Dans dünyasına yeni bir soluk “SOLO Uluslararası Çağdaş Dans Festivali”

0
327

Sanatın tüm dallarını bir araya getirip bünyesinde toplayan ve Ankara’da bu çalışmalarıyla ön plana çıkan Cermodern, bu kez dans dünyasına yeni bir soluk getirdi. Türkiye’de ilk defa düzenlenen SOLO Çağdaş Dans Festivali, 29-30 Haziran ve 1 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Bireysel dans çalışmalarını içeren SOLO Çağdaş Dans Festivali ile Cermodern, günümüz dans sanatının en özgün yorumlarından olan “Solo” ya özel bir alan açtı. Festival ulusal ve uluslararası toplamda 26 dansçıyı bir araya getirdi. Bunlardan 13’ü ülkemizden sanatçılar olurken, diğer 13’ü Fransa, İtalya, Almanya, Lübnan, ABD, Avustralya, Meksika, İspanya, Avusturya, İsviçre, Ukrayna, İsrail ve Belçika’dan geldi.

3 gün boyunca sanatseverlerin karşısında olan festivalin programı dopdoluydu. Festival günlerinin her akşamında dansçılar, solo performanslarını sergiledi. Performanslar, Cermodern’in ziyaretçilerini karşıladığı büyük açıkhava alanında kurulan özel sahnede sergilendi. Festival kapsamında performansların yanı sıra çağdaş dans atölyeleri, usta dansçılarla söyleşiler, konserler ve DJ performansları gerçekleşti. Cermodern Sanat Programları Direktörü Zihni Tümer, Çağdaş dansın 50’li yıllardan bu yana, dünyada köklü bir geleneği olduğunu ve Ankara’nın da bir çağdaş dans geçmişi olduğunu belirtti. “Solo” üzerine yoğunlaşmalarının nedenini ise: “Çağdaş dans disiplini içerisinde, çağdaş sanata en yakışan ve ‘kendi pratikleri açısından’ en avangart olan ‘Solo’ dans kategorisidir. ‘Solo’ bize, etkinliği yapabilme gücünü verdi.” diyerek açıkladı.

Festivale “Between the Two Love” adlı dans performansıyla katılıp övgüleri toplayan Mustafa Özçelik, solo dansın her bir dansçının kendisini daha iyi ifade ettiğini belirtti. Özçelik, sözlerine şu şekilde devam etti: “Her bir dansçı farklı bir şey üretiyor ve derdimiz kendimizi ifade edebilmek. Bu da her birimizin kendi bedenini ve stilini konuşturabilmesiyle sağlanacak. Bu festivali Türkiye’de bizim için büyük bir adım. Sanata dair böyle çalışmalar yapılmasaydı, kimse kendini ifade edemezdi. Bu bizim için büyük bir şans.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here