Dr. Mehmet Tümer ile Metabolic Balance

0
917

Vücudumuzda dengeyi sağlayan ve asla bir diyet programı olmayan Metabolic Balance, kişinin sağlıklı beslenmesi ve bunu yaşam tarzı haline getirmesini amaçlayan bir program. Belli testlerle ‘’kişiye özel’’ bir programla kişinin doğru beslenmesinin amaçlandığını söyleyen Dr. Mehmet Tümer, ‘’bireysel sağlık yöntemi’’ kavramını ortaya koyarak özel hekimliğinde 30 yılı geride bırakmış başarılı bir doktor. Kendisini sağlıklı yaşama adamış olan Tümer ile Metabolic Balance üzerine konuştuk…

Mehmet Bey, öncelikle Metabolik Balance nedir?
“Metabolic Balance®”; insan vücudunda dengeyi sağlayan “KİŞİYE ÖZEL’’ bir metabolizma düzenleyici programdır. Bu programda tamamiyle doğal bir beslenme tarzı önerilir, endüstriyel gıdalardan uzaklaşılır, bazı günlük yaşam ve beslenme kuralları benimsenir ve bu sayede vücuttaki hormonal denge sağlanır. Ben bunu hepimizin akıllı telefonlarında bulunan “fabrika ayarlarına geri dön” komutunu kendi bedenimize uygulamak olarak betimliyorum. Bedenimiz, beynimizin kölesi olduğu için yaptığımız yanlışlara rağmen elinden geldiğince her koşulda bize hizmet ediyor ama yanlış seçimlerimiz yıpranma ve hastalıklara yol açıyor.

Bu program, 25 yıllık bilimsel çalışmalara dayanmaktadır. Danışan; hekim tarafından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilir, sürekli bir destek ile davranış ve yaşam tarzı değişikliğine yöneltilir. Sağlıklı beslenme kurallarının ve “metabolic balance®” kurallarının benimsenip yaşama geçirilmesini sağlamak amaçlanır. Bu belirleme sırasında gıdaların kalorilerinden çok glisemik yükleri ve kişinin metabolizma özellikleri dikkate alınır. Hazırlanan beslenme programı, gıda seçimi ve çeşitli gıda gruplarının kombinasyonu ve tüketim şekliyle yakından ilgilidir.

Metabolic Balance®; tatsız tuzsuz, yağsız, light veya iştah kesici yapay yiyeceklerle mideyi doldurup zayıflatan, sürdürülmesi zor bir beslenme programı değil; ideal ölçülerde, vücudun ihtiyacı olan gıdaların en doğal halleriyle, en lezzetli şekilde hazırlanıp tüketilmesini sağlayan ve ömür boyu zevkle sürdürülebilir bir sağlıklı beslenme biçimidir.

Peki, vücutta oluşturulmaya çalışılan denge nasıl sağlanıyor?
Programa başlarken yapılan biyokimyasal tetkikler, sağlık sorgusu ve antropometrik ölçümlerin sonucunda kişinin sağlık durumu ortaya çıkar. Kişiye özel düzenlenen beslenme programı başta insülin salınımı olmak üzere vücuttaki önemli rol oynayan hormonları dengeler. Bu süreçte gerçekleşen kilo kaybı ile vücuttaki değişim kontrol tetkiklerinde başlangıca göre iyileşmeler ile kendini gösterir.

Program ne kadar sürüyor?
Programın süresi hedeflenen kilo kaybı miktarına göre belirlenir. Kişi programa başladıktan sonra hızla yağ kaybı gerçekleşir. Hedef yağ oranına varış toplam hedeflenen kilo kaybına göre kişiden kişiye farklı sürelerde gerçekleşir.

Önemli olan program boyunca uygulanan beslenme prensiplerinin bir yaşam tarzı haline dönüşmesini sağlamaktır. Bu sayede hedef kilo korunur. Hedef kilonun korunması sanıldığından daha kolay olmaktadır çünkü metabolizmamız eskiye göre çok daha iyi bir dengeye ulaşmıştır.

