Uzm. Dr. Yasemin Polat Ünaltekin: Bütüncül Tedavi Yöntemleri ile Gelen Şifa

0
832

Üzerinde yaşadığımız coğrafya da dahil olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde hastalıklara kültüre ve çevreye bağlı olarak geliştirilen tedavi yöntemleri mevcut. Klasik tıbbın dışında rahatsızlıklara şifa olan bu yöntemlerin büyük bir kısmı artık bilimsel araştırmalarla geçerliliği kanıtlanan ve kabul gören yöntemler. Bu yöntemlerde üzerine uzmanlığı bulunan Uzm. Dr. Yasemin Polat Ünaltekin, Holistik Tıp ve doğru bilinen yanlışlardan bahsetti.

Yasemin Hanım sizin klasik tıptan alternatif tıbba uzanan bir yolculuğunuz var. Hikayeniz nasıl başladı?
Yalnız ufak bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Alternatif tıp kelimesini kullanmıyoruz çünkü tıbbın “alternatifi” olmaz. Bizim geldiğimiz noktada bütüncül bir bakış açısıyla “Holistik Tıp” kavramını kullanıyoruz. Eskinin denenmiş “gözleme dayalı” kadim bilgileriyle, modern anlamda “kanıta dayalı” bilgileri birleştirerek insan sağlığına faydalı olarak kullanılmasını, ruh-beden-enerji dengesini gözeten bütüncül yaklaşımları Holistik Tıp olarak tanımlıyoruz.

Benim bu alandaki yolculuğum Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi’nde çalışırken çağımızın vebası olan kanser hastalarının ağrılarını biraz olsun dindirmek için uyguladığım ileri girişimsel işlemler ile başladı. Ancak, bir bacağı kırık sandalye misali ağrılar engellense bile hayat kalitesini artırma çabamızdaki acizliği fark ettim.

Biz hekimler Tıp Fakültesi’nden mezun olduğumuzda tabiri caizse elimize bir alet çantası veriliyor; içine ne dolduracağınız size kalmış. Eğer bir alanda uzmanlığınız varsa sahip olduğunuz ilk alet çekiçtir. O yüzden bütün sorunlar gözünüze bir çivi gibi görünmeye başlar. Ben bütün sorunları çivi olarak görmek istemediğim için neler yapabileceğimi araştırırken Uzakdoğu tıbbı ile tanıştım. Yıllar içerisinde akupunktur, proloterapi, hacamat, sülük, ozon terapi, mezoterapi, manuel terapi, hipnoz, eft, bioenerji tıbbının temellerini öğrenerek bunları mevcut tıp bilgim ile birleştirmeye yani bütüncül hale getirmeye başladım. O nedenle geldiğim noktada “Bütüncül Tıp” uyguladığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Size ulaşan kişiler Holistik Tıp yöntemlerinin ne kadar bilincinde? Yoksa “bir de bunu mu denesem?” diye mi geliyorlar?
Bundan kısa bir süre öncesine kadar hasta yakınları genelde hastalık çözümsüz duruma geldiğinde farklı tedavi yöntemlerini aramaya başlıyorlardı. Bu tarz hastalara uygulanabilecek tedaviler gayet kısıtlı idi. Ağrılarını azaltmak, biraz rahatlatmak hastanın konforunu artırabiliyordu. Ama bugünlerde insanlar çok bilinçlendi. Hatta şikayeti olmadığını ama daha sağlıklı olmak için geldiğini söyleyenlerle karşılaşıyoruz. Koruyucu ve önleyici metotlardan faydalanmak istiyorlar. Erken dönemdeki hastalarda tedavi daha kolay olabiliyor, kronik hastalıkların ilerlemesi yavaşlatılabiliyor.

