Ruhumdan Resimler: Cemal Doğan

0
79

“Düşünce dünyamı geliştirerek ve yaşayarak elde ettiğim bilgiler ışığında kendimi,
dünya ve evreni bir araya getirerek ruhumdan yansıttığım resimlerimle
insanlığa ve sanata hizmet etmeye çalışmaktayım.“

Kendinizden, sanat ve yaşam süreçlerinizden bahseder misiniz?
1997 yılında Kayseri’de doğdum. Resme olan merakım küçük yaşta başladı, büyüdükçe coşkulu şekilde artmaya devam etti. Kayseri Güzel Sanatlar Lisesi’ni bitirdim. Şu an Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde okumaktayım.

Başlangıçtan bugüne kadar resim sanatında hangi yollardan geçtiniz?
Resim; yaşam sürecinde sanatçının içinde oluşan birikimleri ve sanat tarihi ile birlikte evrimleşiyor. Akademik eğitimde ilk olarak canlı model ve tors çizimleri, reprodüksiyon gibi çalışmalar yaptım ve desenimi sürekli geliştirdim. Fakat bu eğitimin geliştirdiği desenin üstüne ekleyebilecek yeni bir resim anlayışı ancak sanat tarihi, yaşam ve felsefeye sahip olmak ile mümkündür. Bu aşamada atölye çalışmaları yanında okumalarımla da bu konudaki eksikliklerimi gidermeye çalışmaktayım.

Sizin resminizi nasıl özetleyebiliriz? Resimlerinizle vermek istediğiniz mesaj nedir? Bunları nasıl kullanıyorsunuz? Son dönem yaptığınız bir resmi veya seriyi ele alarak buradan resminiz ile ilgili bir anlatım yapabilir misiniz? Resminizde hangi sanatçıların etkisi hissedilebilir?
Resimlerimde yaşanan, yaşanmış ve yaşanması ihtimal dahilinde olan veya olmayanlar her şeyi gerçek ve hayal dili ile anlatmanın peşindeyim. Resimlerimde her figürün veya her nesnenin bir hikayesi vardır. İnsanların biyolojik yanı evrende nesnel olarak yaşadığı gibi, ruhu da insan ömrünü aşarak başka dünyada soyut olarak varlığını sürdürür. Resimlerimdeki figürlerimle bu bağlantıları oluşturmaya çalışmaktayım. Resimlerimde bir taraftan her insanda farklı şekilde var olan nesnel ve biyolojik yandan daha çok ruhu somut olarak ortaya koyarken diğer taraftan da ruhumun bu dünyada yaşadıklarını çeşitli doğa, insan ve nesneler ile ilişkilendirip stilize bir görüntü sunuyorum.

Son dönem yaptığım ‘Akrep ile Yelkovan’ resmimde kendi yaşadığım durumu ortaya koymaktayım. Resmin merkezinde, elinde sigarası olan dalgın bir figür ve arkada küçük bir saat ilk göze çarpan detaylardandır. Burada zamanın çok hızlı akıp gittiğini ve bunun karşısında elinden bir şey gelmeyen bir figürü görüyoruz. Buradan mesajım “tek çare düşünmek ve harekete geçmek”tir.

Resimlerimde öncelikle atölye öğretmenim Mustafa Karaçavuş’un yanında Fikret Mualla, Burhan Uygur, Adil Salih, Hakan Gürsoytrak, Abidin Dino, Orhan Peker ve Neşet Günal’ın etkisi bulunmaktadır.

Sanatın sadece resimle ve resmin de tuval ve yağlı boya ile sınırlanmaması gerektiği düşüncenizden hareketle yaptığınız ve gelecekteki çalışmalarınıza yön veren unsurlar ve gelecek için açılımızı anlatır mısınız?
Malzeme kullanım çeşitliliği sanat tarihinde uzun süredir var olan bir durumdur. Yüzyıllar önce duvar resmi, daha sonra ise tuval resmi yapılmış. Fakat bugün bir sanatçı yeni bir yüzey veya materyale bunu deneyecek ise bilinen maliyet ve bütçe dışında biraz daha fazla maliyetli bir çalışmayı göze alması gerekir. Bu belirli bir maddi kaygı gütmeyen kişi için çok kolaydır. Bu bütçeye sahip sanatçı her çalışmasında farklı yüzeye farklı teknikle çalışabilir.

Şu an sanat yolculuğunun başında olan bir genç olarak en fazla değişim için zaman zaman kağıt-tuval arasında gidip geliyorum. Teknik olarak da her tür materyali kullanıyorum. Bunun sınırını ise o an ”elimde olan ne varsa kullanırım” demek belirliyor. Bütçemi sarsmayan ve çeşitli boyaları kullanarak yeni sonuçlar elde etmeye çalışıyorum. Bu sürecin gelişerek devamı için belirli bütçeye sahip olmak gerekiyor. Değişim sürecinin kesintisiz devam etmesi ve nitelikli çalışmaların ortaya konulması için genç sanatçıların bu dönemde desteklenmesi gerekir.

