Ankara’nın Lordlar Okulu Açılıyor: Fırat İlhan Koleji

0
705

Eğitim sektörünün duayen isimlerinden Fırat İlhan, muhteşem bir projeyle daha karşımızda. Eğitim ve öğretim alanına getirdiği ezber bozan yaklaşımlarla öğrencileri üzerinde ciddi farkındalık yaratmayı başaran İlhan, bu sayede hatırı sayılır başarılara imza atıyor. Şimdilerde kendi ismiyle ve standartların çok üzerinde bir ‘Lordlar Okulu’ ile karşımıza çıkan genç eğitimci, çok yakında Taşpınar’da açacağı kampüs ile tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Hal böyle olunca biz de Ankara Life Dergisi olarak ünlü eğitimcinin kapısını çaldık… İlhan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

Öğretmenlik ve okul kurma maceranız nasıl başladı?
Meraklı, çok yönlü, çok okuyan bir öğrenciydim. Ortaokul ve lisede bu yönlerimi keşfeden veya geliştiren hocalara rastlamadım. Hatta pek çok hocamız destek olmak yerine köstek oluyordu. Okulların yapı ve yönetimleri; çok yönlü öğrencileri vasatlaştıran, orta öğrencileri de hepten yok eden biçimlerdeydi. Üniversiteye gidince farklı bir okul modeli göreceğimi zannetmiştim fakat oralarda da durum değişmedi. Üsten ders almak, çift ana dal yapmak, disiplinler arası çalışmak istersin karşına bıktırıcı, bezdirici birçok formalite veya engel çıkartırlar. Hocalar desen birkaçı hariç, bırak profesör olmayı üniversiteyi nasıl bitirdiklerine, doktor ünvanını nasıl aldıklarına şaşarsın. Bu olumsuzlukları görünce önce kendi okul modelimi tasarlamak sonra da bu okulları açmak üzere çalışmaya başladım.

Yani okul açmaya ve model tasarlamaya üniversite yıllarında başladınız.
Evet, tam 25 yıl önce.

Sonra nasıl yol aldınız?
Üniversite yıllarımda pek çok ünlü lise ve dershanede staj yaptım. Model, materyal, öğrenci profili, öğretmen kadrolarını derinlemesine inceledim. Yurt dışındaki ünlü, saygın lise ve üniversiteleri de eş zamanlı incelemeye başladım. Gördüğüm olumlu, olumsuz yönleri not ettim. Kendi öğrenci ve öğretmenlik deneyimlerimle karşılaştırdım. Öğrenciyken beni rahatsız eden durumları tahlil ettim. Bunları nasıl yok edebileceğim, öğrencilere en verimli sistemi nasıl oluşturabileceğim üzerine aylarca kafa patlattım. 1997-2000 yılları arasında her seviyeden öğrencilerle gruplar kurup modellerimi test ettim. Çok başarılı sonuçlar aldım. 2000 yılında henüz 25 yaşıma girmemişken geliştirdiğim eğitim modeli, bu modeli en verimli biçimde uygulayacak olağanüstü yetenekli, çok yönlü, çok bilgili ve bana inanan öğretmen kadrosuyla Denge Eğitim Dershanesi’ni kurdum. Dershanemiz ilk günden çok yoğun ilgi gördü, kontenjanlarımızı bir yıl öncesinden kapattık.

Bu kadar yoğun ilgi görmenizin sebepleri nelerdi?
Öğrencilerin bütün öğrenme becerilerine hitap eden, onları çok yönlü geliştiren TAT adını verdiğim öğretim sistemi, çok iyi öğretmen kadrosu, her öğrenciyle birebir ilgilenmemiz ve tabi ki sevgi ve saygıya dayalı disiplin anlayışımız.

Bütün bunlar olunca da olağanüstü başarılar kazandınız…
Aynen öyle oldu. Dershane gibi değil okul gibi hareket ettik. İlk yıldan itibaren öğrencilerimizi akademik başarı için çok iyi ders çalıştırırken sosyal başarı, kişisel gelişimleri için de onlara kitap okuttuk, etkinliklere götürdük. İlk yılın sonunda mezunlar birliğimizi kurduk ve aile bağı oluşturduk. Din, mezhep, ırk, cinsiyet gibi doğuştan gelen özelliklerimizi bir ayrışma unsuru olarak görmedik; ideolojik takıntılara saplanıp kalmadık. Merkezimizde hep liyakat, tutku, dayanışma, sevgi, saygı yer aldı. Böyle olunca her kesimden insanın geldiği, huzurlu bir aile ortamına dönüştük.

