Alay Hamzaçebi, Büro-İş Sendikası Genel Başkanı Seçildi

0
471

Alay Hamzaçebi, Memur Sendikası Konfederasyonu Birleşik Kamu-İş’e bağlı olan Büro-İş Sendikası Genel Başkanı seçilerek çalışmalarına başladı. “Türkiye’nin halen 4. büyük ve doğal olarak büyüyen tek Memur Sendikası Konfederasyonu Birleşik Kamu-İş’e bağlı olan Büro-İş Sendikası, ‘’vatan diye Anadolu’yu, yol diye Cumhuriyet’i, önder diye Atatürk’ü seçenler tarafından vatan, Cumhuriyet, emek mücadelesini, emek cephesinde güçlü bir mevzi oluşturarak Kuva-yi Milliye ruhuyla mücadele etmek üzere 2006 yılında kurulmuştur” diyen Vergi Dairesi’nin başarılı Gelir Uzmanı Hamzaçebi, Ankara Life Dergisi’ne konuştu.

Hamza Bey, sendika iş kolundan bahseder misiniz?

Sendikamız; kamu kurumlarında iş kolu bazında sendikaların örgütlendiği 8 bakanlık ve 52 kurumun bulunduğu en geniş iş kolu olan büro, bankacılık, sigortacılık iş kolunda faaliyet göstermektedir. Bu kurumlar arasında Adalet, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TBMM, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi devletin omurgasını oluşturan köklü kamu kurumları bulunmaktadır.

Hedefleriniz ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Büro- İş Sendikası, Türk ve dünya sendikacılığında uluslararası seviyede örnek gösterilen lider bir sendika olmayı hedeflemektedir. Hedefine ulaşmak için sendikal mücadelenin özgürlük ve demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilincindedir. Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, egemenliğini, ulus ve ülke bütünlüğünü, laik düzenini, demokratikleşme ve çağdaşlaşma hedefini korumak ve geliştirmek, emekçiler ve üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve meslek fark gözetmeden, çevre dengesi ile tarihi ve kültürel çevreyi koruma bilinciyle çalışır. Sınıf ve kitle sendikacılığı yaparak çalışanların yaşam ve iş kalitelerini yükseltmek, yenilikçi ve modern yaklaşımlar geliştirmek ilkeleri çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Büro- İş Sendikası, Türkiye’nin ortak değerlerini içerisinde barındırmakla birlikte, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamak, yöneticilerinin seçimle gelip seçimle gittiği, üyelerinin bireysel özgürlüğe sahip olarak kendini rahatça ifade edebildiği, emeğe ve emekçiye ihanet etmeyen, anti-emperyalist duruşu ve sınıf mücadelesi vermesi ile ön plana çıkmakta ve bu duruşu ile de üye sayısı her geçen gün artarak büyümektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here