştir.

Sahada çalışan avukatlarımızda kadın-erkek ayrımı  yapılmamaktadır.  Özel bir eğitimden geçirilen avukatlar görev yapmaktadır.

Gelincik Merkezi Ankara’da iki yerde faaliyet göstermektedir. Projede görev alan avukatlar  ilk olarak Ankara Barosu Eğitim Merkezinde hukuki destek vermeye başlamışlardır. Sincan ve Etimesgut ilçelerinden Ankara Merkeze gelip gitmek zor olduğu için  Ankara Batı Adliyesinde de Gelincik Merkezi olarak nöbetçi avukatlar görev yapmaktadır.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde sabah 8.30-17.30 saatleri arasında , Ankara Batı (Sincan) Adliyesinde saat 10.00-16.00 saatleri arasında nöbetçi avukatlar şiddet mağdurlarına hukuki destek vermektedir.  Aynı şekilde saat 17.30-8.30 saatleri arasında da telefon nöbeti tutulmaktadır. Gelincik Merkezi 7/24 hukuki destek vermeye devam eden Türkiye’de de bir ilk olan tek merkezdir.Şu an Gelincik Merkezinde sahada 400 gönüllü avukat, 112 rehber avukat görev almaktadır.

  • Pandemi döneminde ne tür çalışmalar yaptınız ?

Pandemi dönemi bizim için de zorlu bir süreç olarak geçti. Normalde Ankara Barosu Eğitim Merkezi ve Ankara Batı Adliyesi’nde nöbet tutan ve şiddete uğrayan kadınlara hukuki destek veren rehber avukatlarımız alınan karar gereği nöbet tutamadılar.Sadece telefon nöbeti ile merkezi arayan kadınlara hukuki destek verebildik.   15 Haziran 2020 tarihi itibariyle de eski sisteme geri dönerek nöbet uygulamasını yeniden başlattık.

  • Ülkemizde ve dünyada büyük bir sorun olan şiddet olgusu hakkında neler söylersiniz ?

Kadına yönelik şiddet sadece Türkiye özelinde değil, dünyanın her yerinde yaşanmaktadır. Bizler  “eğitim” çok önemli diyerek “toplumsal cinsiyet eşitliğini” eğitim müfredatına koydurmak istesek de ne yazık ki her seferinde bir engelle karşılaşmaktayız. Anasınıfından itibaren çocuklara bu eğitim verildiğinde bunun olumlu sonuçlarını alacağımıza inanıyorum. Bir de şiddet olgusunun normalleştirilmemesinin altını çizmek isterim. Evlilik birliği içerisinde kadının eşinden  ya da diğer aile bireylerinden sürekli şiddet görerek bu evliliği sürdürdüğünü gören çocuklarda bu durum yıllar içerisinde normal bir olay gibi algılanmakta, kendileri de aile kurduklarında eşlerine şiddet uygulamaktadırlar. Şiddeti ne zaman sona erdirebilirsek aile yapımızı da o zaman güçlendirmeye başlarız.

  • Kadına gösterilen şiddet karşısında yeterince caydırıcı cezalar uygulanıyor mu ? Sizce ne yapılmalı ?

 

Kadına yönelik şiddette farkındalık arttıkça şiddet faillerinin de cezaları artmaya başlamıştır. Son zamanlarda sosyal medyada bu alanda çalışan dernek,merkez ve toplulukların kadına yönelik şiddet davalarında etkin olarak sosyal medyada paylaşım yapmaları, davaları gündemde tutmalarıyla halk arasında “takım elbise indirimi” olarak bilinen “iyi hal indirimi” artık mahkemelerde uygulanmamaktadır.  Ayrıca son zamanlarda sosyal medya sayesinde halkta infial uyandıran “Şule Çet, Ceren Damar Şenel, Emine Bulut ve Ceren Özdemir “ davalarında da iyi hal indirimi uygulanmamıştır. Yasalarımızdaki eksiklikler zaten uygulamada çıkmaktadır. Şiddet vakalarında yaşanan bu artış sebebiyle ceza kanununda bir revizyon yapılması gerekmektedir.  Ayrıca 6284 sayılı “AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN” ile “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ” de şiddet mağdurları için devrim niteliğindedir.

  • Farkındalık oluşturmak adına sizin karşılaştığınız şiddet olaylarından bizimle paylaşabilecekleriniz var mı ?

