Müge Şahinli: Emekle Gelen Başarı

0
149

Müge Şahinli, sıradışı ve başarılı bir Türk kadını. Parlak kişiliği, azmi, çalışkanlığı ve bitip tükenmeyen motivasyonu ile yaşamda karşısına çıkan engelleri, zorlukları elinin tersiyle iterek, bugünlere gelmiş başarılı bir kadın girişimci. 2015 yılında Epiclinic’i açarak iş hayatında patron koltuğuna oturmuş ve aradan geçen 2 yılda sektörde önemli başarılara imza atmış. Bu süre zarfında çalıştığı alanlarında uzman hekimlerle şehir genelinde önemli bir kesime hizmet vermiş olan Müge Şahinli, bu ay şehrin en popüler yayını Ankara Life Dergisi Kadın Girişimci sayfasında…

Son yıllarda iş dünyasında kadınların kendilerine daha fazla yer bulduklarını ve yaptıkları işlerde de oldukça başarılı olduğunu görüyoruz. İş hayatında başarıyı yakalamış bu kadınlar, kendilerinden sonra geleceklere ve iş hayatına girmek için cesaret arayanlara örnek oluyorlar. Kadın girişimciler iş hayatında başarılı, güçlü ve akıllı kadınlar olarak bireysel markalaşma süreçlerini de yöneten kişiler olarak karşımıza çıkıyor. Üretmenin ve cesaretin daima bize başarıyı getirdiğini de gösteriyorlar. Kendini gerçekleştirme yolunda başarılı bir adım atmış ve kendi markasını Ankara’da duyulmadık yer bırakmamış Epiclinic sahibi Müge Şahinli ile girişimcilik ve iş dünyasında kadın olmayı konuştuk…

Ankara Life’da yayınlanan bu son röportajının yolun başındaki kadın girişimcilere güç vereceğine ve yaşamlarına önemli katkılarda bulunacağından eminiz…

Müge Hanım, Ankara’da sizi bilmeyen yok ama okuyucularımız için kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?
1995 yılında bir lazer epilasyon merkezinde çalışmaya başlayarak bu sektöre girdim. Aynı zamanda uzman estetisyenlik ve lazer uzmanlığı belgelerimi başarılı sınav sonuçlarıyla aldım. Bunun yanı sıra yurt dışından gelen İtalyan bir doktordan birebir sadece lazer epilasyon eğitimini alarak lazer epilasyon uzmanlığımı tamamladım. Bugüne kadar da alanımla ilgili seminerlere katılarak belgeler aldım. Şu anda hem Epiclinic’i yürütüp hem de etkili lazer epilasyon uygulamak için de yeni çıkan lazer cihazlarının eğitimine katılmaktayım.

İş hayatında kadın olmak nasıl bir duygu?
Bence göründüğü kadar zor değil. Sadece insanın başaracağına inanması gerek. İş dünyasında başarınızı kanıtlamış bir kadınsanız o işte çok özel oluyor sizin için. Çünkü erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ve bildiğiniz gibi kadınların iş hayatına girmesi ve yükselmesi son yıllara kadar epey zordu. Şimdilerde kadınların kendilerine güveni ve cesareti var. Bu yüzden iş hayatında kadın olmak eskiye nazaran daha kolay. Evet, yine de erkeklerden daha fazla çabalamamız gerek ama inanın bir şeyi kafanıza koyduğunuz ve ona odaklandığınız zaman zaten başarısız olmanız imkansız. Dedim ya, kendinize inanmak en önemli şey…

Bir iş kadını olarak ülkemizde kadın çalışanların durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizin geneline baktığımızda çalışanların durumu ve çalışma şartlarının çok da iyi olmadığını görüyoruz. Ülkemizde milyonlarca kişi asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışıyor. Bunun yanında da çok sayıda işsiz var. Çoğu yerde çalışma şartları ve ödenen ücretler elemanların vasıflarını karşılamada oldukça düşük kalıyor. Ancak bunlar tabi ki özel sektör için geçerli olan şeyler. Yine özel sektörde de kadın ve erkek sayısındaki dengenin oluşmaya başlaması elbette umut verici oluyor.

“Kadınlar kendilerini daha da güçlü hissetmeye başladı’’

Peki, iş hayatında kadınlara uygulanan mobbing hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bunu genellememek gerek aslında. İş hayatında erkekler de azımsanmayacak derecede mobbing görüyor. Tabi ki kadınların oranı fazla. Bunun yanında taciz olaylarını da sıkça duymaya başladık. Aslında eskiden de vardı ama bu kadar ortaya çıkmıyordu. Neyse ki; bu konuda çalışmalara başlandı ve mobbing konusunda yasal yolun açılması yine kadınların kendilerini güçlü hissetmelerini sağladı. En azından kadınlar bu gibi baskılara maruz kaldıklarında ne yapacaklarını biliyorlar ve iş hayatından da soğuyup uzaklaşmıyorlar.

‘’Hayal etmek olmazsa olmaz…’’

Sizce girişimci kimdir?
Girişimciliğin olmazsa olmazı kesinlikle hayal etmektir, risk almak da bunun yanında tabi. Hayal etmek işin ilk adımıdır, o adımı attıktan sonra rasyonel düşünmeyi de yanında götürmek gerekir. Sağlam kararlar almak gerekir.

