Tuna Sanat Merkezi: ‘’İnsanlar Spor Yapmamak İçin Bahanelere Sığınıyorlar”

0
377

Spor artık hayatımızın olmazsa olmazı oldu. Hiç değilse hayatımız boyunca bir dönem belki sağlığımız belki fit kalmak için spor yaptık. Peki, hiç düşündük mü, egzersizlerimizi doğru yapıyor muyuz? Ya da kendimize uygun egzersizi seçiyor muyuz?

Kişinin kendi postürüne ve ihtiyacına göre, personal trainer ile spor yapması gerektiğini söyleyen Tuna Sanat Merkezi sahibi Miray Karaman, aynı zamanda insanların spor yapmamak için türlü bahaneler bulduğunu da belirtiyor. Miray Hanım’a göre tüm bahanelerin bir çözümü var ve bu konuda bizce haklı. Miray Karaman ile kendi antrenman sistemini ve doğru sporun nasıl yapılması gerektiği hakkında eğlenceli bir röportaj gerçekleştirdik.

“Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin ama mükemmel olmak için başlamalısın”
Muhammed Ali

Miray Hanım, biz genelde spor salonuna üye olup sonradan gitmeyen bir toplumuz. İnsanlar spora nasıl başlamalılar?
Ben size bir soru sorayım; spor beyinde mi başlar? Bunu duymak sizi şaşırtmasın. Fakat spor yapma düşüncesi her eylemimiz gibi beyinde başlar ve daha sonra vücut bu emre uyar. Bu yüzden hareket etmeyi beyninizde fikir olarak kabul etmek ve hazır olduğunuza inanmak gerekir. Zihnimiz de başlamadan önce birçok sorunun cevabını bulmak zorundadır. Bu sorulara cevap olarak da hep bir bahaneleri vardır bireylerin.

Her şeyden kaçmak için bir bahanemiz var aslında. Spordan kaçma bahaneleri nelerdir?
En yaygın duyduğumuz ‘’hiç zamanım yok, çok çalışıyorum.’’ İnsanlar işlerinden dolayı spordan kaçıyorlar mesela. Halbuki kendilerini zorlayıp bir ya da iki kez spor yapsalar aslında kendilerini ne kadar dinç hissettiklerini görecekler ve spor yapmaya devam edecekler. Fiziksel rahatlamanın yanında ruhsal olarak da rahatlayacaklar. Terleyecekleri için spora gelmeyenler var. Yaralanmak ve sakatlanmaktan korkanlar ve bunu bahane edenler… Biz personal trainer olmadan dersleri yapmıyoruz. Zaten spor yaparken de önemli olan bu işi bilen birinin yardımıyla, kendi postürünüze ve ihtiyacınıza uygun bir spor yapmak. Bu şekilde bir spor, yaralanmanızı ya da sakatlanmanızı önleyecektir.
‘’Egzersiz size özel olduğunda ve profesyonel ellerle çalıştığınızda birçok faydasının yanında yaşam kalitenizi de yükseltir.’’

Bahaneler çoğaldıkça spor yapmak da imkansızlaşıyor diyebilir miyiz?
Yani, bahane yaratanlar açısından imkansız olabiliyor. Dışarıdan öyle görünüyor. Fakat egzersiz size özel olduğunda ve profesyonel ellerle çalıştığınızda birçok faydasının yanında yaşam kalitenizi de yükseltir. Egzersize başlarken kendinize neden yaratmanız gerekir. Mesela şunları düşünebilirsiniz; spora başladığınızda yağlarınız erir, kaslarınız gelişir, uyku probleminiz olmaz, bağışıklık ve solunum sisteminiz güçlenir, sindirim sisteminiz iyi çalışır, eklemleriniz güçlenir, zihniniz rahatlar, konsantrasyonunuz artar –bu özellikle işini bahane edenler için önemli- kalbiniz ve akciğerleriniz güçlenir, sosyalleşirsiniz, şişmanlığı önlersiniz, depresyona girme ihtimaliniz azalır, kısacası; sağlığınızı korursunuz, kendinizi iyi hissedersiniz, yaşam kaliteniz artar.