Metabolik Balance programı aşamalardan oluşuyor. Bu aşamalar neler, nasıl uygulanıyor?
Programın 4 aşaması vardır. 3. aşamadan itibaren süre tamamen size bağlıdır.
1. Aşama: İki hafta süren bir hazırlık dönemidir.
2. Aşama: Sıkı dönemdir; en az 14 gün sürer.
3. Aşama: Rahat dönemdir; beslenme listemiz genişletilir.
4. Aşama: Koruma dönemidir. Kuralların benimsenip yaşam tarzı haline getirilmesi ile çoğu kişi bu dönemi hayat boyu sürdürmeyi tercih edebilir.

Bu diyeti kimler yapabilir, kimler yapamaz?
Bu programa diyet yerine sağlıklı bir beslenme ve hayat tarzı programı demek daha doğru olur. Diyet; gerçekte tanımı böyle olmasa da, kısa süreli yapılıp birtakım yasaklara uyarak bir hedefe varmayı temsil ediyor zihinlerde. Burada kalıcı olarak davranış ve hayat tarzı değişikliklerinden bahsediyoruz sağlığımızı tekrar kazanmak veya yitirmemek adına. Bu programa gebelik sırasında ve aktif kanser tedavisi görenlerde başlanmaz. Bu belli başlı haller dışında hekimin, kişiyi tanıları ve kullandığı ilaçlarla değerlendirmesi sonucunda programın uygulanıp uygulanamayacağına karar verecektir.

Programın temel kuralları var mı?
Programın temel kuralları arasında en çarpıcı olanların başında ara öğünlerin olmaması yer alır. Bu programın amacı insülin direncini veya gün içinde sürekli gereksiz insülin salınımını ortadan kaldırmaktır. Bu sayede vücut daha iyi yağ yakar hale gelecektir. Ayrıca her öğün protein ve yeterince lifli posalı gıdalar içermelidir. Basit karbonhidratlardan uzak durulmalıdır. Programın yaşamımıza entegre etmemizi arzuladığı 8 kural mevcuttur. Kişilere başvuru sırasında bu kurallar detaylı anlatılır ve yerine getirilemeyecekse programa başlanmaz.

Vücuttaki denge sağlandıktan ve amaca ulaşıldıktan sonra kişinin uygulaması gereken şeyler var mı?
Programın uygulanması ile danışanlarımız veya hastalarımız kendilerindeki olumlu değişiklikleri fark ediyorlar. Bu sadece beden ölçülerinin arzuladıkları noktaya gelmesi ile sınırlı kalmıyor. Uyku kalitesinde ve enerji düzeyinde artma, kan biyokimyasında düzelme, kullanılan ilaçlar varsa doz azaltılması ve hatta ilaca gerek kalmamışsa bırakılması söz konusu. En çok hipertansiyon ve insülin direnci-diyabet, uyku apnesi aksında yarar sağlanıyor. Bu kazanımları yitirmemek için vücut yağ oranını korumak ve edindiğimiz sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlığını sürdürmek bize kalıyor.

Doğru olan kişinin sağlıklı beslenmeyi öğrenmek, yaşam kalitesini artırmak ve kronik hastalıklardan korunmak amacı ile bu programa başlamasıdır. Kalıcı bir kazanım elde etmenin yolu bu programın bir “kişiselleştirilmiş tıp” uygulaması olduğunun bilinci ile hareket ederek davranış değişikliğini oluşturmaktır.

‘’Kişiselleştirilmiş tıp uygulaması’’ dediniz bu konuyu biraz daha açar mısınız?
Günümüzde tıp, özellikle genetik alanındaki gelişmeler nedeniyle kişiselleşmeye doğru yol alıyor. Aynı tedavi genetik farklılıklarımız nedeni ile sizde ve bende aynı etkiyi göstermez. Bu yaklaşımın ilk örnekleri kanser tedavisinde uygulanıyor. Bu süreç diğer tedavi ve yaklaşımları da etkileyecek. Burada genetik testlerden sadece hastalık oluştuktan sonra tedavi seçimi için değil polimorfizm analizleri ile avantaj ve risklerimizi görüp bir anlamda bedenimizin bize özel kullanma kılavuzunu elde edebiliyoruz. Bununla da kalmıyor mevcut durum analizini de birtakım özel testler sayesinde yaparak hali hazırda metabolizmamız nasıl çalışıyor, ortaya koyuyoruz. Burada mikrobiyata ile ilgili testler ile bağırsak florasının durumunu da görebiliyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here