Liseyi ne zaman açtınız?
2006 yılından beri lise olmak için her şeyimiz hazırdı, sadece uygun yer bulamıyorduk. 2011 yılında Arjantin Caddesi’ndeki ünlü Budak6 restoranı kapanınca orayı okula dönüştürmeyi kararlaştırdık. Özel okul mevzuatı değişince lisemizi açamadık. 2013 yılından sonra liseye dönüşebildik. Önce Özel Denge Eğitim Temel Lisesini açtık, sonra da temel liseyi Özel Denge Eğitim Bil-San Anadolu Lisesine dönüştürdük. Liseyi açtığımız ilk yıldan itibaren kayıtlarımızı yine çok kısa sürede doldurduk. Öğrencileri sıkı elemelerden geçirerek kaydettik. İngilizce öğretiminde bir numara olduk. Öğrencilerimiz IELTS, TEOFL sınavlarından çok yüksek puanlar aldılar. Dershane kökenli olduğumuz için sınavlara hazırlama ve üniversiteye yerleştirme sonuçlarında da rakipsiz olduk. Hiçbir öğrencimizi üniversite hazırlığı, SAT, ACT, IELTS, TOEFL gibi sınavlar için özel ders, kurs arayışına sokmadık. Onların bütün ihtiyaçlarını okulda karşıladık.

Akademik başarı ve çalışmalar dışında neler yaptınız?
Denge Eğitim adının temel lise, kurs adıyla özdeşleştiğini gördük. 2015 yılından itibaren Denge Eğitim Lisesi adını DELİ diye kısalttık. Hem kısaltma hem sıra dışı, meydan okuyucu anlamında kullandığımız DELİ adı çok kısa sürede çok sevildi ve markalaştı.

Memlekette çok ‘‘DELİ’’ olduğunu mu gördünüz?
Memleketin akıllılardan istediği faydayı sağlayamadığını, ‘‘DELİ’’leri daha çok sevdiğini gördük.

DELİ nasıl bir fark yarattı?
Bir okul, öğrencilerine ilk olarak çok iyi İngilizce, Matematik, Türkçe öğretir. Sonra dünya çapında Fen-Sosyal eğitimi verir. Bunları zaten başarıyorduk. DELİ adına geçince proje üreten öğrencileri yetiştirmeye başladık. Öğrencilerimiz DELİ Festival adıyla Ankara’nın en iyi, en kaliteli festivallerini düzenlemeye başladılar. DELİ Teknoloji adıyla girdikleri yazılım yarışmalarında ODTÜ, Bilkent gibi üniversitelerin öğrencileriyle yarışıp 1. ve 2.’lik ödüllerini aldılar. APPLE’ın San Jose’deki merkezinde konferanslara davet edildiler. DELİ Kitap etiketiyle hazırladığımız matematik kitaplarımız büyük hedefleri olan üst düzey öğrencilerin en önemli kaynağı oldu.Bütün etkinlik ve çalışmalarımızın her aşamasında öğrencilerimiz görev aldı. Proje üretmeyi, süreçleri takip etmeyi, satış-pazarlamayı öğrendiler. Bu aşamalarda onlara öğrettiğimiz daha önemli şeyler oldu: sabır, istikrar, hayal kırıklığı, kaos yönetimi vb. kavramlar onları kişisel yönden çok geliştirdi. 2019 yılından itibaren yine okuyan ve mezun öğrencilerimizin iş başında olacağı DELİ Tarım, DELİ Store, DELİ Sorumluluk projelerimizi de çok duyacaksınız.

2019 başında önemli kararlar aldınız. Neydi bunlar?
Küresel marka olmaya karar verdik. Bu hedefimiz için küresel çatı ismimizi oluşturduk. Adı dershane, temel liseyle özdeşleşmiş Denge Eğitim’deki hisse ve haklarımızı devrettik. Yolumuza artık DELİ BİLİM&SANAT çatı adıyla devam ediyoruz. Dünyanın pek çok yerinde DELİ BİLİM&SANAT markasıyla eğitim kurumları kuracağız. DELİ BİLİM&ASANAT markasıyla kuracağımız ilk eğitim kurumlarına Fırat İlhan Okulları adını verdik.

Sürekli biz diye anlatıyorsunuz…
Evet, çünkü 2000 yılından beri yanımda olan öğretmen ve mezun öğrencilerimizle tartışarak karar alıyoruz. Okullarımızdaki kararları da bütün öğretmen, öğrenci, çalışanlarımızın katıldığı DELİ MECLİS’ te alıyoruz.

Anlattıklarınız bırakın liseleri, üniversitelerin bile kolay kolay beceremediği şeyler.
Bizim adımıza gururla, onlar adına maalesef öyle.

2019’da Fırat İlhan adıyla hangi okulları açacaksınız?
Lisemize gelen öğrencilerin İngilizce, Türkçe ve Temel Matematik bilgilerinin çok zayıf olduğunu gördüğümüz için önce Fırat İlhan Ortaokulu’nu açtık. Okulumuz Tahran Caddesi 24 numarada 19 Mayıs 2019’da faaliyete başlıyor. Toplam kontenjanı 144 olan ortaokulumuzla ilgili firatilhanortaokulu.com adresinden ayrıntılı bilgi alınabilir. 2019 sonunda çatı adı DELİ BİLİM&SANAT olacak üç farklı lise açacağız. Liselerimizi Taşpınar Köyü’ndeki 35.000 metrekarelik muhteşem yerleşkemizde açıyoruz.

