Prof. Dr. Meral Şen: Meme Kanseri Hayatınızı Karartmasın

0
145

Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür ve ölüme yol açan kanserler arasında da ikinci sıradadır. Günümüzde yaklaşık olarak 8 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır. Diğer kanser türlerine göre daha yavaş büyüyen bir kanser türüdür. Büyüme hızı tiplerine göre farklılık göstermekle birlikte meme kanserinin ele gelen bir kitle halini alması yaklaşık 5-7 yıl sürmektedir.

Risk faktörleri nelerdir?
Cinsiyet: Öncelikle kadın olmak meme kanserine yakalanmak için bir risk faktörüdür. Erkeklerde de meme kanseri görülmekle birlikte bu oran %1’dir.

İlk doğum yaşı: 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapanlarda risk artmaktadır.

İlk adet ve menopoz yaşı: İlk adetini 10 yaşından önce görenler ile menopoza 55 yaşından sonra girenlerde daha uzun süre östrojen maruziyeti olacağı için risk artmaktadır.

Emzirme: En az bir yıl süre ile emzirmenin koruyucu etkisi olduğu söylense de herhangi bir etkisinin olmadığını söyleyenler de vardır.

Doğum kontrol hapları: Özellikle 20 yaşından önce ve 10 yılı aşkın süre boyunca doğum kontrol haplarının kullanımı meme kanseri riskini az da olsa arttırmaktadır.

Menopoz sonrası hormon tedavisi: Bu tür ilaçlar genellikle menopoza bağlı şikayetlerin ortadan kaldırılması veya azaltılması amacıyla kullanılırlar. Bu ilaçları 5 yıl ve daha uzun süre kullanan menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda meme kanseri ve rahim kanseri riski artar.

Şişmanlık ve beslenme: Menopoz sonrası dönemde aşırı kilolar ve özellikle yağ dokusu fazla miktarda östrojen hormonu yapımına neden olmaktadır. Menopoz sonrası dönemde yağ oranı yüksek gıdalarla beslenme ile meme kanseri gelişimi arasında ilişki mevcuttur.

Alkol: Günde 1 bardaktan daha fazla alkol tüketimi kadınlarda östrojen hormonu düzeylerini arttırdığı için kanser gelişim riskini arttırabilir.

İyi huylu proliferatif meme hastalıkları: Daha önce yapılan biyopsilerde papilloma, sklerozan adenozis ya da epiteliyal hiperplazi gibi iyi huylu olan ancak kanserleşme riski bulunan yapıların saptanması da meme kanseri açısından risk faktörüdür.

Ailede meme kanseri öyküsü olması: Annesinde, teyzesinde veya kız kardeşinde meme kanseri olan kadınlarda meme kanseri gelişmesi riski normal toplumdan daha fazladır. Özellikle iki ya da daha fazla birinci derece kadın akrabasında meme kanseri olanların genetik geçişi yüksek olup bu kadınların BRCA1 ve BRCA2 genlerine baktırmaları gerekmektedir.

Korunma: Bazı risk faktörleri sizin kontrolünüz altındadır. Dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma, sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetler meme kanseri için riski azaltır ancak tamamen yok etmez. Bu nedenle kontrol edilebilir risk faktörlerini mümkün olduğunca azaltmanız iyi olacaktır.

Bulgular: Meme kanserinde en sık görülen belirti; memede ağrısız bir kitlenin ortaya çıkmasıdır. Hastaların çok azında ağrı da belirtilere eşlik edebilir. Daha nadir olarak memede çekintiler, deride kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar ve meme ucunun hassaslaşması ya da içe dönmesi de dahil olmak üzere meme ucu belirtileri yer almaktadır. Sanıldığının aksine ağrı ve kanlı akıntı ileri evrelerde ortaya çıkmaktadır.

Tanı: Meme kanseri erken evrelerde belirti vermeyebilir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını arttırır. Erken tanı için üç temel yöntem uygulanabilir. Bunlar ayda bir kendi kendine yapılan meme muayenesi, doktor tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve meme USG ve mammografi gibi meme görüntüleme yöntemleridir. Kadınların 20 yaşından sonraki dönemde, her ay memelerini kendi kendilerine muayene etmeleri gereklidir. Düzenli olarak yapılan kontroller sayesinde, memenin genel dokusu ve yapısı hakkında fikir sahibi olunacağı için zaman içerisinde oluşacak bir değişiklik hemen fark edilecektir.

Menopoz öncesi dönemde adetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı gününde muayene yapmalısınız. Meme dokusu içerisinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde vakit geçirmeden doktora başvurunuz. 20 yaşından sonra 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırınız. Bu şekilde takip edilen kadınlarda kanserin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı ölümlerde %30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır.

Tedavi: Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tedavi bir ekip ile yürütülmelidir. Bu ekip cerrah, medikal onkolog ve radyasyon onkoloğundan oluşur. Günümüzde erken evre meme kanseri çoğu kere meme alınmaksızın tedavi edilebilmektedir. Meme dokusunun tamamının alınması gereken durumlarda ise deri koruyucu cerrahi uygulanarak aynı seansta meme dokusu yerine protezler yerleştirilebilmektedir.

Tarama: Normalde 20 yaşından sonra ayda bir kendi kendine meme muayenesi, 2-3 yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırmanız önerilir. 40 yaşından sonra ise her yıl uzman doktor tarafından meme muayenesi yapılması ve meme görüntüleme yöntemlerinden mammografi ile USG’nin yapılması önerilir.

Oluşumu hakkında yoğun çalışmaların devam ettiği günümüzde, henüz meme kanserini kesin olarak önleyen bir yöntem söz konusu değildir. Bilinen tek çözüm; erken tanıdır. Erken tanı sayesinde hastalığın kontrolü mümkün olurken, yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde artırılabilir. Erken tanı için bilinen en etkili çözüm, kadınların muayene ve takip protokollerinin uygulanmasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here