Meyhane Değil, Başka bir Meyhane…

0
1124

Son yıllarda hızla tırmanan 90’lar rüzgârı daha da yükseliyor. DJ müziği ile eğlendiren mekânların hemen hemen hepsi 90’ların tüm şarkılarını eksiksiz çalıyor. İnsanların talepleri bu yönde hiç eksilmezken yeni jenerasyonun çoğu bu şarkılarla büyümeseler de bu şarkıların hayranı olabiliyorlar. Ankara’da öyle bir adres var ki; hem 90’lar çalıyor hem de geleneksel meyhane kültürünü seviyesi yüksek bir ortamda sunuyor…

Şehrin en çok okunan ‘kent kültürü’ yayını olmak ağır bir sorumluluk getirir. Öyle ‘‘ben yazdım oldu’’ demekle yürümez. Okur her sayıda yeni hayatlar okumak, yeni gelişmelerden haberdar olmak, yeni mekanlar tanımak ister.

Bu bağlamda yepyeni bir mekanla karşınızdayız. Lakin bu mekan başka bir mekan. Meyhane deseniz meyhane değil, pub deseniz pub değil; burası ‘‘Başka Bir Meyhane…’’

Keyifli okumalar dileriz…
Ankara Life dergisi Gurme ekibi olarak bu ay Başka Bir Meyhane ile karşınızdayız. Serkan Kızılbayır, Oğuzhan Güzel, Duygu Çakıcı, @tambigozde, Arif Ocaklı ve Sertaç Kantarcı’dan oluşan ekip ile Tunus Caddesi üzerindeki Başka Bir Meyhane’yi sizler için ziyaret ettik. Mekan hakkında söylenebilecek ilk yorum, mekandaki yüksek seviye. Bir köşede kız kıza eğlenmeye gelenler, diğer köşede şirket olarak yemek yiyenler, öbür köşede ikinci baharlarını yaşayan amcalar ve teyzeler, misafirlerine Ankara’nın özlenen yüzünü gösteriyor. Başka bir Meyhane’de canlı müzik var. Ama öyle gürültülü patırtılı alaturka müzikler, masaları dolaşan bahşiş vermeyince tip tip bakan müzisyenler yok. Son derece klas bir hanımefendi, harikulade bir gitarist eşliğinde 90’ların unutulmaz nostaljik parçalarını söylüyor. Süresi bitince de nazikçe teşekkür ederek sahneden iniyor. Ne kadar da güzel öyle değil mi?

Mekan güzel, müzikler güzel, ortam güzel ‘peki ya yemekler nasıl?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Maalesef meyhanenin genel derdi hep mutfak üzerine.

Nice ünlü eğlence mekanlarının mutfaklarından çıkan ürünler hep beklentinin altında kalıyor. Başka Bir Meyhane’deki durum ise ekibimizi şaşırtacak derecede farklı. Açık söylemek gerekirse fiks menü ile gelen karides, tüp kalamar ve yaprak ciğer beklentimizin oldukça üzerindeydi. Hatta itiraf etmek gerekirse özellikle tüp kalamarı Ankara’daki birçok balık restoranından daha iyi yaptıklarını söyleyebiliriz. Toprak güveçte gelen tereyağlı yaprak ciğerin ise tam kıvamında geldiğini de üzerine basa basa belirtmekte fayda var. Bildiğiniz gibi yaprak ciğerdeki en büyük sorun pişme işleminin fırından çıktıktan sonra da devam etmesi. Bundan dolayı fırından çıkan güvecin masaya gelene kadar kurumadan kararında ayarlanması ciddi bir uzmanlık ister. Başka Bir Meyhane mutfak şefini ayakta alkışlamak gerek.

Soğuk mezelerde favorimiz Girit Ezme. Bu mezeyi değil Ankara’da, tüm yurtta aslına uygun yapan pek azdır. Şef nereli bilmiyoruz ama Ege havası aldığı kesin… Diğer yandan köz patlıcan yatağında gelen enfes tatlara şapka çıkarmadan geçmek olmaz. Mekanda mezeler, ara sıcaklar ve akabinde gelen ana yemekler kelimenin tam anlamıyla enfes. Tereyağında güveç karides ve tombul köfte ekibin favorileri arasında yer aldı.

2019’da 90’ları Dinlemek…
Son 5 yıldır hızla tırmanan 90’lar rüzgârı daha da yükseliyor. Mekan da bu eğilimi çok iyi yakalamış. Gerek DJ, gerekse canlı performanslarda 90’ların tüm şarkılarını eksiksiz çalıyor. Mekanın her yaş grubundan olan yerli ve yabancı misafirleri müziğe coşkuyla eşlik ediyor.

Bu da Başka Bir Meyhane’nin müzik ve müzisyen seçimindeki en önemli başarısı zaten.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here