KAPAK RÖPORTAJI | Eğitimli, Kültürlü Dünya Güzeli: ASLIHAN KARALAR

0
561

Paris’te düzenlenen 30. Best Model Of The World yarışmasında Ankaralı Aslıhan Karalar, kraliçelik tacını takarak hepimizin gurur kaynağı oldu. Öyle ki kraliçeliğin sadece fiziksel güzellikle değil aynı zamanda eğitim, kültür ve zarafetle bütünleştiğini de tescillendirdi. 27 Nisan 1999’da Ankara’da doğan Karalar, BLIS Bilkent Laboratory & International School’dan sonra ulusal eğitim ile beraber Uluslararası Bakalorya eğitimini almış. Eğitimin İngilizce olması nedeniyle de çok iyi İngilizce ve Fransızca biliyor. Başarılı eğitim grafiğinin yanı sıra aynı zamanda kültürel etkinliklerde de yer alan Karalar; “Bale, jimnastik ve piyano eğitimlerime 5 yaşımdayken başlamıştım. Spor benim hayatımda çok önemli bir yer tutuyor. Voleybol oynamaya 6.sınıfta başladım, lisede takım olarak birçok uluslararası turnuvaya katılarak dereceler kazandık. Takımımın kaptanlığını da çok severek yaptım. Voleybol ile ekip çalışmasının ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Kayak ve yüzme sporlarını da hobi olarak yaptım, pilates ise vazgeçilmezim oldu.” diyor. Karalar ile kraliçeliğe giden yoldaki azmini, başarısını ve hayallerini konuştuk.

Öğrencilik hayatınız boyunca çok sosyal bir yaşamınız olmuş. Bu yoğunluk eğitim hayatınızda başarı grafiğinizi nasıl etkiledi, nasıl bir öğrenciydiniz?
Okul hayatımda başarılı bir öğrenci olduğumu söyleyebilirim. Eğitimimi de yurtdışında sürdürmek istedim. Lise son sınıfa giderken İngiltere’de okumak için başvurduğum tüm üniversitelerden olumlu yanıt aldım. Üniversite başvurularım esnasında BBC’nin ünlü medyacılarını yetiştiren Goldsmiths Üniversitesi’nin Medya Bölümü’ne de kabul edilmiştim. Her iş alanında beni geliştirebileceğini düşündüğüm İşletme ve Sosyal Bilimler Bölümü’nde okumayı tercih ettim. Şimdi eğitimime King’s College London’da İşletme ve Sosyal Bilimler Bölümü’nde devam ediyorum. Ancak bu sene 11 Aralık’taki Best Model Of the World yarışmasından sonra televizyon çekimleri, röportajlar, dizi görüşmeleri derken devam zorunluluğu olduğundan hakkımı kaybetmemek için okulumu bir dönem dondurduk. Eğitimime seneye Eylül’de Londra’da devam edeceğim. Fakat oyunculuk ağır basabilir ve bölümümü medya olarak değiştirebilirim.

Bu yıl 11 Aralık’ta Paris’te düzenlenen 30. Best Model of the World yarışmasında 46 ülke birincileri arasında siz dünya birincisi oldunuz. 15 Ekim’de de Best Model Of Turkey 2017’de de jüri üyelerinin tamamının oyunu alarak birinci olmuştunuz. Bu başarılar karşısında dünya basını ve Türk basınında çok övgüler aldınız. Ne hissediyorsunuz?
Best Model’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 15 Ekim’de yapılan Türkiye finalinde, ilk defa bir yarışmaya katılmanın verdiği heyecan vardı üzerimde. Yarışmada birinci açıklanırken kalbim yerinden çıkacak gibiydi, inanılmaz heyecanlandım. İsmim anons edildiğinde dünyanın en mutlu insanıydım. Tüm jüriden tam puan aldığımı duyduğumda gözyaşlarımı tutamadım. İçimden çığlıklar atarak havalara zıplamak geldi geldi. Bu anı ömrüm boyunca unutamam. Türkiye’nin ve dünyanın en prestijli modellik yarışmasında Türkiye birincisiydim ve ülkemi yurt dışında temsil edecektim. Hayalim gerçek olmuştu.