Sosyal medyanın sanata etkisi ve gençlerin sosyal medya üzerinden sağladığı katkı nedir? Sosyal medya aracılığı ile dünyadaki tüm resimlere ulaşılmak kolaylaştı, ama etkilenme de arttı. Düşünceniz nedir? Genel olarak çeşitli yararları olsa da zararları da mevcut. Öncelikle resimleri büyük bir kitleye duyurmak veya sergilemek artık daha kolay hale geldi. Tek bir tık ile dünyanın öbür ucuna resim göndermek veya göstermek gibi bir imkan sağladı. Fakat bu büyük sergi dünyasında sanat ile alakası olmayan ‘Kitsch’ denen sahte işleri de gösterme yolunu açtı. Bu da insanları yanlış bilgiye yönlendirirken ve sanatta sınırsız tanıtım kolaylığı ile yapılmasının yeterli olmadığı sonucunu ortaya koydu.

Türkiye’de yaşayan bir genç ressam olarak yaşadığınız sıkıntılar nedir? Sanatta özgünlük konusu hakkındaki düşünceniz nedir? Özgünlüğe doğru yol alırken yapmanız gereken ve izleyeceğiniz yol nedir?
Genç veya yaşlı olmak bence önemsiz olup kendimce bu dünyada yaşamakta güçlük çektiğimi çok rahat söyleyebilirim. Okuduğum haberler, günlük olaylar ve gözlemlediğim deneyimlerim sonucu gerçekten yaşamak bana bazen zor geliyor. Katlanılamayacak bir zamana doğru gittiğimiz çok net. Resimlerimin sanatseverlere ulaşması konusunda ise en büyük sıkıntım; galerilerin yeni sanatçılarla iletişime kapalı olmasıdır.

Özgünlüğü yetersiz ve sınırlı işlerin belirli bir piyasada dönmesi ve galerilerin yeniliğe kapalı olması beni de olumsuz etkiliyor. Satışta yaşanan yetersizlik nedeniyle tüm gençler gibi ben de maddi sıkıntı çekiyorum. Sürekli resim yapmak için gerekli boyayı alacak para kalmadığı gibi bilgi ve düşünce düzeyimizi geliştirecek kitapları nasıl alalım? Gençler olarak bir taraftan bu kısır bir düşünceye saplanmış halimizden ve iletişime kapalı galerilerin ilgisizliğinden kurtulmak için arayışımızı sürdürmek zorundayız. Bunca sıkıntıya rağmen galerilerle iletişim sağlamak için çabalarımı sürdüreceğim. Sanatçı olmanın uzun ve engebeli bir yol olduğunu biliyorum ve bu yolculuğa da kendimi hazırlıyorum.

Özgünlük konusunda ise tek ilkem kendim olmaya çalışmaktır. Bu da özgün olmak için yeterli bir başlangıçtır. Kendimi geliştirmek için sürekli okumam ve arayış içinde bulunmam gerektiğini bilmekteyim. Felsefe, sanat tarihi, siyaset, edebiyat, müzik ve şiir ile ilgileniyor, tiyatro izliyorum ve buralardan da kendim ve sanatım için gerekli olan bilgileri çıkartmaya çalışıyorum. Bu bilgiler ışığında kendimi, dünya ve evreni bir araya getirerek ruhumdan yansıttığım resimlerimle insanlığa ve sanata hizmet etmeye çalışmaktayım.

Sanat, sanatçı ve ressam kavramlarının içeriği ve farklılığı nedir?
Sanat: İnsan zekasının doğayı izlemesidir.
Sanatçı: Doğayı izleyen, kendisini de o doğaya dahil eden; gözü, kalbi ve beyni aynı anda çalışan kişidir.
Ressam: Resimle yaşamını devam ettiren kişidir.
Hepsi de iç içe olmakla beraber ressam; düşünce olmaksızın herhangi bir fotoğraf makinasının yaptığını bir el işi olarak yapabilirken ancak bir sanatçı düşüncesini ortaya koyar.

Başta resim olmak üzere sizi ve sanatınızı etkileyen sanatçılar kimlerdir?
Fikret Mualla, Burhan Uygur, Adil Salih, Hakan Gürsoytrak, Abidin Dino, Orhan Peker, Neşet Günal, Gülriz Sururi, Haluk Bilginer, Nuri Bilge Ceylan, Ferhan Şensoy, Giacometti, Vangogh, Marc Chagall, Matisse, Picasso, Lucian Freud, Modigliani, Kandinsky, Francis Bacon, Egon Schiele, Georg Baselitz…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here