Dyt. Betül Cindoruk: Yasaksız Diyet, Ölçülü Beslenme

0
73

Kilo kontrolü belki de her gün aklımızı kurcalayan, ayna karşısına geçtiğimizde anlık da olsa zihnimize düşen bir konu. Ramazan ayında değişen yeme düzeni ile yeniden şekillenen vücudumuzu eski haline getirmek ya da belki daha iyiye ulaşmak için de çalışmalar başlıyor. Bunu yaparken göz önünde bulundurulması gereken ilk nokta elbette ki sağlığımız. Yasaksız diyetisyen olarak Ankara’da büyük yankı uyandıran Dyt. Betül Cindoruk, değişen kilolarla nasıl başa çıkacağımız konusunda gerçekleştirdiğimiz sohbette diyet yapanların dikkat etmeleri gereken püf noktalardan da bahsetti.

Diyet sürecinin bütününe baktığımızda ara öğünün yeri nedir?
Aslında çok yanlış olan genel bir algı var. Kilo vermek ya da mevcut kiloyu korumak için yemek yememek. Vücudunuzun aç kalması kilo vermenize yardımcı olmadığı gibi sağlığınız için de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Düşünülenin tam aksine sık sık ve dengeli öğünlerle beslenmek kilo vermenize ciddi katkı sağlamanın yanı sıra daha zinde ve sağlıklı bir yaşam sürmenizde de büyük rol oynayacaktır. Bildiğiniz gibi benim listelerimde yasak yok. Çünkü ben inanıyorum ki yeryüzünün bize sunduğu her besine ihtiyacımız var.

Anahtar kelime; ölçü. Ölçülü, kararında tükettiğiniz sürece sizi olumsuz etkileyecek besin yok denecek kadar az. Bu yüzden ne az yemek ne de çok yemek size hiçbir konuda destek olmayacaktır. Bundan yola çıkarak da ana öğünlere yardımcı olan, gün içerisinde enerjinizi yükseltecek olan kuruyemiş, meyve veya kuru meyve gibi ara öğünler diyetlerin olmazsa olmazı.

Bizde 5 çayının yeri başkadır. Çayın yanında da kekler kurabiyeler arar gözlerimiz. Peki, diyet buna engel midir?
Benim diyet tanımımda hayır. Fakat tabi ki doğru malzemeler kullanılarak hazırlandığı sürece. Eski alışkanlıklarla, yani margarin veya beyaz un kullanılarak hazırlanan tarifler artık geçmişte kaldı. Beyaz unun yerini alan, bağlayıcı olarak kullanılabilecek çok daha sağlıklı malzemelerle yeni tarifler denemek hem daha sağlıklı hem çok daha eğlenceli. Beyaz un yerine kepekli un, beyaz şeker veya tatlandırıcı yerine keçiboynuzu pekmezi veya pizzalar için hamur yerine karnabahar ve yumurta karışımı kullanmak yeni lezzetleri keşfederken diyetinizden de sapmanıza engel olacaktır.

Peki, sıvı tüketimi hangi seviyede olmalıdır?
Özellikle yaz aylarının gelmesiyle de sıvı tüketimi daha da önemli bir hale geliyor. Öncelikle şunu söylemek istiyorum; hiçbir sıvı suyun yerini tutmaz. Bu yüzden tükettiğiniz su miktarını günlük aldığınız sıvı miktarından ayrı olarak hesaplamanız gerekir. Suyun vücudunuzun sistemleri için önemini ve faydasını tekrar anlatmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Tüketeceğiniz su miktarı kilonuza, ölçülerinize, mevsime veya sağlık durumunuza göre değişkenlik gösterir fakat günlük ortalama 2 litre su, metabolizmanızı düzenlemeye yardımcı olacaktır.

Ramazan ayındayız. Yeme düzeni değişti ve bayram yaklaşıyor. Nelere dikkat etmemiz gerekiyor?
Aslında sağlıklı olan, kişiden kişiye içeriği değişmekle birlikte, 3 ana öğün ve ara öğünlerle beslenmek. Ramazan ayında bu öğünlerin saatleri değişiyor ve sıvı tüketimi azalıyor. Bu yüzden yine kişiden kişiye farklılık gösteren sonuçlar ortaya çıkıyor. Kimileri kilo alırken kimileri kilo kaybediyor. Zayıflamak her zaman iyiye işaret değildir. Yemek yemeden zayıflıyorsanız bu, vücudunuzun yeterince besin alamadığı için zayıf düştüğü anlamına gelir ki bu da ciddi sağlık problemlerine temel hazırlayabilir. Bu yüzden Ramazan ile birlikte ve sonrasında bir diyetisyen ile görüşmek zayıfladıktan sonra kilonuzu korurken vücudunuzun bir ay boyunca ihtiyaç duyduğu besini sağlamanıza da yardımcı olacaktır.

Bana kalırsa asıl mesele Ramazan ayından sonra, bayramda başlıyor. Malum, tatlının bolca yendiği, kalabalık aile ziyaretlerinde ölçülerin ucunun kaçtığı günler aslında bayramlar. Hele ki bir de oruç günlerinin sonrasında vücuda böyle bir yükleme yapılmasının çok da hoş olmayan sonuçları olacaktır. En başında da söylediğim gibi; hiçbir yasak yok, ancak her şey ölçüsünde.

Bu süreçte kilolar alındı, kilolar verildi. İdeal kilomuza nasıl ulaşıp onu koruyabiliriz?
Ramazan sonrasında vücudunuzda hissettiğiniz ağırlık ya da hafiflik gerçek kilonuzu yansıtmayabilir. Bu yüzden detaylı bir ölçüm yapılması gerçeği görüp bunun üzerinden planlama yapmak konusunda oldukça önemlidir. Yapılan ölçümler sonrasında eğer ideal kilonuzun üzerindeyseniz kişiye özel olarak hazırlanan diyet programı ile kısa sürede verilebilir. Diyet programlarının kişiye özel olması, her metabolizmanın aslında her insan gibi kendi özgün karakterine sahip olmasından gelir.

Bir yiyecek bir kişinin zayıflamasına yardımcı olurken başka bir bünyenin belki de alerjik reaksiyon göstermesine sebep olacak ya da diğer besinlerle birlikte etkileşime girerek kilo alımıyla sonuçlanmasına sebep olacaktır. Bu yüzden çevrenizden duyacağınız diyet listelerini uygulamak kaş yaparken göz çıkarmanıza sebep olabilir. Kilo kayıplarında da aynı durum söz konusu aslında. İdeal kilonuzun altına inmişseniz kilo yapacak gıdalara yüklenmeniz sağlığınızı olumsuz etkileyip yeni hastalıklara davetiye çıkarabilir. Eğer halihazırda ideal kilonuzdaysanız da meyve ve kuruyemiş destekli enerjinizi yüksek tutacak gıdalarla beslenmenize devam etmeniz, ara öğünlerinizi ihmal etmemeniz ve sıvı tüketimine özen göstermeniz kilonuzu korumanıza yardımcı olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here