Dünya finali için Paris’e gittiğimizde diğer ülkelerden gelen finalistler ile çok iyi anlaştık. Kamp sürecimiz son derece neşeli geçti fakat herkeste final stresi vardı, yediğimize, içtiğimize, sağlığımıza çok dikkat ediyorduk. Paris’teki jüri, yıldızlar geçidi gibiydi. Dört beş katlı tarihi bir tiyatroda yapıldı yarışma. Annem, babam, kardeşim, anneannem her zaman olduğu gibi bana destek için yanımdaydılar. Bu yarışmada kendimi daha tecrübeli hissettim. Heyecanım ise aynı heyecandı, hiç eksilmedi. Birinci Türkiye, Aslıhan Karalar dendiğinde dünyalar benim oldu. ‘’Rüya mı görüyorum acaba?’’ dedim, sonra’’ hayır, çok çalıştın ve sonunda başardın, haydi tadını çıkar’’ diye haykırmak geldi içimden.

Dünyanın her yerinden çok güzel geri dönüşler aldım, hala da alıyorum. Okul arkadaşlarım, akrabalarım, yakın çevrem hep destek verdiler. Yarışmadan sonra gazeteler, dergiler, televizyon programları, dizi görüşmeleri derken her günüm neredeyse dolu dolu geçiyor. Ekim ayından beri haftada neredeyse 20 saat sektöründe duayen olmuş oyunculardan birebir aldığım oyunculuk eğitimlerime halen devam ediyorum. İyi bir oyuncu olmayı kafama koydum.

Her genç kızın hayali olan kraliçeliği siz sadece Türkiye’de değil dünyada da birinci olarak elde ettiniz, ülkemizi gururlandırdınız. Birinci olacağınız içinize doğmuş muydu?
Türkiye’yi dünya platformunda temsil etmek bambaşka bir duyguydu ve bu duyguyu yaşadığım için çok şanslı olduğuma inanıyorum. Dünya finalinde her ülkenin birincisi gelmişti, özellikle mayolu provalarda kimlerin favori olduğu daha iyi belli oluyordu. Ben kendime bir ülkeyi rakip olarak görmüştüm, o da ikinci oldu zaten.

Lise yıllarında da disiplinli bir öğrenciydim, bu yarışmaya da aynen okulda önemli bir sınava hazırlandığım gibi çalıştım. Şenay Akay’dan cat-walk dersleri aldım, podyumda yürümenin inceliklerini, koreografiyi ezberlemenin önemini, adım saymayı kendisinden öğrendim. İnanmak, başarmanın yarısıymış, diğer yarısı da çok çalışmak ve şans bence. Gerçekten istedim ve çok çalıştım başarılı olmak için, sadece dereceye gireceğim içime doğmuştu. Birincilik tacını, Best Model yarışmasının 30.yılında dünyadan Türkiye’ye getirebilen beşinci kişi olmak beni çok mutlu etti.

Best Model Of the World ‘de birinci olduktan sonra hayatınızda neler değişti?
Best Model of Turkey’e seçilmeden önce, Eylül ayında Londra’da üniversite eğitimime başlamıştım. Bu sene Ankara’dan Londra’ya taşınmak zaten benim hayatımda önemli bir değişiklikti. 15 Ekim akşamı Türkiye’nin en prestijli modellik yarışmasında birinci olduktan sonra Türkiye’deki medya ile daha iç içe olmuştuk. 11 Aralık akşamındaki dünya birinciliğinden sonra bu dünya medyasını da içine aldı. Dizi yapımcıları, reklam ajanslarından birçok teklifler geldi, hepsini menajerimle değerlendiriyoruz. Oyunculuk çok istediğim bir alan. Bu alanda yürümek için yoğun bir şekilde kamera önü eğitimleri alıyorum. Umarım 2018’de çekimlerine başlanacak iyi bir dizide rol alacağım. Yaz aylarında Los Angeles’ta ünlü oyuncuların gittiği eğitim merkezinde kısa dönemlik bir kursa katılmayı planlıyorum.

