Avukat Senem Yılmazel… Hukuk Dünyasının Girişimci Avukatı

0
92

Başarılı kadınların arasına adını büyük harfler ile yazdıran Yılmazel, deneyimlerini şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine anlattı.

Kentin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hazırladığı ‘Şehrin En Güçlü Kadınları’ araştırmasındaki dikkat çeken isimlerden biri de Avukat Senem Yılmazel. İşinde, özel hayatında ve cemiyet dünyasındaki örnek çizgisiyle her daim takdir toplayan güzel avukat, çizgi üstü etkinliklerin de aranılan yüzü. Hal böyle olunca biz de bu çok özel sayı için Yılmazel’den randevu aldık ve ofisinde muhteşem br röportaj gerçekleştirdik.

Yılmazel’in başarı öyküsü ve hayata karşı duruşu örnek alınacak cinsten…

Aslına bakarsanız az sonra okuyacak olduğunuz paragraf Yılmazel’i anlatacak en doğru kelimelerden oluşuyor. Zira Yılmazel, adliyenin soğuk koridorlarında şahsına münhasır tavrı, tarzı ve stili ile dikkat çeken bir adalet savaşçısı.

En çetrefilli davalardan dahi alnının akıyla çıkmayı bilen genç ve güzel avukatı anlatmak için yukarıdaki birkaç cümle yetmez elbette. Mesleki başarısının ardındaki eğitimi ve tecrübeleri de özellikle dikkat edilmesi gereken hususların başında geliyor.
Avukat Senem Yılmazel, Hukuk Fakültesi’nden derece ile mezun olmuş. Ticaret Hukuku üzerine yüksek lisans yapan güzel avukat, son derece yoğun geçen akademik eğitimi esnasında bir de hukuk kitabı yazmış. Yılmazel’ın çek hakkında kaleme aldığı ilk kitabı, hala sektörün başucu yayınları arasında yer alıyor.

STK’larda da Aktif
Hukuk dünyası ve sosyal hayatta olduğu kadar sivil toplum kuruluşlarında da oldukça aktif olan Senem Yılmazel, spor dünyasında da ayakta alkışlanıyor. Galatasaray Spor Kulübü Kongre Üyesi olan Yılmazel, aynı zamanda Ankara Galatasaraylı Yönetici ve İşadamları Derneği’nin de (1905 AGS) Yönetim Kurulu Üyesi. Bir dönem BPW, Genç Girişim ve Yönetişim Derneği’nin de Yönetim Kurulu Üyesi olan Yılmazel, Başkent Binicilik Kulübü’nün de hatırı sayılı yönetim kurulu üyelerinden. Ankara Life Dergisi’ne verdiği röportajda “hayatta her şeyin başı insanı sevmek. İnsan sevdiği, sevildiği sosyal ve mesleki ortamlarda başarıyı yakalıyor. Ben özetle işimi ve insanları çok seviyorum. Çok azimli, dürüst ve çalışkanım. Başarımı bunlara borçluyum” ifadesini kullanmıştı.

Sektörde yükselişiniz ve başarınızın sırrı nedir?
Avukatlık stajımı yaparken; aynı zamanda yüksek lisans eğitimime başladım. Stajımı tamamladıktan sonra bir süre özel bir şirkette hukuk müşavirliği yaptım. 16 yıldır Ankara Barosu’na kayıtlı avukatım. Uzun yıllardır da kurucusu ve yöneticisi olduğum hukuk büromda alanında uzman hukukçular ile  faaliyet gösteriyorum.  Hayatta hiçbir noktaya elleriniz ceplerinizde gelemezsiniz. Benim de haliyle öyle oldu. Evet, eğitim önemli ama insanın kendini geliştirerek çağın şartlarına da ayak uydurması gerekiyor.

Her yıl kendimi ve mesleğimi geliştirmeye yönelik faaliyetlerde bulunurum. Bir yıl yurt dışına dil öğrenmek için gittiysem, diğer yıl mesleki İngilizce eğitimine katıldım. Avukat olmaya karar verdiğim andan itibaren çok çalıştım. 3 gün hiç uyumadan çalıştığım zamanlar oldu. Ayda en az 1 kez uyumadan aralıksız 24 saat çalışıyorum. Her zaman imkansızı denerim ve zorlarım. Asla pes etmem. En önemlisi de işimi severek yapıyorum.

Nasıl bir öğrenciydiniz?
Çok çalışkandım. Her yıl şeref öğrencisi olurdum. Derslerin hemen hepsine katılır; akşamları derste öğrendiklerimi tekrar ederdim.

Hem Avukat Hem Yazar Hem de Şair

Kitaplarınız da var… 
Evet, yazmayı seviyorum. ‘Karşılıksız Çekten Kaynaklanan Hukuki Ve Cezai Sorumluluklar’ isimli ilk kitabım hala raflarda yer alıyor. O kitabı yazdığımda henüz 30 yaşındaydım. Akabinde bir de roman yazdım. Çok sayıda şiirim var.

Sizi hem yazılı hem de görsel medyada görüyoruz. Yoğun iş hayatınız da var, diğer yandan dernekler ve sosyal hayatta nasıl zaman buluyorsunuz?
24 saat uzun bir zamandır. Yeter ki hayatımızı ve önceliklerimizi doğru planlayalım. Medyanın birçok alanında çok sayıda röportaj, makalem ve canlı yayınlarım oldu. Pek çok TV ve radyo programına katıldım. Ekonometri Dergisi gibi Ankara’dan çıkıp ülkenin en çok okunan yayınları arasına giren saygın yayınlarda köşe yazarlığı yaptım. Tüm bunlar azimle çok çalışmamın, güvenli ilişkiler geliştirmemin ve hayatımı doğru planlamamın getirdiği başarılı adımlarla oldu.

İş hayatında kadın olmak hala zor mu?
Mesleğe başladığım ilk 10 yıl çok zordu. Ama şu an keyifle mesleğimi yapıyorum. Cinsiyet eşitsizliği, maalesef dünyanın sorunu.

Cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlar, günümüzde toplumun her aşamasında hala devam ediyor. Erkeklerin de kadınlar kadar cinsiyet eşitliğini sağlamada mücadele ettiğini, aydın kadın ve erkeklerin sayısının artması ve toplumsal olarak zihniyetin değişmesi ile bu sorunun çözüleceğini düşünüyorum.

Sizin başınızdan geçen örnekler yaşandı mı?
Elbette yaşandı. Aslına bakarsanız bana özel değil, birçok genç kadın avukatın başına gelenler benim de başımdan geçti. Henüz mesleğe yeni başladığımda kadın olduğum için beceremeyeceğimi, ancak erkek avukatın zor işleri yapabileceğini söylediler. Ama ben otopsiye de katıldım, polis ekibi ile ölümle tehdit edildiğim eve hacize de gittim.

Kadın avukat olmanın pozitif yanlarının da olduğunun altını da çizmek isterim. Çünkü bizim meslekte kadın olmanın dezavantaj olmadığını, bilakis büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum.

Empati yeteneğiniz, detaycı oluşunuz, hayatı algıma ve kavrama konusundaki hassasiyetiniz, pratik düşünme ve çözüm bulmadaki seriliğinizin müvekkiliniz, davanın karşı tarafı ve çocukları için insani ve hukuki sonuçlar elde etmeniz için büyük bir avantaj olduğu kanaatindeyim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here