Başarılı ve Yetenekli; ENGİN AKSU SAÇ GÜZELLİK STÜDYOSU

0
169

Genç yaşına rağmen başarısını yakalamış ve kendini geliştirmeye adamış Çankaya’nın en iddialı kuaförü Engin Aksu Saç Güzellik Stüdyosu sahibi Engin Aksu, mesleğini bir sanat olarak görüp ticari yanını bir kenara bırakanlardan. İnsanın sevdiği işi yaptıktan sonra başarının kendiliğinden geleceğine inanan Aksu, kuaförlükte önemli olanın kişinin ne istediğini tam olarak anlayıp sonrasında yapılabilirliğine göre işlem yapmak olduğunu söylüyor. Genç ve yetenekli kuaför Engin Aksu ile mesleği hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Biz seni çok iyi tanıyoruz ama okuyucularımız için kendinden bahseder misin, bu işe nasıl girdin, genç yaşta bu başarının sırrı ne?

Ben de her kuaför gibi bu işe küçük yaşta başladım. Aslında bu işe yatkınlığım varmış, bu yatkınlığım da ailemin gözünden kaçmayınca 13 yaşında mesleğe başlamış oldum. 13 senedir de mesleğin içindeyim. Çok başarılı demeyelim de aslında bu işin sırrı kesinlikle kendini geliştirmek. Öğrendiklerinle kalırsan hangi meslekten olursan ol bir yerden sonra çıktığın yerden düşmeye başlarsın. O yüzden insanın sürekli kendisini geliştirmesi, eğitmesi gerek. Benim daha gidecek çok yolum, öğrenecek çok şeyim var. Bir de sevdiğiniz işi yapmanız etken tabi ki. Bakın, işinizi sevmek demiyorum, sevdiğin işi yapmak önemli. Ben bu şansı yakalamış nadir insanlardanım bence. Ama tabi beni böyle gördüğünüz için de teşekkür ederim.

Kadınlar her kuaföre gitmezler. Kuaförlerin yaptığı hatalardan dolayı bundan korkarlar.  Peki, senin gördüğün kadarıyla kuaför hataları neler?

Benim perspektifimden bakacak olursak, genel itibariyle bu meslekte yapılan en büyük hata bu işi ticari görmeleri. Evet, bir yerde kazanacağınız parayı düşünmek zorundasınız ama bu iş sadece saç yapmak değil. Bu iş bir sanat. Bir de bakıldığında aslında doğru saça doğru ürün ve işlem uygulandığında kuaförlükte hata yapma olasılığı yoktur. Biz saç analizini doğru yapmak zorundayız. Bu da tecrübe gerektirir. Ve tırnak içinde özellikle söylüyorum; bu işi sevmeden yapamazsınız. Her şeyden önce bu işi yapmanız için bu işe gönül vermiş olmanız gerek.

Hatalı, yanmış ya da yıpranmış bir saç geldiğinde ne yapıyorsun?

Kişi bu şikayetlerle geldiğinden öncelik pigmentasyon işleminden kaçınmak. Yani, renklendirme işleminden önce var olan saçın eski sağlığını kazanması gerek. Bunun için de saçın eski nem dengesini geri kazanabilmesi ve beslenebilmesi için şarttır. Çok fazla deforme olmuş bir saç en ufak bir boya işlemini bile kaldırmayabilir. Hatta daha kötü sonuçlar doğurur. Ticaret sanırım burada devreye giriyor. Böyle bir saça para kazanmak için her işlemi yaparsanız işte bu noktada kuaför hataları ortaya çıkıyor. Yapmış olmak için değil de o saçın istenilen işleme uygun olmadığını güzel bir şekilde anlatmak çoğu zaman işe yarıyor. Bu şekilde hem müşterinin güvenini kazanmış oluyorsun hem de olabilecek zararlardan kendini de müşteriyi de koruyabiliyorsun. Ben bu durumdaki bir saça işlem yaparsan doğabilecek zararlardan ben de etkilenirim. Bu yüzden öncelik yapılması gerekeni yapmak.

Israr eden olmuyor mu?

Olmaz mı… Ama ben bir şey yapılmaması gerekiyorsa yapmam. Şöyle durumlarla da karşı karşıya kalabiliyoruz; kişi çok zarar görmüş bir saçla bana geliyor ben işlem yapmıyorum. Ama kafaya koyduysa o işlemi yapacak birini mutlaka buluyorlar. Sonrasında düzelttirmeye gelenler oluyor. Zaten zarar görmüş bir saça daha da zarar verilince toparlanma süresi de uzuyor haliyle. Ben başta işlem yapmadığım için de gelen kişi bana güveniyor ve bu şekilde birlikte yol alabiliyoruz.

Mesela sana da birilerinden görüp ‘’şunu istiyorum’’ diye gelenler oluyordur. Her istenileni yapıyor musun?

Tabi ki her istenilen maalesef her zaman yapılmıyor. Öncelikle müşteriyi dinlerim. Onun ne istediği, istediği şeyi tam olarak anlamak çok önemli. Bu yılın moda renkleri olsun mesela; öncelikle kişinin saç yapısına bakmak gerek. Eğer saç yapısı kaldırıyorsa, yıpranmamışsa, yüzüne, cilt rengine uygunsa evet, yapıyorum. Kesimlerde de aynı şekilde. Önceliğimiz yüz hatlarının kaldırabileceği kesimler yapmak.

Çoğu boya işlemlerinde saçlar doğal olarak yıpranıyor. Sen bunu büyük oranda önlüyorsun, nasıl yapıyorsun okuyucularımız için de anlatır mısın?

Benim aslında özel olarak yaptığım bir şey yok. Dedim ya, bu işi ticari olarak düşünmediğimden ‘’en iyi nasıl olur’’un peşinden gidiyorum ben. Araştırıyorum, boyaları, öncesinde kullanılması gereken malzemeleri, hangi malzeme daha az yıpratır, hepsini karşılaştırıyorum. Evet, her işlem az da olsa saça zarar verir ama bunu minimumda yapmak benim için önemli olan. Mesela, senin saçına yaptığımız ombrede açma işleminden önce bir malzeme kullandım. Bu saçını kalınlaştırdı ve yıpranmasını azalttı. Hatta şu anda da olduğundan daha kalın telli duruyor. Bu işlemde yıkama ünitesinde değil de yıkama sonrasında saçı yavaş yavaş nazikçe tarıyorum ben. Bu da yıpranmasını ve zarar görmesini bir nebze de olsa engelliyor. Çünkü saça yapılan açma işleminde yıpranma payını göz önüne alıyorsun. Yapan da yaptıran da bunu kabul ediyor. Önemli olan bu işten ne kadar az zararla çıktığınız. Ben bunu başarabildiğime inanıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here