Tuğba Ünal “Öyküsü Sensin!”

0
346

Şiirsel deneme alanında çıkardığı ikinci kitabı ‘’Öyküm Sensin’’le adından söz ettiren Tuğba Ünal ile Ankara Sanat Atölyeleri Derneği Stüdyosu’nda buluştuk. Yakında maksi single çıkaracak olan sanatçının doğal, samimi, egodan uzak hali ve doğuştan gelen ışığıyla bizi kendine hayran bıraktığını söylemekte fayda var. Aynı zamanda sahnelerin de aranılan sunucularından biri olan Ünal ile özel hayatını, sanat dünyasını ve Ankara’yı konuştuk…

Kitap yazma fikri nereden çıktı?
İçimde biriken kelimeleri dökmem gerekiyordu. Bu kadar anı, aşk, acı bana fazla geliyordu. Bir şekilde paylaşmam gerekti. Yoksa çıldırmam an meselesi olacaktı. Böylece ilk kitabım olan ‘’Güzellik Zor Hikaye’’nin temeli atıldı. Edebiyat ve şiir öyle bir şey ki insan o dünyaya adım attı mı geri çıkamıyor. Bende de durum böyle oldu. İlk kitabın gördüğü ilginin bende yarattığı motivasyonla ikinci kitabım ‘’Öyküm Sensin’’i yazmaya başladım…

Geçtiğimiz günlerde yeni kitabın ‘Öyküm Sensin’ raflarda yerini aldı. Geri dönüşler nasıl?
Son derece olumlu geri dönüşler alıyoruz. Kitap kısa sürede çok satanlar listesine girdi. Bir kitabın, özellikle de şiir kitabının bu denli popüler olması bırakın beni, edebiyat dünyamız için son derece olumlu bir gelişme.

Kitaptan önceki Tuğba ile kitaptan sonraki Tuğba arasında ne gibi farklar var?
Hayatta iki şeye öne veriyorum. Biri aynaya baktığımda gördüğüm, diğeri ise gerçekte kim olduğum… Kitap bana bu iki ayrımı gösterdi. Kitaptan önce kendimi aynadaki halim sanıyordum. Oysa şimdi, gerçekte kim olduğumu anladım!

Gerçekte kimsin peki?
Ben kim olduğumu şiir dizelerinde arayan bir kadınım!

“Neyse ki Büyüdüm!”

Hayatının nasıl bir dönemindesin şu an?
En güzel yıllarımı yaşıyorum. Son derece huzurluyum ve çok eğleniyorum. Çünkü kendimi keşfettim ve otuzumdan sonra kendimi tanıdım…

Eski Tuğba Ünal nasıl bir kadındı?
Şimdiki kadar sabırlı ve derin değildim. Önceden daha aceleci ve yüzeysel olduğumu düşünüyorum. Neyse ki büyüdüm!

Eğer ilk kitabın bu kadar başarılı olmasaydı, ikinci kitabını yine de yazar mıydın?
Kesinlikle evet. Açık konuşmak gerekirse ilk kitabımın çok satacağını zaten bekliyordum. Yine de başarılı olmasaydım ikinciyi yazardım. Çünkü amacım çok satıp çok para kazanmaktan ziyade kendimi anlamak ve anlatmaktı…

Kendini en çok ne zamanlar özgür hissediyorsun?
Telefonumu kapatıp, bilgisayar başına oturduğumda…

Yazar kimliğinin yanı sıra sahnelerde de iddialı bir sunucusun. Hatta bir dönem ‘’Unutma Beni’’ dizisi ve ‘’Yeşil Kazak’’ adlı televizyon filminde oynamıştın. Set ve yazı harici hayatın nasıl geçiyor?
Plastik sanatlarla ilgileniyorum. Elimden geldiğince sergileri kaçırmamaya özen gösteriyorum. Hatta son bir senedir Bilkent’teki RC Sanat Galerisi müzayedelerini kaçırmıyorum. Kısa yürüyüşleri ve yüzme idmanlarına da kesinlikle vakit ayırıyorum.

Bugün yazarlık kariyerimin ilk günü olsaydı bana ne tavsiye ederdin?
Kendine inan. Kimseye kulak asma ve sadece neyi yapmak istiyorsan onu yap!

TUĞBA ÜNAL’IN ANKARA’SI

Ankara’yı hiç görmemiş birine bu kenti anlatacak olsan kullanacağın kelimeler hangileri olurdu?
Kendini ait hissetmezsen bu şehir beton yığınından farksız olur! Bir gün seversin bu griyi, diğer gün nefret edersin. Hatta ‘günün birinde defolup gideceğim’ dersin. Oysa bu şehir arkandan gelecektir. Çünkü tüm geri dönüşlerinde yolun Kızılay’a çıkacaktır…

Şehirde en son nereyi keşfettin?
Yeme içme alanında Ayıntap İnci Restoran, SUR Balık ve Çin Seddi. Hafta sonu kafa dinlemek için kesinlikle Gölbaşı Kronos Hotel ve içimi rahatlatan mekan RC Sanat Galerisi…

Ankara’nın en sevdiğin semti neresi?
Anıttepe’yi oldum olası çok seviyorum. Çünkü tüm yollar Atatürk’e çıkıyor! Bu da yeterli bir sebep bence!

Ankara’nın tadını en çok kimler çıkartıyor sence?
Huzurlu, sakin ve risksiz yaşamayı seven orta direk çıkartıyor…

Ankara sevgilin olsaydı, onu mutlu etmek için neler yapardın?
Güzel Ankara’m üzerine sonradan insan eliyle bırakılmış kaba saba yapılardan nefret ediyor olmalı. Bu yüzden kendini ruhsuzluğa vurmuş gibi. Onu sevmek ve elde etmek için önce Ankara’yı arındırmam gerekiyor.

Şehrin en iyi kavuşma mekanı neresi sence?
Çocukluğumda Kızılay Meydanı’nda YKM önünde kavuşurduk sevdiklerimizle. Şimdilerdeyse Meclis Parkı aşıkları ağırlıyor…

Ankara’da en sevdiğin tarihi simge nedir?
Sıhhiye Meydanı’ndaki Atatürk Heykeli ve Hitit Heykeli’ni çok seviyorum. Onlar bana çocukluğumu anımsatıyor…

Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği için nereyi tercih ediyorsun?
Kahvaltı için Çakıl, öğle yemeği OTTO Lounge akşam yemeği için ise Ziverbey Restoran…

Nerede yürümeyi seviyorsun?
Eymir çevresi…

Türk Kahvesi için nereyi tavsiye edersin?
Kocatepe Kahve…

Sokakta ne yemeyi seversin?
Hiçbir şey…

Ankara olmasaydı nerede yaşamak isterdin?
İki sene önce İstanbul’da da ev açtım kendime. O yüzden Ankara olmasaydı İstanbul’da yaşardım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here