Disleksi ve Dikkat Eksikliğinden Kaynaklanan Okuma ve Okuduğunu Anlama Problemlerine Bilişsel Bir Müdahale Programı: PREP

0
45

Dr. Selma Şarda, bir tıp doktoru olmasının yanında aynı zamanda Dr. Selma Şarda Danışmanlık Merkezi’nin kurucusu. Merkezinde dikkat eksikliği ve disleksi nedeniyle sorunlar yaşayan çocuklar ve aileleri ile birlikte çalışan Dr. Selma Şarda ayrıca, disleksiye gönlünü ve ömrünü adamış bir doktor ve bir disleksi annesi. Dr. Selma Şarda ile dikkat eksikliği ve disleksi konusunda kullandığı PREP programı hakkında konuştuk…

Selma Hanım, Dr. Selma Şarda Danışmanlık Merkezi’nde neler yapıyorsunuz?
Dikkat Eksikliği ve Disleksi nedeniyle sorunlar yaşayan çocuklar ve aileleri ile çalışıyoruz. Çağı takip eden metotlarla çözüme giden yolda beraber ilerliyoruz. Odağımızda okuma anlama sorunları olsa da çok farklı kaygılar ve sorunlar yaşayan çocuklarımız oluyor. Bu nedenle psikoloğumuz ve eğitimcilerimiz de var. Yardım aldığımız ergoterapi uzmanımız, duyu terapistimiz ve çocuk gelişimcilerimiz var. Bir grup halinde çalışarak aileye ve çocuğa destek veriyoruz.

Nedir bu PREP?
PREP, Dr. J.P.DASS tarafından geliştirilmiş bir okuma güçlendirme programıdır. Bu program okuma sorunlarına sonuçlar üzerinden değil, sebepler üzerinden çözüm üretir. Esas hedefimiz okuma hızını değil akıcılığını artırmaktır.

Okuduğunu anlamak, akademik eğitimin temelini oluşturur. Okuduğunu anlayamayan bir çocuk gerçek akademik performansını gösteremez. İşte bir PREP ile tam bu noktada müdahale ediyoruz. Sadece okuduğunu anlamakla çocuk sorunlarının neredeyse yarıdan fazlasını aşıyor.

Bu nasıl bir program ve ne kadar süreyle uyguluyorsunuz?
Bu tamamen özel bir eğitim programıdır. Okuma yaptırmadan okumayı güçlendiriyoruz. Saatlerce ve sayfalarca okutmaya çalışmak, çocuklarımızın sorunlarını çözmeyi bırakın, onları daha da okumaktan kaçınan bireyler haline getiriyor. Biz bu programda okuma altyapısını güçlendiriyoruz. Okuma becerisi arkadan ve kendiliğinden gelişiyor. Oyun tadında olduğu için çocuklar hiç sıkılmıyor, eğleniyor. Ve mutlu çocuk rahatça öğreniyor.
Eğitimleri haftada 2 ders saati olacak şekilde planlıyoruz. Çocuktan çocuğa değişmekle birlikte ortalama bir buçuk-iki ay içinde sonuç alıyoruz.

Hangi yaş grubuna uygulanabiliyor?
Alt sınırımız 8 yaş. Daha doğru tanımıyla birinci sınıfın, birinci dönemini tamamlamış çocuklar. Üst yaş sınırımız yok. Okumakta ve okuduğunu anlamakta güçlük çeken tüm çocuklara uyguluyor ve başarılı sonuçlar alıyoruz.

Aileler çocuklarında dikkat bozukluğu ve disleksi olduğunu erken dönemlerde nasıl anlayabilirler?
Dikkat eksikliğinin de disleksinin de en belirgin etkileri okul ile başlar.

Dikkat eksikliğinde pek çok çocuk yönergeleri izlemekte ve kurallara uymakta zorlanır. Bir işle uğraşırken dikkati çok kolay dağılır.

Ancak keyif aldığı işler bu genellemenin dışındadır. Özellikle aileler bu durumu “saatlerce bilgisayarla telefonla oynayabilir, televizyon seyredebilir ama iş ödevlere gelince hemen sıkılır” diye tanımlarlar. Dış uyaranlarla dikkati kolayca dağılır, eşyalarını sıkça kaybeder. Yapması gerekenleri bilir ama bir türlü uygulamaya geçemez.

Disleksi ise ‘’Özgül Öğrenme Güçlüğü’’nün alt tiplerinden olan “Okuma Ve Okuduğunu Anlama Güçlüğü” olarak tanımlanabilir. Özellikle kelime sonlarını uydurarak okuma, hece ya da harf atlama çok sık rastladığımız hatalardır. Çoğu zaman buna matematik güçlüğü ve yazı yazma güçlükleri de eşlik eder. Okumada yaptığı benzer hataları yazarken de yapar. Kelimeler genelde bitişik, boşluk bırakmadan yazılır. Harfler ya çok büyük ya çok küçüktür.
Matematikte ise özellikle problem çözümünde sorun yaşarlar. Matematiksel düşünme becerisiyle ilgili zorluklar nedeniyle; hemen gördüğü iki sayıyı toplar, çıkarır… Yorum yapmadan işlem yapar.

Genelde bir yetişkin onun için soruları ya da metinleri okursa çok daha iyi performansları olduğu fark edilir. Ama özellikle şunu belirtmeliyim ki her iki durum da zeka ile ilgili bir sorun değildir. Hani “Çok zeki ama…” diye başlayan cümleler vardır ya? İşte tam da bu durumları tanımlar.

Disleksi geç fark edildiğinde ve belli bir yardım olmadığında ne gibi sorunlarla karşılaşılabilir?
Her alanda olduğu gibi, biz de erken tanı ve erken müdahaleyi önemsiyoruz. Ancak her zaman bu mümkün olmuyor. Bu durumlarda akademik sorunlar (okuma, yazma, matematik gibi ) sosyal sorunlar haline dönmeye başlıyor. Çocuk giderek özgüvenini kaybetmeye başlıyor. “Ben yapamam” duygusu yerleşiyor.

Kendini yetersiz hissediyor. Arkadaşları arasında kabul göremiyor. Bir yandan akademik sorunlarla çaresizce boğuşurken diğer yandan sosyal problemlerle mutsuz oluyor. Okula ve eğitime karşı olumsuz duygular geliştiriyor. Dolayısıyla geleceği elleri arasından kayıp gidiyor.

Son olarak ailelere ne söylemek istersiniz?
Doğruları aramaktan ve çocukları için çabalamaktan asla vazgeçmesinler.
Pes etmemiş anne-baba bir çocuğun hayattaki en büyük şansıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here