Prof. Dr. Ahmet Tulga Ulus ile Varis Hakkında

0
79

Estetik açıdan öneminin yanında sağlık açısından da ciddiye alınması gereken varisler, kış aylarında görünmemesinden dolayı ihmal edilebiliyor. Varisin çeşidine göre tedavisinin olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Tulga Ulus, varislerin kendilerini belli etmesinin hemen ardından ihmal etmeden kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Diğer hastalıklarda olduğu gibi variste de özellikle erken tanının önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tulga Ulus ile varis ve tedavileri hakkında konuştuk…

Tulga Hocam, öncelikle varis nedir, nasıl oluşur?
Bacaklarda, derinin hemen altındaki toplardamar genişlemelerine varis denir. Basınç artması sonucu toplardamarlar genişler, içindeki kapakçıkların fonksiyonlarını kaybetmesi sonucu da genişlemiş, boyları uzayarak kıvrıntılı hal almış varisli damarlar oluşur. Hastalık doğal haline bırakılır ve önlem alınmazsa, varisli damarlar bacağı örümcek ağı gibi sarar. Zaman içinde ciltte renk değişimine, yaraların açılmasına neden olur.

Varis sadece kadınlarda değil erkeklerde de görülen bir rahatsızlıktır. Ancak kadınlarda görülme sıklığı biraz daha fazla oluyor. Aile geçmişi, aşırı kilo, yaşlanma, hamilelik, uzun süre ayakta kalma zorunluluğu, menopoz varis oluşumunda risk faktörleri arasında yer alıyor. Ayrıca sıcak duş, kaplıca veya sıcak kum gibi uygulamalar, var olan problemin daha da ilerlemesine neden olabiliyor.

Varis tedavisi için erken tanı önemli mi?
Tanı koymak için muayene yetiyor. Varisli damarlarda erken tanı, bacaklarda kalıcı değişikliklere neden olmadan iyileşme olanağı sunuyor. Muayene, tanı koymak için yeterli olsa da uygulanacak tedavi bir çeşit ultrason olan Doppler inceleme sonrasında kesinleşiyor. Bu inceleme, damarların çapından, kapakçıkların durumuna ve damar içerisindeki kanın hareketlerine kadar gerekli ayrıntılı bilgilere ulaşmayı sağlıyor. Herhangi bir ilaç kullanılmadığı ve yan etkisi bulunmadığı için herkese rahatça uygulamak mümkün olabiliyor.

Peki, varis tedavisi nasıl oluyor?
Varisin birçok tedavi şekli var. Bunlar; radyofrekans ablasyon yöntemi, köpük skleroterapi, ciltte lazer tedavisi, mekanik ve kimyasal tedavi, biyolojik yapıştırıcı uygulaması, cerrahi uygulama gibi tedavilerdir. Hastamıza muayene ve tetkik sonrası kişiye özel yöntemler seçerek uygulamasını yapıyoruz. Varis tedavisinde kullanılabilecek çok değerli araçlar vardır; modern teknolojiler sayesinde hızlı ve ağrısız olarak tedavi mümkündür.

Özellikle erken tanı konan vakalarda kalıcı çözüm mümkün olabilmektedir. Müdahale sınırı içinde yer alan hastalarda toplardamarın durumuna göre cerrahi, lazer, radyofrekans veya yapıştırıcı yöntemlerle dondurmaya kadar farklı seçenekler sunabiliyoruz. Daha yüzeysel ve hemen cilt altındaki varislere ise köpük skleroterapi, cilt için uygun vasküler lazer ile birlikte uygulanabiliyor.

‘’Varis ihmal edilirse yaraların açılmasına kadar giden sonuçlara varabiliyor’’

Varisin zararları var mı?
Eğer önlem alınmazsa ve doğal haline bırakılırsa varisli damarlar bacağı örümcek ağı gibi sarıyor. Zaman içinde ciltte renk değişimleri ve daha sonra da yaraların açılmasına kadar giden sonuçlara yol açabiliyor. Varis nedeniyle gün içinde artan bacak ağrısı, çabuk yorulma ve ağırlık hissi en yaygın belirtiler arasında yer alıyor.

Özellikle gece görülen kas krampları, karıncalanma ve yanmanın önemli olduğu belirtiliyor. Ayrıca cilt değişikliklerini de değerlendirmek önem taşıyor.

Ayak bilekleri etrafında görülen kahverengi renk değişimi, kuruluk, kalınlaşma ve döküntüler de dikkate alınmalıdır. Bu belirtiler, bize kronik venöz yetmezliğine işaret ediyor. Erken tanı her hastalıkta olduğu gibi varis tedavisinde de çok önemli.

Bacaklarımızdaki toplardamar kanın akciğerlere ve kalbe taşınma süreci büyük bir uyumla devam ediyor. Kanın geri gelmesi de toplardamar içindeki kapakçıklarla sağlanıyor. Ancak kan akışını engelleyen bazı olaylar ve kapakçıkların iyi çalışmaması sonucu damarlar içinde kan birikerek basınç artıyor.

Sonuçta damarlar genişleyerek varis oluşumuna neden oluyor. Mutlaka tedavi edilmesi gereken varisler ilerlediğinde, ciltte renk değişikliği ve sonrasında da bacaklarda yaralar oluşabiliyor. Daha ileri vakalarda toplardamarlarda pıhtılaşma ortaya çıkıyor ve en son aşama eğer pıhtı ilerler ve koparsa akciğere atabiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here