Fırat İlhan Lisesi: Bu okulumuzun amacı bilim, teknoloji ve sanatta lider kişileri yetiştirmektir. Toplam kontenjanı 144 olan okulumuza her yıl 36 öğrenci alacağız.

Fırat İlhan İş Lisesi: Bu okulumuzun amacı iş dünyasının liderlerini yetiştirmektir. Toplam kontenjanı 144 olan bu okulumuza her yıl 36 öğrenci alacağız.

Fırat İlhan Gastronomi Lisesi: Bu okulumuzun amacı dünyanın en önemli mutfaklarından olan Türk mutfağını dünyada hak ettiği yere getirecek aşçıları, hizmet sektörünün, katma değeri yüksek tarımsal üretimin liderlerini yetiştirmektir. Toplam kontenjanı 72 olan bu okulumuza her yıl 18 öğrenci alacağız. Bir gün bu okulumuzdan mezun bir arkadaşımın Gordon Ramsay kadar önemli bir şef olduğunu görürsem dünyanın en mutlu insanı olurum. Haziran 2020’den itibaren yurtlarımızın açılmasıyla okullarımıza Türkiye ve dünyanın her yerinden yatılı öğrenciler de alacağız.

Yurt dışı projeleriniz neler ve ne zaman başlayacak?
Küresel marka olmak istiyorsak dünyanın en önemli kentlerinde olmalı, öğrencilerimizi oralara götürmeli, onlara bizim de dünya çapında işler başarabileceğimizi göstermeliyiz. Hedefledikleri başarının somut olarak gerçekleştiğini gören öğrencilerimizin kendilerini güveni artar, vizyonları çok gelişir. Dünyaya Türkiye’den değil, Türkiye’ye dünyadan bakmayı öğrendikleri zaman çok büyük işler başarırlar. Bu düşüncelerden hareketle 2023’e kadar Berlin, Londra ve San Fransisco’da 3 uluslararası lise kurmayı planlıyoruz. Bu okullarımızdan mezun öğrencilerimiz aynı zamanda kültür elçisi gibi çalışıp ülkemizin imajına büyük katkı sağlayacaklar.

Bu kadar büyük ve önemli projeleri yaparken gücünüzü nereden alıyorsunuz?
2000 yılından beri değişmeyen çekirdek bir öğretmen kadromuz var. Aramıza çok zor sınavlardan geçirerek aldığımız öğretmen arkadaşlarımızla kadromuz zamanla daha zenginleşti. Ortalama 10 yıl birlikte çalıştığımız öğretmenlerimiz en büyük gücümüz. Mezunlarımız, aile bağımız, mükemmel eğitim modelimiz, 20 yıllık geleneğimiz var. Tutkuyla, dayanışma ruhuyla, aşkla çalışıyoruz. Bilimin ışığında kendimizi sürekli güncelliyoruz. Bunlar olduktan sonra gerisi geliyor.

DELİ’nin temel farkları nelerdir?
Her öğrencimiz bizim için çok özel. Hepsine ayrı program verip onların bütün özelliklerini keşfetmeye çabalıyor ve bunları geliştiriyoruz. Hiçbir öğrencimizin önünü kesmiyor, arkada da hiçbir öğrencimizi bırakmıyoruz. Aile olmak bunu gerektirir.
Öğrencilerimize hırs yerine tutku, rekabet yerine dayanışma kültürü aşılıyoruz. Mükemmel ve sürekliliği olan bir öğretmen kadromuz var. Kadromuzu her yıl zenginleştiriyoruz.

Tabi ki her şeyin başı iş ahlakı ve disiplin, bunlar olmazsa en iyi sistem, en iyi öğretmen, en iyi öğrenciler de olsa istenen başarı elde edilmez. Akademik olarak da mükemmel İngilizce, Türkçe, Matematik ve eleştirel okuma öğretiyoruz. Bu branşlara hakim olan ve okuyan öğrenciler gerisini çok rahat hallediyor. Müzik, resim, spor derslerimiz zorunlu ve çok önemsediğimiz branşlar. Bu branşlar öğrencilerimizin hem yaratıcı zekalarını hem bedensel-zihinsel huzurlarını geliştiriyor. Lider öğrenciler yetiştirdiğimiz için onların çok yönlü olmaları şart.

Öğrencilerinizi alırken nelere dikkat ediyorsunuz?
Önce öğrencinin gözündeki ışıltı, sesindeki heyecan, üslubundaki zarafet, saygı bizim için çok önemli. Velilerin görgüleri, okullarımıza güvenleri de belirleyici. Sadece sosyal yönler veya sadece akademik başarı peşindeki öğrencileri tercih etmiyoruz. Çok yönlü olmak veya bu yönlerini geliştirmek isteyen öğrenciler hedef kitlemiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here