Peki, Best Model yarışmasına katılmaya nasıl karar verdiniz?
Çocukluğumdan beri hep ünlü top modelleri, televizyon starlarını takip ederdim ve bir gün ben de orada olmak istiyorum derdim. Çocukluğumda annemin topuklu ayakkabılarını giyip, onlara defile yaptığım günleri hiç unutmuyorum. Lise yıllarımda boyum zaten yaşıtlarıma göre hep uzundu. Lise son sınıfta Nisan ayı itibarıyla üniversite kabullerimin hepsinden olumlu yanıt alınca rahatladım ve kendime yeni bir hedef koydum. Bu yıl Best Model of Turkey başvuruları da Ocak ayında başlamıştı, Mayıs sonu kapanacaktı. Önce anneme konuyu açtım, ‘çok istiyorsan başvur’ dedi, 27 Nisan’da 18 yaşıma girdiğim günün ertesi günü yani başvuruların kapanmasına iki gün kala resimlerimi ve başvuru formumu İstanbul’a gönderdim. Sonra da ilk yarı finale davet mesajı geldi ve yarışma süreci başladı.

Yarışmada yaşadığınız süreç nasıldı?
İlk yarı final Mayıs ayında yapıldı, tarihinin IB sınavlarımın bittiği haftaya denk gelmesi benim şansımdı yoksa yarı finale katılmam çok zor olurdu. Haziran’daki lise mezuniyetimin ardından 17 Temmuz’da finalistlerin belirleneceği yarışmaya kadar podyumda yürüme ve stil dersleri aldım. Üniversite kaydımla ilgilendim. Yarı finalde çok heyecanlıydım. Sahnede gülümsemeyi bile unuttum heyecandan. Sonrasında finale kaldığımı Best Model organizasyonundan yarışmacılara gönderilen bir mesaj ile öğrendim. O mesajı telefonuma kapak yaptım ki finale kadar gevşemeyip, çalışayım diye. Yüksek topuklu ayakkabılarla uzun süre cat-walk yürümek gerçekten çok yorucu bir işmiş, bunu çalışmalar esnasında daha iyi anladım.

Kıbrıs Girne’deki kamp çalışmalarında tüm finalistler ile bir aradaydık. Çok eğlenceli, bir o kadar da yorucuydu. Provaları izlerken Best Model yarışmasının organizatörü duayen Erkan Özerman Bey’in dikkatini çekmişim ve podyumun yanında otururken beni yanına çağırttı. ‘’Yabancı dil biliyor musun, nerede okuyorsun kızım?’’ dedi. Ben de küçük yaşımdan itibaren İngilizce ve Fransızca öğrendiğimi, Londra’da King’s College’da okuduğumu söyledim. ‘’Ben tüm dünyada kariyer yapabilecek model adayları arıyorum zaten, aferin’’ dedi. Bu sözleri beni çok memnun etti ve moral kaynağı oldu. Yarışma akşamında yaşadığım heyecanı, herhalde hiçbir sınavımda yaşamamışımdır.

Paris’teki dünya finalinde biraz daha tecrübeliydim. En azından heyecandan gülmeyi unutmadım. Başarabileceğime inandım ve tüm cesaretimle en iyi performansımı sergileyip, Yıldırım Mayruk kıyafetini en iyi şekilde taşımaya çalıştım. Dünya yarışmasında, birbirinden değerli misafirlerin ve dünya basınının önünde kraliçe tacını taktığım an, hayatımın dönüm noktasıydı. Hiç unutulmayacak güzel anılar yaşadım, çok güzel dostluklar kurdum bu süreçte. Belki ileride bir kitapta toplarım tüm anılarımı.

