Güler Yüzlü, Başarılı, Sempatik Diş Hekimi TÜZÜN GELGEL

0
31

Herkes dişçi koltuğuna oturduğunda bir gerginlik hisseder, dişçi koltuğu fobiniz olmasa da ufaktan bir korku hissedersiniz. Ama tedavi için gelen hastalarına yaklaşımıyla korkularını yok eden Tüzün Gelgel, farklı yöntemler bularak da fobileri yok etmeyi başarıyor. Güler yüzlü, cana yakın ve işini seven bir diş hekimi olan Tüzün Gelgel ile diş sağlığı hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Tüzün Bey, her meslekte ‘’moda’’ olan şeyler vardır. Diş hekimliğinde revaçta olan uygulamalar neler? Hastalarınız sizden neler istiyor?
Şu anda en çok istenen ‘’Hollywood Gülüşü’’ var. Dergilerden fotoğraflar kesip ‘’ben bu dişi istiyorum’’ diyenler çok ama tabi herkese her işlem, her gülüş tasarımı yapılamıyor. Biz hastaya öncelikle olmayacak şeyleri anlatıyoruz. Yapılabilecek işlemleri ve yapılamayacak işlemleri anlattıktan sonra kendisine uyan işlemi de açıklıyoruz. Sonrasında bu konuda sıkıntı yaşamıyoruz zaten.

Gelen hastalarımın kesinlikle hepsi beyaz diş istiyor. Beyaz ve düzgün dişler istenilen şeyler. Diş fonksiyonları değil de şimdilerde estetik görüntü isteği daha ağır basmaya başladı. Herkes elbette güldüğünde güzel görünmek ister.

Peki, beyazlatma işlemleri neler?
Beyazlatma işleminin bir klinik tipi bir de ev tipi olanları var. klinik tipi olan 1 saatlik bir işlem. Öncelikle diş eti koruyucu ilaçlarla diş etini korumaya alıyoruz. Sonrasında ilacı sürüp ışınla 40-45 dakika bazen 1 saat bu şekilde bekletiyoruz. Klinik tipi 1-2 seans sürüyor.

Beyazlatma işleminin bir de ev tipi olanı var. Bunda da hastanın alt-üst diş ölçüsü alınıyor, kalıplar hazırlanıyor, şeffaf plaklar ortaya çıkarılıyor. İlacı hastaya vererek nasıl kullanacağını gösteriyoruz.

Evde akşamları sadece gece yatarken kullanıyor. Ev tipi 5 ya da 7 gün arasında kullanılıyor. Ama hızlı olduğu için genelde klinik tipi tercih ediliyor.

Bu beyazlatma işlemlerinde geriye dönüş oluyor mu?
Geriye dönüş tabi ki oluyor. İyi bakıldığında normalde 1-2 sene arasında kalıcılığını koruyor. Ama hasta dişlerine iyi bakmazsa özellikle de sigara kullanıyorsa 2 ayda bile eski haline dönebilir. Zaten beyazlatma işlemi isteyenlere öncelikle soruyorum. Eğer sigara kullanıyorsa ben yapmıyorum. Çünkü ben de bir emek harcıyorum burada, hasta da zamanını harcıyor ama kapıdan çıkar çıkmaz sigara yakıyor. O zaman yaptığımız işlemin bir önemi kalmıyor.

Peki, implantlara geçersek, kimlere yapılır, nasıl yapılır?
Aslında implantın çıkış hikayesi şu; biz eskiden eksik dişlere köprü yapıyorduk. Sağlam 2dişi kesip birbirine bağlıyorduk. Şimdi aradaki 2-3 dişi feda etmek istemiyoruz. İmplantaları genel sağlığı iyi olan hastaların hepsine yapabiliyoruz. Ama şeker hastalığı olan ya da kemik kaybı olan hastalara yapamıyoruz.

İmplant takıldığı zaman bir bekleme süresi var. Bu kemiğe mi bağlı oluyor?
Biraz öyle oluyor. İlk endikasyon kurulurken kemiğin enini, yüksekliğini ölçüyoruz. O boyutlar yeterli gelir ve implant da iyi yapılabilirse hiç sıkıntı yaşanmaz. İmplant düşecek diye bir şey yok.

Bunu yapan cerrahın ya da diş hekiminin implantı yaparken uyguladığı teknik önemli olan. Açısı, implantı yerleştirmek çok önemli. İmplant zayıf kemik tarafına konulursa tabi ki implant kaybedilir. Bir de hastanın diş sağlığına çok dikkat etmesi gerek.

Diş koltuğu fobisi olan birçok kişi var. Siz onlara ne tür çözümler buldunuz?
Evet, diş koltuğundan korkan birçok insan var. Ben bu yüzden diş koltuğunun üst kısmına hastanın görebileceği şekilde bir ekran koydum. Diş hekimleri tedavi sırasında müzik açar ya, ben de klipleri açıyorum mesela. Hasta onu izlerken dikkatinin bana vermiyor. Bu gibi dikkat dağıtıcı şeyler olmazsa hasta sürekli sizi izler ve tedirgin olur.

Bir de en büyük fobi sestir. Kulak hep sesi dinler bu yüzden de korku artar. Ekrana müzik açtığımda hem görüntü hem de ses bir arada olunca %80 bütün algı benden uzaklaşıyor. Böylece hastayla rahat çalışıyorsunuz.

Korkudan dolayı sedasyon yaptığınız oluyor mu?
Tabi, oluyor. öyle zamanlarda bir anestezi uzmanı geliyor. Çok korkan hastada bir işlem yapmanız imkansız. Sedasyon genel anestezi gibi olmadığı için hastaya her şeyi yaptırabiliyorsunuz ama hissetmiyor, farkında olmuyor. Öyle olduğunda 1 saat içinde tüm işlemleri bitiriyoruz.

Ama sedasyon gerekli mi? Eğer hastada çok fazla korku görmüyorsam ben yapmayı tercih etmiyorum. O da sonuçta bir anestezi. Onun da riski var. sedasyonda ölme riski on milyonda bir ama denk gelebilir. Hastada her türlü reaksiyon olabilir. Riskli bir işlem.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here