Kapak Röportajı / Op.Dr. Zafer Atakan: Yarım Saatlik Bir Uygulama İle Gençleşme

0
192

Dr Zafer Atakan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Plastik Cerrahi İhtisasına başlamış. Almanya, İngiltere, Avusturya ve Amerika’da eğitimler alıp ülkesine dönmüş İstanbul’da önce devlette sonra da özel sektörde çalışmaya başlamış. Ama 1997 yılından beri teknolojiden uzak kalmadan yenilikleri takip etmiş. Amerikan Estetik Cerrahi Derneği (ASAPS), Uluslararası Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS), Çin Plastik Cerrahi Derneği gibi derneklerin üyesi olarak yönetim kurullarında rol almakta olan Atakan, “Son 10 yıldır özellikle yurt dışında zaman zaman da yurt içinde eğitimler vermeye devam etmekteyim. 5 yıldır Çin’de verdiğim eğitimlerle ülkemizi ve Türk Plastik Cerrahisini gururla temsil etmeye devam ediyorum. Bunun olumlu sonuçlarından biri olarak da 250 Çinli hekimin katılımıyla daha anlamlı hale gelecek uluslararası bir estetik cerrahi kongresi düzenliyoruz. İstanbul Estetik Forum (ISEF) 2020 adı altında düzenleyeceğimiz kongremizde Türk Plastik Cerrahi profesyonelleri ile Çin Plastik Cerrahi profesyonellerini buluşturarak plastik cerrahinin en önemli konularını birlikte ele alıp yeni bakış açıları geliştirmeye çalışacağız.” diyor. Atakan,  gençleşme ve son günlerde ilgi odağı haline gelen “ip askı” ile ilgili Ankara Life Dergisi’nin sorularını cevapladı.

Yaşlanmayla birlikte cilt yapısında meydana gelen değişiklikler, gelişen teknolojinin de etkisiyle en aza indirilmeye çalışılmakta. Bu bağlamda sormak isterim; her kişiye aynı tedavi mi uygulanmalı? Kişinin cilt yapısı ve genetiği nedeniyle farklı uygulamalar gerekmiyor mu?

Genetik yapıya göre, cilt yapısına göre değişiklik gösteren farklı tedaviler ve uygulamalar mümkün. Estetik medikalde ortaya çıkan özellikle son dönemdeki gelişmelere paralel olarak cilt kalitesini artırıcı, yaşlanmayı önleyici değil ama yaşlanmayı geciktirici tedaviler ve ürünler kullanılmaktadır. Aynı şekilde cihazlar da buna paralel olarak gelişmekte ve ortaya güzel sonuçlar çıkmakta.

Estetikte çok güzel sonuçlar alınmakla beraber, zaman zaman da üzücü olaylarla karşılaşmaktayız. Bu konuda neler söylemek istersiniz.

Son yıllarda İstanbul estetik başkenti olma yolunda hızla ilerliyor. Katıldığım uluslararası toplantılar ve seminerlerde de bu yükselişi gözlemliyorum ve bu vurgu sık sık yapılıyor.

Bir de bu durumun ortaya çıkardığı ciddi bir ‘rant’ durumu söz konusu oluyor. Estetikte ranttan dolayı konuya hâkim olmayan kişilerin bu işe bulaşması söz konusu. Bu durum sektöre, sektör profesyonellerinin repütasyonuna ve elbette hastalara ciddi zarar verme potansiyelini taşıyor.

Ameliyatsız yüz germe işleminde son günlerin trendi olan “ip askı” metodu ile ilgili neler söylemek istersiniz? Kaç çeşit ip var? İplerin incelikleri ve yapısı cilt tipi ve yaş grubunda önemli rol oynuyor mu? Kalıcılık süreçlerinde neler etkili olmakta?

Son günlerde sizin de belirttiğiniz gibi ip askılama ile yüz gençleştirme çok revaçta. Burada eriyebilen ve kalıcı olmak üzere 2 tip ip çeşidi mevcut. Fransız askısı ya da sonsuzluk askısı olarak adlandırılan silikon ipler kalıcılıkları açısından daha önde. 5-8 yıla kadar kalıcılıkları mevcut. Tabii ki cildin yapısı, yaş, genetik faktörler ve cilt kalınlığı da işlemin kalıcılık süresi açısından önem arz ediyor.

Bazı ufak lokal cerrahi işlemlerle kombinasyon yapabiliyoruz ki ip askı da lokal anestezi altında yapılabilen bir işlem.

İpler genelde ince ve orta kalınlıktaki ciltlerde daha iyi sonuç veriyor. Kalın ciltlerde ise kombine tedavilerle uygulanıyor ve daha iyi sonuç alınıyor. Ortalama yarım saatlik bir uygulama ile yılların geriye gitmesi tabii ki herkesin hoşuna gidiyor.

Eriyebilen ipler ise hem kolajen sentezini artırması hem de cilt kalitesine katkıda bulunması sebebiyle tercih ediliyor. Eriyebilen ipler ciltte 1-2 yıl rejunevasyon sağlıyorlar.

Sizce “ip askı” tercih edilirken nelere dikkat edilmeli, kişinin bilmesi gerekenler nelerdir? 

İp askı tercih edilirken adayların 5 gün sıvı gıdalarla beslenmesi gerektiği, çene hareketlerinin de aynı sürede kısıtlanacağını göz önüne almaları gerekiyor. Her tür gıdayı sıvı olması koşulu ile tüketmek mümkün.Yüzün tam olarak oturması ve sonucun ortaya çıkması 1-2 haftayı buluyor ancak kalıcılığı 5-8 yıl ve uygulama kolaylığı da hastaların çok hoşuna gidiyor.

Ayrıntılı bilgi için; 0212-2800919-0532- 3535555

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here