Peki, bu egzersizler nasıl olmalı?
Bireylerin kendilerine zarar vermeden ihtiyaçları doğrultusunda egzersiz ve spor yapması çok önemlidir. Bunu elbette tek başlarına yapmaları zordur. Profesyonel bir ekiple çalışmaları gerekmektedir. Biz Tuna Sanat’ta farklı programlar eşliğinde, kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda, profesyonel trainerlar ile bu hizmeti veriyoruz. Ayrıca daha önce de söylediğim gibi, spor beyinde başlar ve bireylerin sadece bedenine değil psikolojilerine de hitap etmelidir. Yıllardır öğrendim ki bir insana spor yaptırıp hedeflerine ulaşmasını sağlamak için önce psikolojisini anlamak gerekiyor. Ben kendi antrenman sistemimde artık cinsiyet, yaş, kilo, fiziksel ya da psikolojik rahatsızlıklar gibi değişkenlerin tamamını ele alarak söyleyebilirim ki başarıya ulaşamadığım hiçbir üyem yok.

Bize bu programlardan bahseder misiniz?
Öncelikle üyelerimizin bireysel ihtiyaçlarını ve isteklerini öğrenmek için bir konsültasyon yaparız. Akabinde üyelerimizin fark edemediği bazı fiziksel ihtiyaçlarını öğrenmek için testler uyguladıktan sonra çalışmaya başlarız.

Postür Analizi: İskelet ve kas sistemimiz bizi postürümüzü, yani duruşumuzu belirler. Burada olabilecek bozukluklar performansımız ve hedeflerimize ulaşmamızda olumsuz etkilere neden olabilir. Bu nedenle trainerınız eşliğinde postür analiziniz yapılarak bedeninizde, iskelet ve kas sisteminizde var olan sorunlar belirlenir ve buna göre bireysel programınız çıkartılır.

Grup Pilates: Grup pilates derslerimizi yılların birikimiyle eski milli atlet olan Müge İnci ile devam ettirmekteyiz. Sporun içine biraz eğlence, biraz sosyallik, güzel dostluklar katmaktayız. Grup derslerimiz en azla 8 kişiden oluşan, aslında özel gruplardan oluşmaktadır, diyebilirim.
Powerplate: Kilo Verme- Yağ Yakımı- Selülitlerden Kurtulmak- Kas Oranını Arttırmak! %100 Başarı

Benim en sevdiğim ve en kısa sürede ciddi sonuçları elde ettiğim antrenman sistemidir. Sadece haftada 3 gün 30’ar dakika güçlü titreşimler veren bir platform üzerinde egzersiz yapıyorsunuz ve bölgesel masajınız da yapılıyor. Sonuç mükemmel… Yağlarınızdan kurtulup kas kitlenizi artırıyorsunuz.

Personal Training: Neye ihtiyacınız varsa size özel antrenörünüzle, size özel tüm egzersizleri kapsayan bir çalışmadır. Hedefinize en verimli yolla ulaşmanız için aradığınız antrenman programı.
Couple Training (Eşli Antrenman) : SAĞLIKLI İLETİŞİM, SAĞLIKLI İLİŞKİ, SAĞLIKLI BEDENLER! Spor yaparken partnerinizle birbirinize yardımcı olma hissi hem ilişkinizi güçlendirir hem de zamanın nasıl geçtiğini anlamadan fit bedenlere birlikte ulaşırsınız. Benim ders vermeyi en çok sevdiğim ve kısa sürede çiftlerin arasındaki iletişimin nasıl güçlendiğini görmek harika bir şey. Ayrıca birlikte spor yapan çiftler kesinlikle daha kısa sürede istedikleri bedene ve hedeflerine ulaşıyorlar.

Miray Hanım peki bu çalışmaları kimlerle ve hangi gruplar ile yapıyorsunuz?
Çalışmalarımıza sadece kilo vermek isteyen, fit olmak isteyen bireyler gelmiyor. Rehabilitasyon amaçlı çalışmalarda yapıyoruz. Örneğin; çok çeşitli üye profilimiz var. Üyelerimiz arasında otizmli bireyler, down sendromlular gibi engelli bireylere ek olarak kanser hastaları, şeker, kalp, tansiyonla eşlik eden metabolik sendrom hastaları, ankilozan spondilit gibi rahatsızlığa sahip olanlar, gelişme çağındaki çocuklar ve yine ileri yaşlardaki bireyler ile de çalışmalarımız mevcuttur. Kısacası üye profilimiz çok geniş.

