Avukat Aliye Doğan; Savunmada Aktivist Bir Kadın

0
368

“Avukatlık aslında farklı açılardan bakmak, çeşitli olasılıklarla farklı sonuçları görebilmektir.” Avukatlığı bu şekilde tanımlayan Avukat Aliye Doğan, mesleğinin bilinci ve sorumluluğu altında yargı kanadında savunmanın aktivist temsilcilerinden. Son dönemlerde çok konuşulan “pozitif ayrımcılık” ve “çalışan hakları” alanında çalışmalar yapan Avukat Aliye Doğan ile kendisi ve mesleği hakkında konuştuk.

Aliye Hanım, ilk olarak bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Ben Tokat-Niksar’da doğdum. Ailem Tokat’ın yerlisidir ancak çocukluğum Ankara-Kızılcahamam’da geçti. Liseyi Hasan Ali Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi’nde okudum ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Hukuk Fakültesi’ne girdiğim günden itibaren tek hedefim avukatlıktı ve şu an Akkuş Hukuk ekibinde avukatlık yapmaktayım. Aynı zamanda çok küçük yaşlardan itibaren resim sanatıyla yakından ilgileniyorum, hobi olarak çeşitli tekniklerle resim yapıyorum.

Avukatlığın sosyal hayatınıza ve çevrenizdekilere yansımaları nelerdir?
Avukatlık aslında olaylara farklı açılardan bakmak, çeşitli olasılıklarla farklı sonuçları görebilmektir. Avukatlığın bu özelliği sosyal hayatımda da olaylara tek yönlü bakmamamı sağladı. Her zaman ‘’acaba? olabilir mi? neden?’’ sorularını kendime sormaktan kaçamıyorum.

Özellikle Akkuş Hukuk kurucusu meslektaşım Avukat Mehmet Erkan Akkuş’tan öğrendiğimiz çapraz sorgu sanatı, özel hayatımda muhakeme ve anlama yeteneğimi geliştirmeme yardımcı oldu.

Avukatlık beni daha sorgulayıcı, daha düşünceli bir kişiye dönüştürdü. Çevremdeki insanlara hukuken korunan haklarını anlatmak ve yardımcı olmak da beni çok mutlu ediyor, belki de bu özelliğim Öğretmen Lisesi’nden geliyor.

Size göre avukatlık nedir, avukatların entelektüel yaşama katkıları nelerdir?
Avukatlar, %100 kesinlikte bir bilgi olmadığını savunan kişilerdir. Yaşanan bir olay karşısında, suçlu ya da suçsuz fark etmez, her iki taraftan olaya nasıl yaklaşılması gerektiğini gösterir.

Aynı zamanda devletin yargı kolunun adalet temelli işlemesini sağlayan bir timsal gibidir. Entelektüel yaşamda ise avukatlık, hukuk, adalet, insan hakları, hakkaniyet, ahlak gibi önemli kavramların içini dolduran kavram kullanımlarını hayata geçirmeye çalışan bir meslek grubu.

Özellikle insan hakları ve adil yargılanma/savunma hakkı avukatlık mesleğinin en büyük katkı sağladığı alanlar. Bizler insan onurunu koruyacak pozitif ayrımcılıklar için savunmalarda ve işlerde bulunmak için uğraşıyoruz.

Pozitif ayrımcılık kapsamında yapılan düzenlemeler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eşit olmak her zaman adil olmak anlamına gelmiyor. Adaletin sağlanması için dezavantajlı kişilerin asgari düzeyde haklarını korumak adına çeşitli alanlarda düzenlemeler mevcut. Örneğin; iş hayatında kadın çalışanların, engelli vatandaşların ve çocukların dezavantajlı durumlarının iyileştirilmesi amacıyla yapılan düzenlemeler adil bir düzen için yerindedir. Ancak pozitif ayrımcılık çok kritik bir durumda. Eğer pozitif ayrımcılık kapsamında verilen hakların gereğinden fazla koruma sağlaması durumunda kötü niyet ve suistimal söz konusu olabilecektir.

Son dönemlerde büyük yankı uyandıran tartışmalardan biri de nafaka alacaklarının süresiz olması. Evlenen eşler ayrıldığında evlilik süresine bakmaksızın süresiz nafaka verme zorunluluğu nafaka veren kişinin mağdur olmasına yol açabiliyor. Burada suistimali önleyici düzenlemeler yapılması gerekmekte. Aktivist bir açıdan bakılacak olursa son dönemlerde bizler de birçok meslektaşımız gibi hak ihlaline sebep olan pozitif ayrımcılıkların düzenlenmesi için çaba gösteriyoruz.

Aktivizm nedir? Aktivist avukat olarak nasıl bir mesleki yol planlıyorsunuz?
Durağan kalmak yerine eyleme geçmek, aktivistliği kısaca özetliyor. Düşünceleri hayata geçirmek anlamına da gelen aktivistlik aslında avukatlık mesleğinin özünü oluşturuyor. İnsan haklarının temel savunuculuğunu yapan avukatlar, toplumun önde gelen aktivistleri aslında.

Özellikle işçi ve kadın hakları alanında aktivist yaklaşımlarla mesleğimi icra etmeye çalışıyorum. Yalnızca özel sektör işçileri değil, kamu çalışanları da dahil çalışan haklarının savunulması, kanuni düzenlemelerin kadük kalmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

Kamu sektöründe disiplin cezaları, mobbing ve idari sorumluluk tazminatları, özel sektörde ise işçi alacakları, mobbing ve işçi hakları konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi mesleki hayatımdaki hedeflerimden birisidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here