A.K.A. Genel Sekreteri Arif Şayık: YAŞANMIŞLIKLARINIZ KİŞİLİĞİNİZİ VE ALGINIZI OLUŞTURUP GELİŞTİRİYOR

0
470

Girişimci ruha sahip olan Arif Şayık, Ankara Kalkınma Ajansı’nın Genel Sekreteri. Gerek tarzı gerek tavrı gerekse personeline yaklaşımıyla; alışılmışın dışında bir bürokrat. Henüz 11 yaşında babaannesi ile birlikte yaşadığı evin bütçesini idare etmeye başlamasıyla öğrenmiş bütçe kontrolünü ve bütçeyi doğru kullanmayı. Var olan yeteneği gelişirken de başlamış hayatı öğrenme serüveni. Bugün pratik zekasını, iş bitirici özelliğini, hayatın zorluklarıyla baş ederken dik durarak çözme becerisini; kendi başına hayat ile yüz yüze gelmesine bağlayan Şayık “yaşanmışlıklarınız kişiliğinizi ve algınızı oluşturup geliştiriyor.

Var olan zekanız, azminizle birleşiyorsa da zorluklarla mücadele edip zihninizi yormanız daha kolay oluyor. Böylelikle kendinizi yetiştirirken hayatı karşılamanız daha da kolaylaşıyor. Elbette genetik kodlarınız da çok önemli. Benim babam köylü olmasına rağmen 2 yabancı dil bilir. Her zaman kitap okur. Doğa, tabiat ilimlerini bilir. Sosyal olayları çok kısa ve öz bir şekilde aktarma kabiliyetimi sanıyorum babamdan aldım” diyor. Girişimci ruha önem verip girişimciyi destekleyen Şayık, Ankara’nın kültürel yönünü öne çıkartmaya çalışırken Ankara’nın bir memur kenti değil sanayi kenti olduğuna da vurgu yapıyor. Şayık, Ankara’nın kültür ve sanat dergisi olan Ankara Life Dergisi’ne konuştu.

Ankara Kalkınma Ajansı olarak Ankara Markalı Ürünler ve El Sanatları Merkezi’nin oluşumunda öncülük yaptınız. Buradaki hedefiniz neydi?
Ülke olarak özellikle Çin malı hediyelik eşyalarının satışının yoğun olduğu bir süreçten geçtik, geçiyoruz da. Oysa ki bizim de çok güzel el zanaatlarımız var.

Ankara’ya özgü kültürel değer ve geleneksel sanatlarımızın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Ankara Markalı Ürünler ve El Sanatları Merkezi’nin kurulmasına öncü olduk.

Bu merkezde el zanaatlarımızı, törelerimizi, geleneklerimizi korurken yeni bir istihdam kapısı ve katma değer yaratmayı istedik. Amacımız, geleneği, kültürü, yani bizi biz yapan değerleri, incelikleri ile gelecek kuşaklara aktarmak. Böylelikle proje ile yerli ve yabancı turistlere yönelik Ankara’ya özgü hediyelik eşyalar üretilecek, turistler geleneksel sanatları izleme, inceleme fırsatı yakalayacaklardır.

Yönetim modeli olarak kooperatifçiliği, toplu üretimi seçme sebebiniz neydi?
Bireylerin tek başına firma kurma kabiliyetindeki düşüş nedeniyle 3-5 kişinin bir araya gelerek üretim yapmasının daha kolay olacağını düşündük. Bu sebeple oluşturduk kooperatifi. Ve bir ilki daha yaratarak sanat eserlerine de merkezimizde yer verip piyasada gördüğümüz istikrarsız fiyat farklılıklarını ortadan kaldırmayı düşündük.

Böylelikle merkez, bir nevi tescil merkezi görevini görürken hem sanata hem genç nesle farkındalık yaratıp sanat farklarını birbirinden ayırmalarında yol gösterici olacak. Kendileri üretsin, kendileri satsın, kendileri pazarlasın istedik. Bu düşünceler eşliğinde merkezin bütün kanallarını kurduktan sonra onlara teslim edeceğiz.

Yerleşim planı nasıl olacak?
Öncelikle 5 tane atölyeden meydana gelen bir tasarım merkezi kuracağız. O tasarım merkezinden şu ana kadar 500’e yakın ürün derledik. Elbette bu ürünler komisyon aracılığıyla tekrar incelenecek. Ankara ile ilgili iki farklı ürün belirleyeceğiz. Birisi; herkesin alabileceği rutin ürünler. Diğeri de daha üst düzeyde alınmak istenen ürünler. Bu ürünlerin doğrudan ve e-ticaret şeklinde satış kanalları olacak. Aynı zamanda bu e-ticaretin içine Ankara’daki tüm sanat galerilerine ulaşanları da ekleyip sipariş üzerine onları da sisteme dahil edeceğiz. Şu anda fiili olarak inşaatımız bitti. Teslim aldık. Bu işte başarılı olacağımız kanaatindeyiz. Biraz uzatacağız ama yine de bütün yapılar kurulacak. Birazcık yavaş seyrediyor ama ilerliyor.

Sosyal girişimciliğe önem veriyorsunuz. Teknolojik değişim nedeniyle insanların sosyokültürel hayatındaki değişimi, birçok sorunu da beraberinde getirdi. Bu durum sosyal girişimciliği desteklemenizde etken oldu mu?
Evet, bu da bizim ajansın ilklerinden biri. Teknoloji, bireyin yalnızlaşması, genç işsizlik, kimlik kargaşası gibi birçok sorunu beraberinde getirdi. Bizim amacımız kim doğruysa onu bulup geliştirmek. Yaklaşık iki yıldır çalışıyoruz üzerinde. TED Üniversitesi ve Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Türkiye’nin çeşitli illerini gezdik, toplantılar yaptık.

Farkındalık çalışmaları, data toplantıları, “kimler yapıyor bu işi” gibi araştırmalarımız oldu. Henüz mevzuat oluşmadı, nasıl bir yapı olacak bilmiyoruz. Şu anda batı modellemeleriyle gidiyor. Yasanın oluşturulmaya çalışılmasıyla farkındalığın artırılması için kamu çalıştayı yapıldı. Sonra bir yarışma düzenledik sosyal girişimcilik ile ilgili. Tüm bu birikimler ışığında şimdi sosyal girişimcilik mavi destek programına çıktık. Bu fikirlerin ticarileşmesi konusunda bir deneme yapacağız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here