Halil İlker Çelik

0
50

Halil İlker Çelik, Ankaralı, mesleğine aşık, başarılı bir avukat. Avukatlık dışında başka meslek yapmayı düşünemeyen Çelik, ailesine de oldukça düşkün. Kızı Ceren ile vakit geçirmekten oldukça keyif alan Çelik, ayrıca politikada da yer almayı istiyor. Başarılı avukat Halil İlker Çelik ile eşiyle birlikte çalıştığı ofisinde buluştuk, hakkında merak edilenleri sorduk…

Halil Bey, sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Ankara’da 1978 yılında doğdum. Yenimahalle Mustafa Kemal Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1997 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydımı yaptırdım. 1 yıllık avukatlık stajımı tamamladıktan sonra kısa dönem askerlik hizmetimi İzmir Bornova’da yaptım. Sonrasında kendime ait hukuk büromu açtım ve 14 yıldır serbest avukatlık yapmaktayım.

Meslek olarak avukatlığı tercih etmenizin nedenleri nelerdir? Nasıl başladı avukatlık serüveniniz?
Aslında lise birinci sınıftan itibaren Hukuk Fakültesi’nde eğitim almaya ve avukat olmaya karar vermiştim.

Size göre bu mesleğin avantajları ve dezavantajları nedir?
İnsanlarla muhatap olduğunuz ve onlara hizmet sunduğunuz her meslekte olduğu gibi bu mesleği de kolaylaştıran ya da zorlaştıran insanlar. Bunlar kimi zaman hakim kimi zaman memur kimi zaman müvekkil olabiliyor.

Uzmanlık alanınız nedir?
Daha çok ceza hukuku alanında davalar alıyorum.

Dava seçer misiniz?
Avukatlık mesleğini yapan kişinin dava seçmesi mesleğin temel niteliği olan savunma hakkının kutsallığıyla bağdaşmamakla birlikte kendi adıma belirlediğim bazı kıstaslar nedeniyle belli davaları almamaya özen gösteriyorum. Cinsel suçlar ya da uyuşturucu suçları gibi…

Başarılı bir avukat olarak geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?
İleride siyasette aktif olarak yer almayı planlıyorum.

Geçmişe dönecek olursak, avukat olmasaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz?
Başka mesleği düşünemiyorum açıkçası. Bu meslek benim için yeterince tatmin edici ve gurur verici bir meslek.

ÖZEL YAŞAMDA HALİL İLKER ÇELİK

İşinizin çok yoğun olmasına karşın kızınıza her daim vakit ayırabiliyorsunuz… Onunla neler yapıyorsunuz, nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Ceren benim hayatımın öznesi. Onunla bol bol oyun oynuyoruz. Kendimce bu oyunları kendi içinde bir eğitim faaliyetine de çevirmeye çalışıyorum ama bu ancak Ceren’in izin verdiği ölçüde olabiliyor.

İş hayatınız ve kızınızla geçirdiğiniz vakit dışında neler yapıyorsunuz, bir hobiniz ya da ilgi alanınız var mı?

Sinema, futbol, siyasi ve tarihi kitaplar hobilerim diyebilirim. En büyük hobim eşim Damla ve kızım Ceren’le birlikte çıktığımız küçük seyahatler oluyor. Çok yoğun çalıştığınızda ailenizle geçirdiğiniz her an çok daha özel, önemli ve anlamlı oluyor.

Çocuklar genelde meslek olarak ailelerini örnek alır. Eşiniz de siz de avukat olduğunuza göre Ceren’de de böyle bir istek var mı?
Kızım son dönemlerde diş hekimi olmaya iyiden iyiye kararlı görünüyor.

Peki, eşinizle nasıl tanıştınız?
Eşim hem hayat arkadaşım hem de meslektaşım. Kendisiyle arkadaşımın da çalıştığı bir hukuk bürosunda staj yaparken tanıştık ve bu tanışıklık bizi bu günlere kadar getirdi.

Biraz daha özele inersek, hayattaki ‘’iyi ki’’leriniz ve ‘’keşke’’lerinizi öğrenebilir miyiz?
İyi ki eşimle tanışmışım, iyi ki kızım dünyaya gelmiş, iyi ki böylesine samimi ve iyi bir ailede yetişme şansı bulmuşum. Keşkelere gelince, bunun bir faydası da mantığı da yok diye düşünüyorum.

Asla vazgeçemediğiniz ya da vazgeçemeyeceğiniz bir şey?
Ailem ve politika. Ayrıca kongre üyesi de olduğum Fenerbahçe.

Çocukluktan kalma, hafızanızda yer etmiş bir mottonuz var mı?
Hayatta her şeyin bir bedeli vardır.

Hayatınızın hangi gününü baştan sona tekrar yaşamak isterdiniz?
Sanırım Ceren’in doğduğu günü yaşamak isterim.

Asla giymem, asla gitmem ve asla yapmam dediğiniz şey?
Asla kısa paçalı pantolon giymem, asla sıkılacağım yerlere gitmem, asla (farkında olarak) kötülük yapmam.