Her hastalığı Holistik tedavi yöntemleriyle tedavi edebilir miyiz?
Aslına bakarsak tedaviyi yapan bizim vücudumuz. Holistik Tıp yöntemi ile hedeflediğimiz vücudumuzdaki ilahi yaşam enerjisini tetikleyerek iyileşmeyi başlatmak. Bu ilahi yaşam enerjisine çeşitli kültürlerde chi, qi, prana, can gibi farklı isimler verilir. Bütün Holistik metotlar içimizdeki bu yaşam enerjisini serbestleştirerek, aktive ederek, düzenleyerek iyilik haline ulaşmayı hedefler. Bu bütüncül bakış açısı ile her durumda içimizdeki yaşam enerjimizi düzenlemek, bizi daha sağlıklı hale getirip hastalık belirtilerinin yok olmasını sağlayabilir. Yani asıl önemli olan hangi hastalığın Holistik Tıp ile tedavi edildiği değil, hastalığın neden çıktığının bir bütün içerisinde ortaya konulmasıdır.

Web sayfanızı inceledik. ”Geleneksel ancak bir o kadar yenilikçi” demişsiniz. Geleneksel olarak uygulanan her yöntemi Holistik Tıp olarak kabul edebilir miyiz? Hurafeler de yok mu, kriter nedir?
Bu çok önemli bir şey. Dediğiniz gibi birtakım hurafeleri de geleneksel tıp içine almamız mümkün değildir. Burada ana kriter bilimsel çalışmalar ile faydasının ispatlandığı tedavilerdir. Günümüzde uygulanabilir bütüncül tedavi yöntemlerine Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) diyoruz. GETAT kapsamında Akupunktur, Proloterapi, Kupa, Terapi, Sülük, Hipnoz, Ozon Terapi, Mezoterapi, Fitoterapi, Apiterapi, Osteopati, Homeopati, Larva Uygulaması ve Müzik Terapi var. Bunların modern tıpla birlikte uygulanabilirliliği Sağlık Bakanlığı tarafından sertifikalandırılarak kabul edildi.

Neden “Geleneksel ve bir o kadar yenilikçi” dersek;

Medeniyetler beşiği olan Anadolu’da kullanılmış ve bir şekilde kullanılmaya devam eden tedavi yöntemlerini modern teknolojik tedavi yöntemleri ile harmanlayıp hastaların şifasına aracılık etmeye çalışıyorum. Çünkü geleneksel de olsa bu tedavi yöntemlerinin mutlaka bir hekim tarafından yapılması şarttır.

Mesela, mahallemizdeki Fatma Teyze’nin ‘şu hastalığım var, ben bunu kullandım iyi geldi, al sen de kullan’ anlayışı doğru değil. Detaylı fizik muayenesi sonrası bireyselleştirilmiş tedavi uygulanması gerekir. Mahallemizdeki Fatma Teyze bunu yapamaz. Fatma Teyze ”sırtım ağrıyor” diyene hacamat tedavisi yaparsa ve o kişi belki pankreas kanseri ise Fatma Teyze onun hastalığının teşhis edilmesini geciktirir. Bu durumda hiçbir kriterin önemi kalmaz, uygulanan tedavi adeta hurafeden öteye gitmez.

Son olarak; Anestezi ve Reanimasyon Uzmanısınız. Yani ağrılarla haşır neşirsiniz. Holistik Tıp, çağımızın en büyük sorunu olan ağrılarımızın dindirilmesi için uygulanabilecek bir tedavi yöntemi olabilir mi?
Holistik Tıp yöntemini ağrıya sebep olan problemi tanımlamak için kullanmak gerekir. ”Dizim ağrıyor” diyen kişilerde eğer geleceğe dair yoğun kaygı var ise bilinçaltı tedavileri uygulanabilir ama bu ağrı eğer diz kireçlenmesine bağlı ise proloterapi, radyofrekans ablasyon ve CGF- CD34 tedavileri uygulanmalıdır. Yani asıl olan hastalığın tedavi yöntemi değil tanı koyarken bir bütün halinde düşünebilmektir.

Bazen, ağrıyan sırtınız değil, yüklendiğiniz sorumluluklardır sizi yoran ya da başınızı ağrıtan… Eğer ani öfkeleniyorsanız karaciğerinize de baktırmayı düşündünüz mü hiç? Belki boğazınızda bir şey yok, ifade edemediğiniz düşünceler ya da söylediğiniz kırıcı sözler vardır… Ruh beden ilişkisi tüm hastalıklarda odak noktasıdır. Sevgi en büyük ilaçtır…

Şifanız daim olsun…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here