Doç. Dr. EZHER DAYISOYLU ile Çene Cerrahisi

0
662

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi denildiğinde korktuğunuzu duyar gibiyiz. Hatta birçoğunuzun da dentofobisi olduğunu da biliyoruz. Ama kabul etmeliyiz ki sağlığımız için korkularımızı yenmek ve kendimiz için gerekeni yapmak zorundayız. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Hastanesi’nde gören yapan Doç. Dr. Ezher Dayısoylu, önemsemediğiniz bir iltihabın ileride çene deformasyonlarına sebep olacağını söylüyor. Dayısoylu ile çene cerrahisi ve tedaviler hakkında konuştuk…

Ezher Bey, öncelikle Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi denilince ne anlıyoruz?
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Diş Hekimliği mezuniyeti sonrasındaki bir uzmanlık dalı olup estetik ve fonksiyonel olarak baş, yüz, ağız, dişler, dişetleri ve boynu ilgilendiren hastalıklar, travmalar ve deformitelerin tedavisini yapan bilim dalıdır.

Çene cerrahisi açısından düşünürsek size bu konuda en sık hangi vakalar geliyor?
Gömülü ve problemli diş çekimleri, diş eksikliklerinin dental implantlar ile tedavisi, diş ve kemik kayıplarının onarımı, diş ve çenelerin pozisyonları ile ilgili bozukluklar, çene ve yüz bölgesini ilgilendiren doğumsal ya da travma nedeniyle oluşmuş kırıklar gibi problemlerin tedavileri sıklıkla gerçekleştirdiğimiz tedaviler arasında. Bununla birlikte çene eklem rahatsızlıkları ile başvuran hastalarımızın sayısında da günümüzde ciddi bir artış mevcut.

Çene ekleminde ne gibi rahatsızlıklar görülüyor?
Çene eklemi baş ve yüz bölgesinde çiğneme, konuşma ve yüz estetiği üzerinde etkileri olan bir yapıya sahip. Ancak günümüzde stres, diş sıkma, tek taraflı beslenme, aşırı sert besinlerin tüketimi gibi yanlış çiğneme alışkanlıkları sonucunda eklem yapısını oluşturan kıkırdakta ve kaslarda bozulmalar gerçekleşebiliyor. Bu durumda çenede kulak önüne yansıyan ağrı, takılma ve çeşitli sesler görülebiliyor.

Çene eklemindeki rahatsızlıkların tedavisi nasıl gerçekleştiriliyor?
Çene eklemi rahatsızlıklarında erken tedavi çok önemli. Başlangıç aşamasındaki bir disk probleminde sadece beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi yeterli olabilmekte. Bununla birlikte strese bağlı bir eklem rahatsızlığı mevcut ise splint ya da botoks tedavilerinden fayda görüyoruz. Aşırı aktif olan kas gruplarının rehabilitasyonu ile erken aşamada tedavi çok daha kolay ve konforlu hale geliyor. İlerlemiş bir çene eklem rahatsızlığında ise artrosentez ya da artroskopik eklem cerrahisi seçeneklerini düşünmemiz gerekebiliyor.

Sıklıkla görülen çene ve yüz deformiteleri nelerdir?
Genetik nedenlerle ya da çocukluk döneminde süt dişlerinin erken kaybedilmesi gibi nedenlerle diş, çene ve yüz gelişiminde problemler oluşabilir. Çenenin olması gerekenden daha dar olması, dişlerin normalden farklı konumlanmasına neden olabilir. Aynı şekilde çenelerin daha önde ya da daha geride konumlanması nedeniyle bireyler çiğneme, konuşma ve estetik açıdan rahatsızlık duyabilir. Sosyal yaşantısında problemler ile karşılaşabilir. Bu tür durumlarda çenelerin düzgün konumlandırılmasını amaçlayan ortognatik cerrahi teknikler ile hem estetik hem de fonksiyonel sonuçlar elde edilmesi mümkün. Bununla birlikte ertelenmiş diş tedavileri sonucu oluşan dişeti çekilmesi, kemik kaybı ve kistler gibi çene yapısındaki lokal problemler de sıklıkla tedavi ettiğimiz deformiteler arasında sayılabilir.

Peki, çene kistleri neden oluşur, operasyon şart mı böyle durumlarda?
Koruyucu sağlık uygulamalarında esas hedefimiz bireylerin sağlıklılık halinin devam ettirilmesidir. Ancak diş hekimi korkusu olarak adlandırılan “dentofobi” varlığında bireyler tedavilerini erteleyebilmekte ve bu nedenle yüzeysel bir diş çürüğü ilerleyerek çenede ciddi kemik kaybına neden olan kistlere neden olabilmektedir. Tedavi edilmeyen kistler ileri derecede kemik kaybı sonucunda çene kemiğinde kırılmaya neden olabilmektedir. Bu nedenle mevcut kistin uzaklaştırılması ve çene kemiğindeki zayıflayan alanın kemik güçlendirme yöntemleri ile onarımı önerilmektedir.

Çene Cerrahı olarak size daha fazla dentofobisi olan hasta geliyordur mutlaka. Siz bu durumda neler yapıyorsunuz?
Sağlık hizmetlerinin her alanında olduğu gibi diş hekimliğinde ve çene cerrahisinde de iletişim çok önemli. Tedaviye başvuran her bir hastamızın beklentilerini ve korkularını dinlemek en az ayrıntılı değerlendirilmesi kadar önem taşımaktadır. Gelişen teknoloji sayesinde hastalarımızın acısız ve ağrısız tedavisini gerçekleştirebilecek alt yapıya sahibiz, bununla birlikte ileri düzeyde kaygısı olan ya da daha önceki tedavileri nedeniyle dentofobi gelişen bireylerde bilinçli sedasyon ve genel anestezi şartlarında diş hekimliği tedavilerinin gerçekleştirilmesi günümüzde mümkün hale geldi. Bu nedenle hastalarımıza tavsiyem dentofobi gülüşünüze engel olmasın, sağlıklı günler, sağlıklı gülüşler dilerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here