Gülname Eslek: Ay Işığı Nasıl Tarif Edilir Görmeyen Gözlere…

0
128

Sanatın içinde olmak, sanata dokunmak insan ruhunda açılmayan kapıları açıyor. Resimde renklerin dilini kullanmak, şiirin ruhunu kalbimizde hissetmek sanatın bize verdiği en büyük hediyelerden biridir. Ressam kimliğinin yanı sıra şiirleriyle de gönlümüze taht kuran Gülname Eslek, yeni çıkardığı ‘’Ay Işığı Nasıl Tarif Edilir Görmeyen Gözlere’’ şiir kitabıyla resimlerinde de anlatmak istediklerini bir araya toplamış…

Gülname Hanım, daha önceki röportajımızda resimlerinizle alakalı ‘’insan bedenine ayaktan saç teline kadar hakim olan renkler’’ kullandığınızı söylemiştiniz. Bu renklerle anlattığınız şeyler nedir?

İnsan bedenini boş bir tuval olarak düşününüz. Onu renklendirecek, canlandıracak yegane şey ruhun canlılığıdır. Ruh ne ile canlanır? Sevgi,aşk, kocaman bir yürek. Dünya aşıkların ruhlarıyla doludur. Gelmiş geçmiş bütün aşıkların ve onlar ölümsüzdürler. Dünya ve yaşam sevgiyle değişebilir. Çünkü sevgi beraberinde tüm güzellikleri ve renkleri getirir. Nefret, intikam, haset, kıyım sevginin içinde barınamazlar. O saftır. Bir güneş gibidir. Nereye girse orayı aydınlatır. O kaynaktır. Ancak ve ancak renkler onunla gözükür. Kalpseldir. Mantıksal değildir. Kalbin içindedir.

Siz, ressam olmanızın yanı sıra ayrıca şairsiniz de. Yakın zamanda ‘’Ay Işığı Nasıl Tarif Edilir Görmeyen Gözlere’’ şiir kitabınız çıktı. Şiirlerinizle resimleriniz arasında bir bağlantı var mı?

İnsanı insana anlatma sanatını ancak insanda bulacağız. İnsanların bakışlarında, duruşlarında. Ben insanı insana anlatabilmeyi yine insanda buldum. Bunu yaparken zevk alıyorum. Daha çok kadın yüzleri, kadın bedenleri çalışıyorum. Çünkü yapıtlarım aslında benim, kendim yani, bir başkası değil. Her sanatçı kendi iç dünyasını yansıtır. Yansıtmıyorsa oraya bir soru işareti koymalıyız derim. Ben kendimi tanıyorum. Tanımaya çalışıyorum. ‘İnsan olabilmenin üst noktası nedir?’ diye sorguluyorum.

Doğal olarak resimdeki kadınlar da sorguluyor, ağlıyor, gülüyor, acı çekiyor, bakıyorlar. Bir şeyler söylüyorlar. Ben ne yaşıyorsam onlar da yaşıyor ve onlar ne yaşıyorlarsa ben de yaşıyorum. Onları dinliyorum. Geçen aylarda 37 kadın öldürülmüş ülkemizde. Neden mi kadın?Hep mi kadın?

Evet, hep kadın. Ne zaman korkmadan yaşayacaklar? Ne anlatıyor bu şiirler ve bu resimler? Ruhu… Vincent Van Gogh hayatı boyunca insanların resimlerine bakıp şunu demelerini beklemiş; ‘’Ne hassas bir kalp.” Ben de aynı şeyi diliyorum.

Şiirlerinizde anlatmak istedikleriniz neler?

Şiir kitabımın adı “Ay ışığı nasıl tarif edilir görmeyen gözlere.” Edilemez değil mi? İçindeki şiirler de öyle. Hissetmeyen bir kalbe hiçbir şekilde nüfuz edemezler.

Şiir hissetmeyle ilgilidir, ruh haliyle, bilgi ve kültür birikimiyle, haz almayla.

Eğer yeteri kadar donanımınız yoksa şiirden bir şey anlayamazsınız. Anlayamayana da bir şey anlatamazsınız. Aş olmak için önce pişmeniz gerekir.

Yeni kitabınız için imza günleriniz olacak mı, nerelerde olacak?

2019 yılı içerisinde İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’na katıldım. Romanya Bistrita şiir etkinliğine ve aynı zamanda imza günüm için 10-11 Ocak tarihlerinde Adana TÜYAP Kitap Fuarı’na Edebiyatçılar Derneği ile katıldım. Konusu açılmışken şiire ve edebiyata katkılarından dolayı Kevser Atay ve Gökhan Cengizhan’a buradan teşekkürlerimi sunuyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here