En büyük korkunuz nedir?
Herkesin yaşadığı gibi “nasıl bir gelecek bizi bekliyor?” korkusu.

Sizi en çok ne mutlu eder?
Aralık’ta dünyaya gelmesini beklediğim ikinci bebeğimiz.

Sizi hiç tanımayan birine kendinizi tanıtmak için ne söylerdiniz?
Saygılı ol, çünkü ben sana karşı saygılı olacağım.

Hayatta aldığınız en büyük tavsiye nedir?
Annem ve babam her zaman hiç kimseye haksızlık yapmamamı öğütlerler. Sanırım bu.

Çok etkilendiğiniz bir kitap ya da tekrar tekrar izlediğiniz bir film var mı?
Şu sıralar Yuval Noah Harari’nin “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens” kitabını okuyorum. İlginç ve farklı bir kitap. Fakat Gabriel Garcia Marquez’in ‘’Kırmızı Pazartes’’i ve Amin Maalouf’un ‘’Ölümcül Kimlikler’’ kitapları akılda yer ediciydi. Interstellar, The Shawshank Redemption ve 12 Angry Men filmleri etkileyici filmlerdi.

Hayatınızın dönüm noktası neydi?
Sanırım Hukuk Fakültesi’ne kaydımı yaptırdığım gündü.

Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?
Bu soruya cevap vermek çok zor ancak hayatımın çok çalışmam gereken bir döneminde olduğumu düşünüyorum. Gerçi hayatım boyunca her zaman bir öncekinden daha çok çalışmam gerekti. İş yoğunluğu arttıkça zaman ve mesai mefhumu farklılaşıyor. Ne kadar çalıştığınızı siz bile fark etmiyorsunuz.

Hangi filmde bir karakter olmak isterdiniz?
Sanırım “Olağan Şüpheliler” (The Usual Suspect) ya da “Baba” (The Godfather) filmi olabilir.

Hayatınızda yaptığınız en çılgın şey neydi?
Çok kontrollü bir kişiliğim var. Çılgınlık yapmak çok da bana göre değil. Vereceğim cevaplar eminim sizin için sıkıcı olacaktır

Önümüzdeki 10 sene içinde kendinizi nasıl bir fotoğrafta görüyorsunuz?
Emin değilim. Ancak eğer politik bir kariyer içinde değilsem daha büyük bir hukuk bürosu içinde görüyorum diyebilirim.

HALİL İLKER ÇELİK’İN ANKARA’SI

Biraz da şehirden bahsedelim…

Ankara’yı hiç görmemiş birine Ankara’yı nasıl anlatırdınız?
Ankara benim aşık olduğum şehir. Her ne kadar gün geçtikçe trafiği başta olmak üzere İstanbul’a benzemeye başlasa da bu şehirden vazgeçemiyorum. Burada doğdum, burada büyüdüm. Belki en uzun ayrılığım askerliğim dönemimdeki 6 aydı. Ankara düzenin, duruluğun ve sadeliğin şehridir.

Şehirde en çok etkilendiğiniz etkinlik neydi?
Ankara’da etkinlik, eğer katılıyorsanız çok fazla. Sinemalar, tiyatrolar, konserler. Beni en çok etkileyen ODTÜ Vişnelik Tesisleri’nde katıldığım yaz konserleriydi.

Akşam yemeği için tercih edeceğiniz 3 yer neresi?
Kesinlikle Trilye, Kolyoz ve Sagaris’i öneririm.

Ankara’da sizi en çok etkileyen adresler nereler?
Eğer tarihi yerlerden söz ediyorsak öncelikle ve mutlaka Anıtkabir. Sonrasında Birinci Meclis ve Ankara Palas. Eğlence mekanları açısından belli bir adres verememem ancak uzunca bir süre (10 yıl) ofisim Tunalı Hilmi Caddesi’ndeydi. O yüzden Tunalı Hilmi Caddesi, Filistin caddesi, Arjantin Caddesi ya da Tunus Caddesi’ndeki kafeler, restoranlar benim için etkileyici yerlerdir.

Ankara’da iş dışında neler yapmayı seviyorsunuz?
Her Ankaralı gibi AVM gezmek bizim de aile alışkanlığımız ama beni en çok mutlu eden şeyler Mogan Gölü veya Eymir Gölü’nde yürüyüş yapmak, Ahlatlıbel’de paintball oynamak ya da Beypazarı’nda, Ayaş’ta yöresel festivallere katılmak dinlendirici ve huzur verici.

En sevdiğiniz semt?
Evlendiğim zamana kadar yaşadığım, çocukluğumun ve gençlik yıllarımın geçtiği Etlik semti.

Eşinizle sizin için özel olan bir mekanınız var mı?
Bizim için en özel mekan sık sık özel günlerimizde gittiğimiz Trilye Restoran. Eşimle baş başa burada özel günlerimizde yediğimiz yemekler unutulmaz bizim için.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here