Nejat İşler: “İki Film Art Arda Yapmak, Denize Çivileme Atlamak Gibiydi.”

0
453

Bu işi yapmayı çok ama çok sevdiğimi bir kez daha hatırladım. Küçükken ve büyümeye devam ederken severek izlediğim oyuncularla bir araya gelmek keyif verici. 1999 yapımı Eylül Fırtınası filminden bu yana sinemamızda sıkça gördüğümüz başarılı isim Nejat İşler ile son rol aldığı Ferzan Özpetek yapımı “İstanbul Kırmızısı” filmi vesilesiyle bir araya geldik. Çok sevecen, çok naif ve size muhteşem bir enerji veren hali var İşler’in… Ankara’da çekilen ‘’Siyah Beyaz’’ ile ‘’Behzat Ç.’’ filmleri ve dizileriyle ona Ankara’da yaşayanlar olarak ayrı bir sempatimiz de var tabi.

Şimdi Nejat İşler ile son rol aldığı “İstanbul Kırmızısı” filminden hayatına dair yaptığımız konuştuğumuz keyifli röportaja bir bakalım…

“İstanbul Kırmızısı, cesur ve şefkatli bir film oldu.”

Nejat Bey, sizi bu dönem iki filmde art arda görmek çok güzel. İkimizin Yerine ve İstanbul Kırmızısı yakın vizyonlu filmler oldu, sizin için nasıl bir dönemdi?
Çok teşekkür ederim. Yoğun bir dönemdi, aslında büyük bir hataydı. Hem ‘’İkimizin Yerine’’yi hem de ‘’İstanbul Kırmızısı’’nı art arda yapmak zorlayıcıydı, çünkü uzun zamandır işe uzaktım. Birden denize çivileme atlamak gibiydi. Ama çok keyifliydi.

“İstanbul Kırmızısı” filminde Ferzan Özpetek ile çalıştınız. Nasıl bir film sizce?
Niyetiyle ilgili şunu söyleyebilirim. Film, Ferzan’ın özel bir durumunu ve özel bir hikâyeyi anlattığı için cesur bir film. İzleyenler, İstanbul’a ve insan ilişkilerine kimsenin bakmadığı değişik bir bakış görecekler. Cesur ve şefkatli bir film bence İstanbul Kırmızısı.

Filmde canlandırdığınız Deniz Soysal karakteri için neler söyleyebilirsiniz?
Filme adını veren karakterin kendisi Deniz. Film onunla açılıyor, bir şeyler başlatıyor ve Deniz’in ruhuyla devam ediyor. Filmin ve kitabın yapılma nedeni aslında Deniz. Deniz bir karar veriyor ve o kararı gerçekleştiriyor. Ama o kararı söylemeyeyim, sürprizi kaçmasın. İzleyenler filmde görecekler.

Ferzan Özpetek nasıl bir yönetmen sizce?
Şahane birisi. Daha önce de tanışıyorduk zaten. Zor insanları severim. Ben de fena değilimdir zorlukta. Anlaşıyoruz kendisiyle. (Gülüyoruz)

Çekim süreci nasıl geçti sizin için?
Çok güzel geçti. İstanbul’un neresini ne kadar özlediğimi test ettim. Film kadar özlemişim, çok da özlememişim.

“Film yapmak, tek başına karar verilecek bir şey değil.”

Peki, bundan sonra Nejat İşler film çeker mi?
Çeker, niye çekmesin?

Yönetmen olarak yapar mısınız?
Düşünceler var, ama bu işler biraz tek başına karar verilecek şeyler değil. Çok fazla film yapan insan var. Çok parametre var. Eğer her şey denk düşerse neden olmasın. Ama önce, çok iyi bir hikaye olması lazım.

Bu ara Bodrum’dasınız. Hatta bir dizi de çekmeye başladınız. Bodrum hayatı nasıl gidiyor?
Bodrum çok güzel, havalar gayet iyi. Bir ara belki soğuk yapar ama sonra yaz sezonu başlar.

“Gerçek Hesap Bu” adında bir kitap çıkardınız. Onunla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Çok sevdiğim ve gurur duyduğum bir şey olarak söyleyemem. Çünkü çok hakim olmadığım bir işe, aceleyle soyundum. İçinde yalan dolan bir şey olmadığı için memnunum tabi. Bir işe yaraması için yazmıştım, o işe de yaradı. Ama bir daha böyle bir şey yapar mıyım, bilmiyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here