Kendi işinizi kurduğunuz için pişman oldunuz mu?
Hiç pişman değilim. Ama şu bir gerçek ki; kendi işinizi yaparken mesaili işten daha fazla çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Çok çalışmak bir yana bir de yanınızda çalışan insanlara karşı da sorumlu oluyorsunuz. İşi ve kendinizi düşünmenizin yanında onları da düşünmek zorundasınız ve en önemlisi yaptıkları işi severek yapmalarını sağlamalısınız. Bir iş yerinde personelin işini severek yapması en önemlisi bence. Biz burada bir aile gibi olduk zaten. Böyle olunca da ekip olarak başarı kaçınılmaz oluyor.

“Çalışmak, Çalışmak, Çalışmak”

Sizce başarının sırrı nedir?
Sakıp Sabancı’nın bir lafı vardı: “çalışmak, çalışmak, çalışmak…’’ Tabi çalışırken de kendinize bir hedef koymanız gerekir. Bir hedefe odaklanmadan ne kadar çalışırsanız çalışın boşa kürek çekersiniz bana göre. Benim inandığım başarı; zaman ve kriz yönetimi. Çözüm odaklı davranmalısınız. Bir şeyler kötüye gittiğinde ‘’ben ne yapacağım?’’ değil de ‘’bu sorunu nasıl çözebilirim?’’i düşünmeniz gerekir.

İş ahlakı açısından iş dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
İş ahlakı konusunda maalesef haksız rekabetler çoğaldı. Kimse kimseye güvenemez, itibar etmez oldu açıkçası. Tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de bunlar var ne yazık ki… Bunlar olsa da herkes kendi işinden sorumludur diye düşünüyorum ben. Sadece iş dünyasında değil sosyal çevrede de insanlar değişti. Bu yüzden kişinin kendine odaklanması ve önüne bakması gerektiğine inanıyorum.

Başarılı bir girişimci olabilmek için sizce insanlar neler yapmalılar?
Burada en önemli şey öncelikle kendinizi dinlemek. Kendinize sorular sormalısınız. Öncelikle ne istiyorsunuz? O iş size uygun mu? Nasıl yürütebilirsiniz? Bir işe başladığınızda bu gibi soruların cevaplarını kafanızda oturtmanız gerekir. İşinizi kurdunuz, her şeyiniz tamam sonrasında oturup başarının gelmesini beklemeyin. Öyle olmuyor çünkü. Aslında sürdürdüğünüz işin ömrü boyunca kendinize sorular sormalısınız. Kendinizi ve işinizi daima sorgulamalısınız.

Öncelikle iyi bir dinleyici olmalısınız. Evet, kendi kafanızda her şeyi halletmiş olabilirsiniz ama etrafınızı da dinlemenizde fayda var. Siz dinleyin, istemezseniz yine bildiğiniz gibi yapın. Sadece yakınlarınız da olmayabilir mesela zaman zaman sizinle çalışan insanları da dinlemeniz gerekir. Çünkü bu işin doğası böyle… Müşterileriniz var mesela onlara karşı da iyi bir dinleyici olmalısınız ki işinizi iyi yapabilesiniz. Değişimlere açık olmak her zaman yararınıza olur. Yeni bir şeyler denemek size hiçbir şey kaybettirmez. Aksine çok şey de kazanabilirsiniz. Belki sonunda elinize bir şey geçmeyebilir de ama siz yine de denemiş olursunuz. Hiçbir şeyi denemeden sonunu bilemezsiniz.

Benmerkezci değil işbirlikçi olmak size her zaman başarının yollarını açar. Pozitif ve toparlayıcı, çözüm odaklı olmalısınız. Hiç kimse karşısında negatif bir insan görmek istemez. Özellikle de iş dünyası bunu kaldırmaz.

Plan yapmadan olmaz…
Kriz yönetimi için bir planınızın olması gerek. Zor günler için mutlaka bir planınızın olması gerek. Çünkü bir işte her şey güllük gülistanlık gitmez. Bu yüzden her şeyi planlamanız hem sizin açınızdan kolaylık sağlayacak hem de zor günleri atlatmanıza yardımcı olacaktır.

Örnek bir kadın girişimci olarak bu yolda yürümek isteyen kadınlara ne söyleyebilirsiniz?
En büyük öncelik başta dediğim gibi hayal etmek. Başarıya ulaşmak zor ama imkansız değil. Esas önemli olan nokta başarıyı sürdürmek. Bu yüzden eğitim önemli. Eğitim derken okulu kastetmiyorum. Alanlarıyla ilgili seminerlere gitsinler, sertifikalar alsınlar, alanlarıyla ilgili kitap okusunlar. Sadece iş dünyasında değil sosyal yaşamında da insanın kendini sürekli geliştirmesi gerekir. Ne zaman, neyle ve kiminle karşılaşacağımızı bilemeyiz. Bu yüzden donanımlı olmalıyız.

Başarı önce kişide filizlenir oradan etrafına yayılır. Kadınların erkek egemen iş dünyasında birbirlerini korumaları gerekirken sırtından bile vurduğunu görüyoruz. Başkalarının başarısı aslında size de sıçrar. Beraber çalıştığınız insanlarla daha fazla başarı yakalayabilirsiniz. Bunu unutmamanız gerekir. Kadınları iş hayatına kazandırmak için personelimizin ufkunu açmalıyız.

Bireysel değil ekip olarak başarının önemini vurgulamalıyız ki o paydan herkes yararlansın. Kadınlar kadınları desteklemeli. Yenilikleri desteklemek ve gerçekleştirebilmek sürekli çabamız olursa bu yaşam tarzımız haline gelir ve bazen siz herhangi bir şey için çabalamasanız da başarı kendiliğinden gelir. Siz yeter ki güzel kalpli ve yapıcı olun…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here