Op. Dr. Baran Celtemen: Doğum Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

0
58

Dokuz aylık iniş ve çıkışlarla dolu bir gebelik süreci sona erdiğinde ve doğum zamanı gelip çattığında etrafı bir heyecan sarıyor. Tüm bu süreç boyunca oluşan tedirginlikler ve soru işaretleri heyecanı daha da katlıyor. Böylesine güzel bir deneyimin korkularla ve tedirginliklerle lekelenmemesi için Op. Dr. Baran Celtemen, pek çok kişide bir kararsızlık ya da bilinmezlik olan doğum yöntemleri hakkında yaygınlaşan yanlış bilgileri taze anne-babalar için düzeltti.

Baran Bey, yıllardır çok tartışılmasına rağmen hala gündemden düşmeyen bir konu, normal doğum mu sezaryen mi? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Aslında bu konudaki tartışmaların çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bir kadın yaratılış özelliği itibari ile zaten normal doğuma uygundur. Biz hekimler annenin veya bebeğin hayati bir riski olduğu zaman sezaryeni tercih ediyoruz. Dolayısıyla tabi ki şartlar uygunsa ve tıbbi gereklilik oluşmadıysa normal doğum tercih edilmelidir.

Sezaryenin son zamanlarda tercih edilme nedenlerinden biri de normal doğumun vajinaya zarar vermesi korkusu. Bu korku doğru mu?
Her ne kadar bu korkuların geçerli bir nedeni olsa da normal doğum sonrası vajinası kalıcı olarak hasarlanan ve daha sonra ek tedavilere ihtiyaç duyan kadın sayısı o kadar da çok değil. Ama siz de kabul edersiniz ki olumsuz olaylar daha dikkat çeker ve sanki hep oluyormuş gibi insanları düşündürür. Bu korkular geçerli olmak ile beraber tecrübeli sağlık personeli ile yapılan doğumlarda nadir olduğundan gebenin böyle bir korkusunun olmaması daha doğrudur.

Bir, iki kuşak önce normal doğumun doğal karşılanmasına rağmen günümüzde yaşanan korkunun ya da tercih edilmemesinin sebepleri sizce nelerdir?
Bu konuya aslında biraz toplumsal bakmak lazım. Çünkü günümüzde insanlar doğal süreçleri dahi çok önemli gibi algılayabiliyor ya da daha doğru bir ifade ile yaptıkları işi abartma eğiliminde olup bundan ikincil kazançlar peşinde koşabiliyorlar. Oldukça basit bir şekilde yaptıkları doğumun ne kadar zor olduğunu dile getirerek karşıdaki kişinin korkmasına neden olabiliyorlar. Doğal olarak bunlardan dolayı anne adaylarımız korkup normal doğum yerine sezaryene eğilimlenebiliyorlar. Şu unutulmamalı; her doğumun kendi içinde bir hikayesi vardır ve bundan dolayı kimsenin doğumu ile karşılaştırılmamalıdır.

Kimi anneler denizde ya da havuzda doğum yapmayı tercih ediyorlar. Bu tür doğumlar ya da evde doğumlar ne kadar sağlıklı?
Günümüzde, bilimin ve alt grubu olan tıp biliminin bu kadar ilerlediği bir dönemde, doğum şekli ne olursa olsun gebeye acil müdahale şansının olduğu yerde doğum yaptırmak en doğrusudur. Bilimden uzaklaşarak yapılan işlerde istenmeyen sonuçlarla karşılaşma ihtimalimizin daha yüksek olduğunu unutmamak lazım.

Bazı insanlarda şöyle bir kanı var; ”baba doğuma girerse anne ve babanın cinsel hayatları zarar görür.” Siz bu konuda tecrübelerinize dayanarak ne söyleyebilirsiniz?
Eşin, doğum sonrasında annenin yanında olması aslında anneyi rahatlattığı için önerilebilir. Ancak bu durum hastaya özel olarak değerlendirilmeli ve günün sonunda sağlıklı bir anneye sağlıklı bir bebek verirken o kişilerin hala birbirinin eşi olduğunu da göz ardı etmemek gereklidir.

Peki, doğumun başladığını fark edip telaşlanan babalara ne gibi telkinlerde bulunursunuz?
Hekim tarafından acil durumlar her çifte mutlaka anlatılır. Doğum normal seyrinde ise hekimi ile iletişime geçildikten sonra panik olmadan hastaneye gidilmeli. Doğumun sabır işi olduğunu, bu doğumun herhangi bir

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here