Ankara’dan Çin’e Parlayan Yıldız: AKIN GLOBAL MEDİKAL

0
1709

Bir adam düşünün… Üniversitede kendi tabiriyle ’’sistemin mağduru’’ olarak Gazi Üniversitesi İstatistik Bölümü’ne giriyor. Aklında ticaret varken askere gidiyor, dönünce iş bulamayıp KPSS’den Sağlık Bakanlığı Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görevine başlıyor. Sonrasında unvan değişikliği sınavını kazanıp istatikçi oluyor. Hayatının dönüm noktası belki de burada başlıyor…

Domuz gribinin ülkeyi vurduğu zamanlar… Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ndeyken şube müdüründen domuz gribi rakamlarını alıp ‘’bir hafta içinde olabilecekler için bir tahminde bulunayım’’ diyor ve söylediği her şey de oluyor. Sonrasında zaten yıldızı parlıyor. Organ nakli için şu anda kullanılan sistemi kendisi kuruyor ve geliştiriyor. Sonrasında istifa edip hep hayalini kurduğu ticaret hayatına atılıyor, atılmakla da kalmayıp çoğu kişinin yapamadığı şekilde birçok ülkede ofis açıp işlerini birinci yerden yürütüyor. Kimden mi bahsediyoruz? Türkiye’nin en büyük medikal ihracatçısı AKIN GLOBAL MEDİKAL kurucusu Mustafa Kemal Akın…

Mustafa Bey, Akın Global Medikal’in hikayesi nedir?
2012 Nisan ayında kurdum. İstifa ettikten sonra dış ticaret bilgime de güvenerek Akın Global’i kurdum ama o zamanlar hangi sektöre yöneleceğimi bilmiyordum. Tek amacım dış ticaret yapmaktı. İş ilanı açtım, dış ticaretten anlayan, yabancı dil bilen birini arıyordum. Buldum da. Kendisi uzun yıllar mermer işinde çalışmış, birçok mermer ocağı tanıyor. Biz başladık işe.

O bana öğretiyor ama akşam eve gittiğimde ondan öğrendiklerimin kat kat fazlasını ben araştırarak öğreniyordum. İşi öğrendikçe nasıl davranacağımı, neler yapabileceğimi de öğrendim. Hindistan’dan Rusya’dan müşteriler buldum. Hatta Rusya’daki müşteri mermer ocağını benim sanıyordu. Oralara mermer gönderdim. Böyle böyle Akın Global’i büyüttüm. Sonrasında medikal işini bildiğim için yurt dışına medikal ürünler satmaya karar verdim.

Peki, ne yapıyor Akın Global Medikal?
Bizim yaptığımız iş aslına bakarsanız büyük bir sektör. Biz paralel ticaret yapıyoruz. Bunu kullanmak çok doğru olmuyor, tam olarak bizim yaptığımız iş ‘’Grey Market.’’ Biz tamamen aracıyız. Marka olan medikal malzemeleri ucuza satan ülkelerden alıp pahalıya satan ülkelere satıyoruz. Bu bir pazar ve pazara baktığınızda en büyük pay Çin’de. Amerika ile Çin arasındaki cari açık çok fazla olduğundan bu Amerika’nın aleyhine Çin’in lehine oluyor. Yani, Çin çok malzeme üretip ihraç ediyor, Amerika ise az üretip ithal ediyor.

Bu sektöre girdiğiniz zaman anlıyorsunuz ki medikal ürünler pazarının %60’ı Amerika’da, %20’si Almanya’da, %10’u Japonya’da. Pazarın %90’ına sahip aşağı yukarı 30 firma var. Bir medikal firmanın ne büyük müşterisi devlettir. Devlet hastanesinin talebi özel hastaneden her zaman daha fazladır. Dolayısıyla devlet zenginse, fiyatlar daha pahalı olur. Mesela; Dubai’de pahalıdır.

Ben malzemelerimin %10’unu Türkiye’den alıyorum. Türkiye ucuz bir ülke ve bizimle aynı işi yapan onlarca firma var. Ama dünya üzerinde medikal sektörde bu işi yapan en büyük firma biziz. Ülkedeki rakiplerime bakacak olursak, onlar ufak bir ofisle ve çok az sermayeyle bu işi yapıyorlar. Ben bizzat o ülkeye gidip ofis kuruyorum. Benim medikal sektörde 10 firmam var. Bunların hepsini de ihtiyaç üzerine kurdum. Mesela benim hiçbir rakibimin Çin’de bir firması yok. Bu inanılmaz derecede bir emek isteyen bir iş ve herkes de buna cesaret edemiyor.