Anne ve babanızın ODTÜ mezunu, mühendis olduklarını söylediniz, yarışmaya katılacağınızı söylediğinizde size tepkileri nasıl oldu, desteklediler mi?
Annem ve babam, beni ve erkek kardeşimi, ayaklarının üstünde duran, iyi bir eğitim almış, kültürlü ve nezaketi ön planda tutan birer birey olarak yetiştirmeye çalıştılar. İş toplantıları için gittikleri ülkelere, dünya kültürünü tanıtmak adına bizleri de çoğu zaman yanlarında götürdüler. Lise son sınıfa kadar benim de mühendislik eğitimi alacağım evde konuşulurken, ben mühendislik okumak istemediğimin farkına o sene vardım. Aile arasında bu durum çok konuşuldu ama sonunda okuyacak olan bendim ve annem-babam ikna oldular. Yani 2017’de bizim evde konuşulan tek şey, üniversite başvuruları ve okuyabileceğim bölümlerdi.

Benim Best Model of Turkey diye bir yarışmaya katılacağımı, üniversite kabulleri gelmeden söylesem ailem farklı yaklaşabilirdi. O nedenle yarışmaya başvuru için üniversite kabullerimin açıklanmasını bekledim. İlk üniversite kabulüm geldiğinde de önce çalışkanlığı, azmi ve asaleti ile bana her zaman rol model olan annem ile yarışmaya katılma isteğimi paylaştım. Tabi annem üniversite kabullerimin gelmesinin verdiği sevinçle, herhalde nasılsa olmaz, hevesini alsın düşüncesiyle ‘’başvur’’ dedi. Tek şartı, yarışmanın Mayıs ayındaki final sınavlarımı etkilememesiydi. Yarı finale kaldığımı öğrendiğimde bunu babama ben söyledim. ‘’Sen akıllı kızsın, eğitimini tamamlaman şartıyla biz senin her zaman yanındayız’’ diyerek, konuşmamızı tamamladık. Ben de üniversite eğitimimin dereceye girsem bile etkilenmeyeceğine, okulumu bitireceğime söz verdim.

Ailenizin size olan güveni gerçekten çok güzel. Yarışma boyunca da en büyük destekçiniz de aileniz oldu diyebilir miyiz?
Ailem tüm hayatım boyunca, moral, motivasyon, eğitim açısından beni her zaman destekledi, yol gösterdi. Yarışma sürecinde annem ve babam çalıştığı için, anneannem İstanbul’daki çalışmalarımda hep yanımdaydı. Aslında ailem ne kadar bana destek olsalar da, bir o kadar da geleneksel bir aile. Kardeşim ve ben böyle yetiştirildik. Ailem, çoğu arkadaşımı tanır benim, ‘bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ atasözünü ilk onlardan öğrendim. Bana her zaman güvendiler, ben de attığım her adımda bu güvene layık olmaya çalışacağım.

Best Model Of the World 2017 birincisi olarak nasıl bir kariyer hedefliyorsunuz?
Kariyer planımda Türkiye ve dünyaca ünlü bir oyuncu olmak, üniversite eğitimimi tamamlamak var. Şu sıralar birçok dizide oynamam ve marka yüzü olmam konusunda teklifler çok fazla geliyor. Oyunculuk eğitimlerine başladım bile. Menajerim ile beraber kariyerim için en iyi olabilecek olanları değerlendiriyoruz.

