Tarihten Günümüze Gelen ‘’LEGACY OTTOMAN HOTEL’’

0
1293

İstanbul’un tam ortasında tarihi yapısı ve göz alan restorasyonuyla dikkat çeken Legacy Ottoman Hotel sektörünün önde gelen isimlerinden. İlk Türk resmi mimari yapısı olan otelin binası ‘’ Osmanlı Yükselii olarak da adlandırılıyor. Restorasyonuyla birlikte tarihi ve moderniteyi bir araya getirmiş. Odalarının rahatlığı ve güzelliğiyle sizi sultanlar gibi hissettirmek için bekliyor. Otelin genel müdürü Serdar Aktarlı ile Legacy Ottoman Hotel’i konuştuk…

Serdan Bey, grubunuzun sektördeki geçmişi ve mevcut durumu hakkında bilgi verir misiniz?
1960 yılında çiftçilikle başlayan Aktarlı Grubu , Güneydoğu Bölgesi’ndeki en büyük çiftçi ailelerinden biri olmakla beraber o dönemden beri çiftçiliğin yanı sıra hayvancılık,inşaat sektörü, akaryakıt sektörü ve yiyecek sektöründe de hizmet vermiştir. 1990 yılından beri de Ankara’da yönetim kurulu başkanımız Rauf Aktarlı’nın girişimiyle Ankara’nın ilklerinden olan ‘LEGACY GAP’ oteliyle turizm sektöründe hizmet vermeye başlamıştır. O yıldan beri turizmin içinde bulunan grup, turizm sektöründe de ülkeye katma değer sağlamaktadır. Grup şu anda İstanbul Eminönü’nde bulunan LEGACY OTTOMAN HOTEL ve Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan RISUS RESORT HOTEL ile turizm sektöründe hizmete devam etmektedir. Bunun yanı sıra grubun Ankara, İstanbul ve İzmir’de bekleyen otel projeleri bulunmaktadır.

Turizm dışında bir faaliyet alanınız var mı?
Şu anda da turizm dışında çiftçilik, inşaat, akaryakıt ve yiyecek sektörlerinde de Aktarlı Grup olarak hizmet vermeye devam etmekteyiz.

Sirkeci bölgesi özellikle restorasyon sonrası yeni açılan otellerle adeta bir cazibe merkezi oldu. Bunu kendiniz için bir risk olarak görüyor musunuz?
Artık bütün bölgelerde olduğu gibi Sirkeci bölgesinde de otel sayısı artmaktadır. Çünkü Türkiye önemli bir turizm ülkesidir. Dolayısıyla turizm ülke ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.Bu bölgede otel sayısının artmasını kendimiz için bir risk olarak görmüyoruz, aksine bölgenin kalkınmasına olumlu etki yapmaktadır. Buna rağmen tarihi yarımda hakettiği ilgiye ve değere ulaşamamıştır. Legacy Ottoman Hotel bölgenin tek beş yıldızlı ve tarihi yapısıyla bölgenin konseptine en çok uyan otellerden biridir.

Otelin restorasyon aşamalarından bahseder misiniz?
Tarihte 4. Vakıfhan olarak bilinen bu yapı, otel restorasyonuna başlamadan önceki son 10 senesinde madde bağımlıları tarafından barınak olarak kullanılıyordu. Yani bu son Osmanlı dönemi mirası olan bu değerli bina, terkedilmiş durumdaydı. Restorasyonu 3 sene gibi uzun bir sürede tamamlandı. Tarihi bir mekanı kurumsal bir mekana çevirmek bilinç gerektiren, tarihi bir dokuya nasıl yaklaşılması gerektiğini bilen, yapıya fiziki müdahalede bulunmayacak, yapının orijinalini bozmayacak, restorasyon eğitimi almış mimarlar ve iç mimarlarla birlikte çalışmayı gerektirir ki biz de Aktarlı Grup olarak bu bilinçle hareket ettik. Çünkü bu tür tarihi değer taşıyan binalarda önemli olan tarihi yaşatmaktır. Tarihi bir binaya mimari anlamda doğru yaklaşmak önemli çünkü az sayıda rastlansa da bilinçsiz bir şekilde restore edilmiş, tarihi dokusu bozulmuş binaları görmek üzücü.