Bu sektörün pazar büyüklüğüne Türkiye’de yıllık ne kadar diyebilirsiniz?
Türkiye’nin medikal ihracatı yıllık 600 milyon dolar civarında. Tüm pazara baktığınızda çok az. Bunun 35 milyon doları Çin. Ben bu pazarın %5’ini oluşturuyorum. Diğer firmaların yüzdesi daha az. Bizim yaptığımız iş bir yandan da ülkeye döviz kazandırmak. Çünkü bizim yılda 20 milyon dolar satışımız oluyor.

Biz Türkiye’deki toplam ihracatın ne kadarını medikal sektörden sağlıyoruz?
İnanır mısınız, çok az bir kısmını. Yıllık yaklaşık 157 milyar dolar ihracatımız var. Bunun %3’ü medikal sektörden sağlanıyor. Düşük kalıyor. Neden? Çok basit aslında. Medikal denilen şeyin en başı aslında AR-GE. Bizde AR-GE yok. Biz teknolojik malzeme üretemiyoruz. O yüzden biz medikalde dışarıya bağımlıyız. Tükettiğimiz ürünün sadece %15’ini burada üretiyoruz.

AR-GE için devlet desteği lazım. Şu an bizim ürettiğimiz malzemeler maalesef teknolojik değil. Bizim yaptığımız en büyük iş Çin’de bir ofisimizin olması ve orayla ihracat yapıyor olmamız. Biz şöyle düşünüyoruz; Avrupa’dan aldığımız mal Türk malı olmasa bile ülkemize geldiği için ülkemin gümrük müşaviri kazanıyor, havalimanı kazanıyor, herkes kazanıyor.

Ben Ankara’nın en büyük medikal ithalatçısıyım ve Türkiye’nin de en büyük gümrük müşterisiyim. Baktığınızda benim firmam Türkiye’de en önemli ithalatçılardan birisi. Avrupa’dan ürünleri tedarik edip Çin’e satıyoruz. Burada önemli olan Çin ile olan ilişkimiz.

Çin’in size bu kadar güvenmesinin sebebi ne?
Rakiplerimizden farkımız belgelerle ispatlayabiliyor olmamız. Ayrıca orada da bir firmamız var. Ben tüm bunları yapmak için risk aldım ve de başardım. Avrupa’daki bir ülkeden mal alabilmek, Çin’e satış yapmak… Bunlar kolay şeyler değil. Ben 40 ülkeden mal alıp Meksika’dan Venezuela’ya kadar ve yaklaşık 10 ülkeye mal satıyorum.

Bunlar arasında Dubai, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Polonya, Romanya, Gürcistan, Yunanistan var ki Yunanistan’dan hem alıyorum hem de satıyorum. Medikal sektörde her malzeme değişiyor. Bütün malzemeler ucuz diye bir şey yok. Ucuz olması için satılması da şart. İşte bu noktada biz ortaya çıkıyoruz. Bu da bizim ihracata olan etkimizi gösteriyor.

O kadar çok ülkeye gidiyorsunuz, oradaki kişilerle iş yapıyorsunuz ve hem alıp hem de satıyorsunuz. Bunu da başarılı bir şekilde yapıyorsunuz. Peki, işini bilen biri olarak soruyorum, bu işte insanları etkileyen ve sizi başarıya götüren şey ne?
Ben çok iyi bir yönetici olduğumu düşünüyorum. Ben ithalatçı ve ihracatçılarla her akşam 5’te toplantı yaparım. Havayolu nakliyesinin bütün sorunlarını biliyorum. İhracatta A’dan Z’ye her şeyi biliyorum. Şimdi siz bana deseniz ki; ‘’ Mustafa Bey, Brezilya’da kağıt var. O kağıdı al Japonya’ya sat.’’ Gidip kağıtçıyı da bulurum. Aldığım kişinin dürüst olup olmadığını da anlarım. Hepsinin yöntemlerini de biliyorum artık. Nasıl göndereceğimi, Japonya’daki müşteriyi, hepsini çok kolay ayarlarım. Benim işim bu çünkü.

İnsanları etkileyen 3 şey var aslında benim işimde. Birincisi; ihracatçı olmak. Artık her ortamda bir doktordan, avukattan daha değer gören bir meslek bu. İkincisi; Çin’e mal satmak. Ben kiminle konuşsam bunu söylüyorum ve bana ‘’satıyor musun, alıyor musun?’’ diye soruyorlar. İnanamıyorlar, sanki yanlış ifade ediyormuşum gibi anlaşılıyor. Çünkü bu sektörde en büyük pazar Çin’de ve ben oraya mal satıyorum. Bu çok büyük bir şey.

Bir de orada firmamın olması da etkiliyor tabi. Üçüncü olarak ise; bunu kendi kendine, ailenden destek almadan yapmak. Ben buralara kendi çabamla geldim. Öyle babamın parasıyla şirket kurup koltuğa oturmadım. Tüm her şeyi ben yaptım, çok uğraştım ama sonunda başardım. Baktığınızda Akın Global Medikal söylediğim gibi Türkiye’nin en büyük ihracatçısı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here