Uzm. Dr. Ebru Akçakanat: Kilo Vermenizin Önündeki Engel Karbonhidrat-Şeker Bağımlılığı

0
640

Kilo vermek zaten başlı başına yeterince zorken günümüzün beslenme alışkanlıkları ve şartları altında bu durum daha da zorlaşıyor. Beslenme koşullarıyla birleşen şeker ve karbonhidrat bağımlılığı da en az sigara ve alkol bağımlılığı kadar büyük bir tehdit ve kilo vermenin önündeki en büyük engellerden bir tanesi. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ebru Akçakanat, sağlığımızı olumsuz etkileyen karbonhidrat-şeker bağımlılığı ve diğer bağımlılıklara son derece etkili çözüm olan “Rezonans Yöntemi”ni anlatıyor.

Ebru Hanım, karbonhidrat ve şeker bağımlılığı nedir?
Hamur işleri, unlu gıdalar, ekmek, fast food (hamburger, pizza), şekerli ve tatlı yiyecekler, çikolata, meyve, (diyet olsa da) asitli içecekler kişinin en çok tükettiği besinlerse karbonhidrat/şeker bağımlılığı var diyebiliriz. Bu durumda da iştahı kontrol etmek çok güç olduğundan kilo vermeniz oldukça zordur.

Ben en sık karbonhidrat/şeker bağımlılığı sebebi olarak insülin direncini görmekteyim. İnsülin direnci vücudumuzda insülin hormonu olduğu halde düzenli salgılanamaması durumudur. İnsülin direnci olan kişiler sürekli hipoglisemi yaşadıkları için aşırı şeker ve karbonhidrat ihtiyacı, tatlı krizleri, doymama, bir türlü kilo verememe durumunu yaşayabilirler.

Dikkat edilmesine rağmen sürekli kilo almak, vücutta yağ birikimi, adet düzensizlikleri, özellikle karın bölgesinde yağlanma görülebilir.
Bazen insulin direnci olmasa da şeker ve karbonhidrat grubu gıdalara düşkünlük hali olabilir. Kişinin şikayetleri, şeker ve karbonhidrat düşkünlüğü, kilo fazlalığı tanı koymada kriterdir. Ancak basit kan testleri ile de teyit edilebilir.

Peki, tedavisi var mı?
Bağımlılık tedavisinde “rezonans yöntemini” kullanmaktayız. Bu yöntem ile tüm bağımlılıklarda oldukça güzel sonuçlar almaktayız.
Yöntem, temel olarak kişide bağımlılık ve benzeri bir durum yaratan maddelerin (şeker, karbonhidrat, asitli içecekler, sigara, alkol vb.) bir cihaz aracılığı ile kişiden silinmesi işlemidir. Her yiyeceğin, maddenin bir frekansı yani enerji karşılığı vardır. Bu frekansın kişiden silinmesi ile o yiyeceğe karşı olan durduramadığı istek, iştah azalır. Yiyeceklerin eski tadını alamama bile olabilir. İştah azalınca da doğru ve sağlıklı diyetle beraber sağlıkla kilo verebilir.

Tedavi süreci nasıldır?
Tedaviye 4-5 gün ara ile 2 seans şeklinde başlıyoruz. Kişinin vermesi gereken kilo, bağımlılığın şiddeti, metabolizma durumuna göre tedavide süreklilik gerekmektedir. Bağımlılığın azalması için tedaviye uygun verilen diyetin de uygulanması önemlidir. Ancak iştah azaldığı için kişilerin diyete uyması kolaylaşmaktadır. Birkaç kilo fazlası olan kişi için 2 seans yetebilir. Ancak 20-30 hatta çok daha fazla kilolu, morbit obezite dediğimiz durumlarda farklı tedavilerle kombine ederek haftalık tedavi gerekmektedir.

Bu yöntem kimlere uygulanabilir?
Bu yöntem hamileler, kalp pili olanlar ve epilepsi hastaları dışında herkeste güvenle kullanılmaktadır ve herhangi bir yan etkisi yoktur. Rezonans yöntemini sigara bağımlılığı ve alkol bağımlılığı tedavisinde de farklı cihazlar ve prosedürle son derece etkili olarak kullanmaktayım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here