Otelin tarihinden bahseder misiniz?
Bina,Osmanlı Vakıflar Bakanlığı İnşaat ve Restorasyon Bölümü müdürü Mimar Kemaleddin Bey tarafından 1911 yılında tasarlandı. İlk Türk resmi mimari yapı olarak tasarlanmıştır, bir başka deyişle Osmanlı yükselişi olarak da adlandırılabilinir.Bina,kompleks dini yapıların Sultan 1.Abdulhamit’e ait olan Hamidiye Külliyesi’nde 1916 ve 1926 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu bina 20.yüzyılın başlarında bu çevredeki ofis bina ihtiyacını karşılama amacıyla inşa edilmiştir.

İnşaatın tamamlanması Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan Savaşları ve 1.Dünya Savaşı’na katılması nedeniyle birkaç yıl sürmüştür. 1.Dünya Savaşı’nda eski şehir (bugünün Sultanahmet bölgesi) bölgesinde Fransız müttefiklerin İstanbul’u işgali sırasında henüz tamamlanmayan yapı 1920 ve 1923 yılları arasında ‘Caserne Viktor’ adı verilen kışla olarak kullanılmaktaydı. 20.yüzyılın sonlarında bu ofis bina İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve bankacılara ev sahipliği yaptı. Bina,çelik iskelet çerçeve ile inşa edilmiştir ve zemin kat dahil 7 kattan oluşmaktadır.

Bina,asma katı 24 dükkanın arasında simetrik olarak tasarlanan 2 kubbe ile çevrilmiştir.Giriş kapıları U şeklinde koridor halinde uzanmaktadır.Binanın 4 katı tam 148 adet odaya sahiptir ve bunların 37 tanesi aynı kattadır.Koridorun sonunda katlara ulaşım sağlayan 2 adet merdiven ve asansör bulunmaktadır. Diğer Osmanlı iş binalarının aksine,bu binada zemin kattan üst katlara kadar ulaşım sağlayabilen binanın orta bölmesinde yer alan bir servis asansörü bulunmaktadır. 2000 yılında bu bina,mahkeme olarak kullanma amacıyla boşaltılmıştı. Boş geçen 4 yılın sonunda otel olarak işletilmeye başlandı.

Turizm sezonunda son yaşanan gelişmeler sizi nasıl etkiledi?
Ülkede yaşanan her türlü olumsuzluk öncelikle turizm sektörünü negatif anlamda etkilemektedir. Çünkü yurtdışından gelen turistler kendilerini güvende hissetmediklerini belirttiklerinden dolayı ülkemizi tatil planlarından çıkartmışlardır. Gerek Sirkeci’ye gerekse Legacy Ottoman Otel’e son iki yıl öncesine kadar en çok Avrupalılar ve Ruslar, Almanlar, Amerikalılar, İsrailliler, Araplar , Japonlar ve Çinliler gelirken yaşanan ülkeler arası siyasi gerilimlerden, bombalama olaylarından ve yaratılmaya çalışılan islamafobia kaynaklı sorunlardan dolayı şu anda Araplar ve İsrailliler dışında diğer ülkelerdeki turistler tarafından pek tercih edilmiyoruz.

Sizce turizm sektörü bunalımlı günler yaşarken neler yapılmalı?
Turizm sektörü bunalımlı bir süreç geçirirken otelcilik alanında fazla önlem alınamamaktadır, çünkü otel işletmelerinde mevcut sabit giderler vardır ve tasarrufa gidilememektedir. Sanayi ve inşaat sektörü gibi bir hammadde üzerine kurulu değildir otelcilik sektörü. 7 gün 24 saat hizmet veren işletmelerdir.

Türkiye’de turizm sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye bir turizm ülkesidir, hem sahip olduğu değerler, hem de coğrafi konumu turizmin gelişmesine pozitif etki yapmaktadır. Turizm Türkiye’deki ihracatın en büyük pasta payını oluşturmaktadır. Turizm Türkiye’nin bacasız sanayisidir. Türkiye’de turizm sektörünün milli gelire olan katkısı, sağladığı döviz gelirleri, ödemeler dengesine katkısı ve geliştirilen iş kolları ile yaratılan yeni istihdam alanları ile ülke ekonomisine katkısı oldukça büyüktür. Ülkemize akın eden turistler sayesinde sadece oteller değil diğer birçok sektörde (restoranlar, mağazalar, toplu taşıma araçları, taksiciler,ve diğer birçok esnaf vs.) bu pastadan payını almaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here