Resme olan ilginizi biliyoruz, bununla ilgili bir anınız varmış. Özel bir eğitim aldınız mı? Bu anınızı öğrenebilir miyiz?
İlkokuldan ortaokula geçerken Bakalorya (IB) eğitimi veren okullarda, PYP dediğimiz sosyal amaçlı bir mezuniyet projesi yapmak zorundasınız. Ben yağlıboya resim yapabilme kabiliyetimi bu proje esnasında 10-12 yaşlarımda fark ettim. 1 yıl kadar kursa gittim. Engelliler derneği ile de irtibat kurdum, altı ay içinde kendi yaptığım, 20’ye yakın yağlıboya resim çalışmasını bu sergide sattım. Belli bir miktar para toplanmıştı, ben de bu para ile engelliler derneğinde tanıştığım üç kişiye tekerlekli sandalye alıp hediye ettim. Bu manevi olarak çok mutlu olduğum bir olaydı, hala yurt içi ve yurt dışındaki resim sergileri çok ilgimi çeker. Fırsat buldukça, doğa ile iç içe yağlıboya resim yapmayı çok severim.

Spor yapmayı sevdiğinizi biliyoruz. Her gün spor yapıyor musunuz? Ne tür sporlar yapmak size keyif veriyor?
Hemen her gün spor yapıyorum. Yürüyüş, pilates ve yoga şu sıralar en sık yaptıklarım arasında. Pilates ile tüm kaslarımın esnemesi, uzaması, yoga ile gelen pozitif düşünceler bana inanılmaz keyif veriyor. Ruhumun ve bedenimin dinginliğini yüzüme yansıtacak tüm sporları çok seviyorum. Kayak yapmak, yüzmek de vazgeçemediğim sporlar arasında yer alıyor.

İsminizin koyulmasının ilginç bir hikâyesi olduğunu duyduk. Nedir bu hikaye bizimle paylaşır mısınız?
Annem bana üç aylık hamileyken babamla İstanbul’da bir arkadaşlarının davetine katılmış, orada Türkiye Güzeli Aslıhan Koruyan ile tanışmış. Aslıhan Hanım’ın zarafeti, duru güzelliği ve eğitimi annemi çok etkilemiş ve kızım olursa adını Aslıhan koyacağım demiş. Yani ismimin Aslıhan olmasına bir kraliçe vesile olmuş, onun uğuru ile ben de 2017’nin Best Modeli olarak dünyada tanındım.

Formunuzu korumak için spor dışında özel bir diyet uyguluyor musunuz?
Formumu korumak için enerji veren fakat yağ oranı düşük besinlerden oluşan balık, bol sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme programı uyguluyorum. Bol su içiyorum.

Spor ve resim dışında başka hobileriniz var mı?
Seyahat etmeyi, müze ve sergi gezmeyi, sinema filmi izlemeyi çok severim. Londra’da olduğum zamanlarda haftada en az bir defa mutlaka tiyatroya giderdim. Gittiğim tiyatro oyunlarının çoğunun kitabını lisede okuduğumdan çok zevkli geliyor bana karakterleri sahnede izlemek. Londra ve New York; müzikaller, tiyatrolar konusunda gerçekten çok iyi yerler.

Güzellik tanımınız nedir?
Bence güzellik, fit ve sağlıklı bir bedenin güçlü, kendine güvenen bir kişilik ile şekillenmesidir. Tek başına yüz güzelliği veya vücudunun iyi olması yeterli olmuyor. Kadında mizah yeteneği ile beraber zeka, kibarlık, iç huzur da varsa işte o zaman süper güzel oluyor!

Bulunduğunuz noktada ilerisi için plan ve hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
Hedefim, dünyaca ünlü bir oyuncu olmak. Çok yetenekli ve alanında en iyi kişilerle çalışma fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Her gün yeni şeyler öğreniyorum, kendimi daha da geliştiriyorum. 2018’de iyi bir proje ile de oyunculuk alanında öğrendiklerimi uygulama fırsatı bulacağıma inanıyorum. Bunun için çok çalışıyorum. Eş zamanlı olarak da toplumsal fayda sağlayacak projelerde de yer almayı çok isterim.
Oyunculuk yapacağınızı varsayarsak aynı projede oynamak istediğin ünlüler var mı?
Haluk Bilginer, Beren Saat, İpek Bilgin ile aynı projede oynamayı çok isterdim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here