Sizce pilatesin bir felsefesi var mı?
Pilates Joseph Pilates, felsefesini 1945 yılında yayınladığı ‘’Hayata Dönüş’’ kitabında sağlık ve iyi oluş hali vizyonu olarak sunmuştur. Bunun için üç prensip bulunmaktadır. “Tüm vücut sağlığı”; bireylerin beden, psikoloji ve sosyal yaşantılarının doğru yönlendirmelerle yaşamasını içermektedir. İkinci olarak “tüm vücut çalışması” bireylerin zihnen ve fiziksel olarak alışkanlıklarını doğru düzenleyerek doğru hayat tarzını içselleştirmesidir. Son olarak “nefes” pilateste “iç duş” anlamında kullanılmıştır. Bu önemli bir mekanizmadır. Bireyler solunum yolu ile tüm metabolik olaylarını gerçekleştirir. Bu bağlamda doğru nefes almak hayati öneme sahiptir.

Pilates vücudumuzu nasıl değiştiriyor?
Bireylerin bedenleri daha fit olup fiziksel uygunluk seviyeleri artmaktadır. Pilates ile birlikte iç kaslar derinlemesine güçlenir ve tam kapasite çalışmaya başlar. Böylece postür doğal olması gereken düzgünlüğe ulaşırken bireyler optimal performanslarına kavuşur. Pilates bedenin tüm bölgeleri ile birlikte özellikle karın bölgesini sıkılaştırmak için ideal egzersizle bütününden oluşur. Bu etkilerin hızlandırılması için özel seanslar uygulanabilir. Daha ileri seviye çalışmalara uyum kolaylaşabilir.

Miray Hanım, çalışmalarınız sayesinde hedeflerine ulaşan üyeleriniz hakkında biraz örnek verebilir misiniz?
Çalışmalarımız boyunca tüm üyelerimizin gelişim ve değişimlerini tabi ki takip ediyoruz. İşin açıkçası pilates ve sporun felsefesini benimseyerek düzenli spor yapmayı bizimle devam ettiren bireyler 10 seansta değişim ve farkı hisseder. 20 seansta fark artık gözlenebilir oluyor ve 30 seansta tamamen yeni bir bedene sahip olarak değişirler.

Örneğin; 15 yaşında kifozu yani omurgasında eğriliği olan bir üyem vardı. Ailesi ve kendisi çok umutsuzdu. Görüntüsünden de hiç memnun değildi ve bu sebeple sosyal ilişkilerinde de sorunlar yaşıyordu. Çalışmalarımız sonucunda 5 ay içerisinde kifozunda %65’lik bir düzelme oldu. İnanın doktorların bile imkansız dediği şey gerçekleşmişti. Bu sayede hayatında birçok şey değişti onun gözündeki mutluluk da benim için paha biçilemezdi.

Diğer bir örneğe baktığımızda, 45 yaşında fazla kilolarından dolayı eşi ile ayrılmanın eşiğine gelmiş bir üyem vardı. Gerçekten işimiz zordu. Beden kitle indeksi obezite başlangıcındaydı ve depresyondaydı. Ona bu işin hemen olamayacağını, zaman ve disiplin gerektiğini ama başarabileceğimizi anlattım. Üyelerime her zaman dürüst davranmayı tercih ederim, etik olan da budur zaten. Çalışmaya başladıktan 2 ay sonra inanılmaz değişimler olmaya başladı. Kilo verirken kaybettiği güveni yerine gelmeye başlamıştı. Böylece 8’inci ayın sonunda beden kitle indeksi normal birey sınırına ulaşmıştı ve en önemlisi de eşi ile ilişkileri düzelmişti.

Zaten spor yaparken üyelerimiz sadece bedensel sorunlarla değil kişisel sorunlarla da karşımıza geliyor. Bu biraz işimizi zorlaştırsa da sonunda elde edilen sonuçlarla çok mutlu oluyoruz.

Spor yapmak şu anda revaçta. Sosyal medyada da ‘’instagrama fotoğraf atmak olmasa spor salonuna kimse gitmez’’ diye de spor yapanlar üzerinden espriler yapılıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? 
Bu konuyla ilgili söylenecek çok fazla şey yok aslında. Bunu çok genel bir sosyal çılgınlık olarak görüyorum. Bu sadece sporla alakalı bir durum değil. Bir konsere de gitsek orada olduğumuzu herkese duyurmuyorsak o konsere gitmek bizi mutlu etmiyor. Bir şekilde herkes spora ilk adımını atsın da nasıl atarsa atsın diyorum. 

Peki, aileler çocuklarınız egzersiz yapmaya nasıl yönlendirmeliler?
Önce kendilerinin spor alışkanlığı olması gerekiyor. En önemli kriter bu. Araştırmalar ebeveynleri düzenli spor yapan çocukların spora daha yatkın olduğu ve spor yapmayı alışkanlık haline daha kolay dönüştüğü konusunda hem fikir. Çünkü çocuklar örnek model alarak ilerleme kaydederler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here