Yaklaşık iki yıl önce adli tatil döneminde merkezimize bir meslektaş tarafından şiddet ihbarı geldi. Şiddet Mağduru kadının hastanede yatmakta olduğunu,eski  kocasının kadının ihanetinden şüphelendiği için şiddet uyguladığını öğrendik. Başkan yardımcısı olan bir avukat arkadaşımla hastaneye ziyarete gittik. Aile ilk başta bizi kadının eski  eşinin tarafının gönderdiğini düşünerek görüşmek istemedi. Bizler de merkezimizi ve kendimizi tanıtarak hukuki destek vermek istediğimizi, bu süreçte Ankara Barosu Gelincik Merkezi olarak mağdur kızlarının yanında olmak istediğimizi belirttik.  Mağdur kadınla yapmış olduğumuz görüşmede dehşete düştük. Zaten kadın hastanenin yanık ünitesinde tedavi görüyordu. Şiddet mağduru kadın ile eski eşi birkaç yıl önce boşanmışlar. Olaydan önce de çocuklar için tekrar birleşip evlenmeye karar vermişler.  Erkeğin sosyal medya hesabına tanımadıkları biri tarafından “karın seni aldatıyor” mesajı gelmiş. Bu mesaj üzerine çılgına dönen eski koca önce eşini yatak odasına kilitlemiş, ellerini ve ayaklarını bağlayarak “beni kimle aldattın? İsmini söyleyeceksin” diyerek işkence etmeye başlamış. Kadın “ben seni kimseyle aldatmadım” demesine rağmen kocası kadına inanmayıp kadının önce cinsel organının üzerini maşayla yakmış. Kadıncağızın ağzını da bağladığı için bağırıp yardım isteyememesinden cesaret alan koca bu sefer maşayı ısıtıp bu sefer cinsel organına sokarak kadının vajinasını yakmış. Bu da yetmemiş tecavüz de ederek şiddetin dozunu arttırmış. Yargılama aşamasında büyük bir travma yaşayan kadın bir müddet farklı bir yerde ikamet ettiği için kadına tebligat yapılamamış. Duruşmadan bir gün önce eski kocasının ailesi aramış ve kadından şikayetini geri almasını istemiş. O gün adliyede farklı bir iş için tesadüfen bu kadınla karşılaştım. Hastanedekinden farklı olarak karşıma çıktığı için ilk başta o olduğuna emin olamadım.  yanıma oturdu. Yanına gelen eski kocanın avukatı kadından şikayetini geri almasını isteyince  konuşmaya müdahale ettim. Kadınla ve ailesi ile görüşüp “bu duruşmaya girmemesini, Gelincik Merkezi olarak bizlerin ona destek olacağını, şikayetinden  vazgeçmemesini “söyledim. Ankara Barosu Gelincik Merkezi rehber avukatları ile bir sonraki celse duruşmaya katılan kadın olayı anlattı ve şikayetinden vazgeçmedi.  “Hürriyeti tahdit-eziyet etme-kasten yaralama ve nitelikli cinsel saldırı” suçlarından hakkında dava açılan eski kocaya indirim uygulanmadan 30 yıl 6 ay ceza verildi. Hatta bu olay basına da yansıdı.

  • Şiddet görmüş bir birey ilk öncelik olarak ne yapmalı ? Devamında nasıl bir yol izlemeli ?

Şiddet olayı yaşandıktan sonra ilk olarak polisin aranması gerektiğini özellikle vurgulamak isterim. Olay polise intikal ettiği zaman polis önce şiddet mağdurunun ifadesini almaktadır.  Zaten her şiddet olayında darp raporu polis eşliğinde alınmaktadır. Kadının bir sonraki tercihine göre gerekli işlemler yapılmaktadır. Kadın eğer ailesinin yanına gitmek isterse ailesine güvenli bir şekilde teslim edilmekte, ailesi  ya da güvenebileceği kimse yoksa sığınma evlerine yerleştirilmektedirler. Bu süreçten sonra olayın hukuki boyutunda mutlaka destek alınmalıdır. Barolar ekonomik olarak sıkıntı çeken şiddet mağdurlarına “ekonomik ve hukuki yarar” kriterine  bakarak “Adli Yardım Merkezleri” aracılığıyla ücretsiz avukat ataması yapmaktadır.

  • Ankara Barosu Gelincik Merkezine nasıl ulaşılabilir ?

Ankara Barosu Gelincik Merkezi olarak daha önce  belirttiğim gibi iki yerde görev yapmaktayız. Ankara’da yaşayan şiddet mağdurları Ihlamur Sokak’ta bulunan  Ankara Barosu Eğitim Merkezi’ne ve Ankara Batı Adliyesinde 2.katta bulunan Gelincik Merkezine ayrılan bölüme başvurabilirler. Ayrıca Türkiye’nin her yerinden ücretsiz telefon hattımız olan 444 43 06’yı da arayarak hukuki destek  alabilirler.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan sözleşmedir. Sözleşme Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 24 Kasım 2011’de onaylandı, 8 Mart 2012’de Resmî Gazete’de yayımlandı. 12 ülkenin taraf olmasıyla 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi.

Taraf devletlere kadına yönelik her türlü şiddete karşı önleyici ve koruyucu mekanizmaları hayata geçirme yükümlüğü getiren uluslararası temel bir insan hakları sözleşmesidir.

Sözleşme taraf devletlere, aşağıda belirtilen davranışlara yönelik cezai veya başka bir hukuki yaptırım öngörmeyi zorunlu kιlmaktadιr:

– ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik)
– taciz amaçlı takip;
– tecavüz dahil, cinsel şiddet;
– cinsel taciz;
– zorla evlendirme;
– kadınların sünnet edilmesi;
– kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama.

Burada açıkça verilmek istenen mesaj, kadınlara yönelik şiddetin ve ev içi şiddetin özel hayatta saklı kalacak konular olmadığıdır. Aksine, mağdur olan kimse failin eşi, hayat arkadaşı yada ailenin bir ferdi ise, aile içinde işlenen suçların özellikle travma yaratıcı etkisini vurgulamak üzere bu kişinin cezası daha da ağırlaştırılabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here