Dr. İbrahim Sakçak: Obezite Ameliyatları Hakkındaki Şehir Efsaneleri

0
314

Günümüzün en büyük sorunlarından obezite, ülkemiz de dahil dünyada birçok insanın şikayetçi olduğu konuların başında geliyor. Kimisi çareyi sağlıksız diyet ve haplarda bulurken, kimisi obezite ameliyatlarına başvuruyor. Haliyle ortada doğru-yanlış birçok bilgi dolanıyor. Durum böyleyken, obezite ameliyatları hakkında yanlış bilinenleri düzeltmek ve bilinmeyenleri öğrenmek için alanında uzman isim Doç. Dr. İbrahim Sakçak ile konuştuk…

Obezite sorununun artmasıyla birlikte en etkili ve kalıcı çözüm yolu olan obezite ameliyatları da gittikçe daha sık yapılır hale geldi. 2015 yılında dünyada 400.000 Türkiye’de ise 12.000 kişiye obezite ameliyatları yapıldı. 2020 yılında bu sayıların iki katına çıkması beklenmektedir. Obezite ameliyatlarının artması ile birlikte bu konuda hastalarımızın da sık sık obezite cerrahlarına sorduğu, adeta şehir efsanesi haline gelmiş yanlış bilgiler kulaktan kulağa ve sosyal medya ortamlarında dolaşmaktadır. Bu tür yanlış bilgiler ve doğruları aşağıda başlık halinde sunuldu.

Yanlış: Ömür boyu vitamin ilacı almak.
Doğrusu: Sınırlayıcı ameliyatlar olan Sleeve Gastrektomi (mide küçültme ya da diğer bir deyişle Tüp Mide) ameliyatında sadece kilo verme süreci boyunca günde bir adet multivitamin desteği önerilmektedir. Kilo verme süreci durduktan sonra(yaklaşık ameliyattan bir-bir buçuk yıl sonra) vitamin tabletlerine de ihtiyaç kalmamaktadır.
Tip 2 Diyabet (Şeker hastalığı) için tercih edilen gastrik by pass ameliyatlarında ise ayda bir kez vitamin B12 enjeksiyonu önerilmektedir. Mide by pass ameliyatında Vitamin B12 dışındaki vitamin ilaçları sleeve gastrektomi ameliyatındaki gibi yaklaşık ameliyattan 1 yıl sonra kesilebilir.

Yanlış: Ömür boyu sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kalmak.
Doğrusu: Obezite ve Diyabet ameliyatlarından sonra sadece ilk bir hafta sıvı ve yumuşak gıda alımı gerekmektedir. Birinci haftanın sonunda haşlanmış sebze ve meyve, 10 gün olunca da rafadan yumurtayı da içeren kahvaltılıklar rahatlıkla yenilebilmektedir. Bir buçuk ay olduğunda ise eskiden olduğu gibi her şey yenilebilmektedir. Sadece kişi daha az gıda aldığında tokluk hissettiği için miktarlar azalmaktadır. Yani ameliyattan bir buçuk ay sonra ızgara şiş, döner kebap yemekte sakınca yoktur.

Yanlış: Bu ameliyatlar riskli ameliyatlardır.
Doğrusu: Obezite ameliyatlarında ölüm riski binde 2-3 civarındadır. Bu da obezite ameliyatından çok obeziteden kaynaklanan risklerdir. Bir başka deyişle obez birey kolesistektomi (safra kesesi ameliyatı), Herni (Fıtık), Guatr ameliyatları, Rinoplasti (burun düzeltme), Mammoplasti (meme küçültme), Tonsillektomi (bademcik ameliyatı) olduğunda ne risk varsa bu risk obezite ameliyatı içinde geçerlidir.

Yanlış: Estetik amaçlı ameliyatlardır.
Doğrusu: Obezite ameliyatları estetik amaçlı ameliyatlar değildir. Obezitenin getirdiği ve ortalama yaşamı 15 yıl kısaltan diyabet, hipertansiyon, uyku apne sendromu, koroner kalp hastalıkları, astma bronşiale, polikistik over gibi hastalıkları yok etmek veya hafifletmek amaçlı yapılan ameliyatlardır. Tabi ki kilo kaybıyla birlikte dış görünüşte ortalama 10 yıl gençleşme görülmesi, yürüme, merdiven çıkma, uykudan sonra dinlenik olma halinin bireyin ruhsal ve fiziksel durumunu pozitif yönde etkilemesi de bir gerçektir.

Yanlış: Saçlar kalıcı olarak dökülür.
Doğrusu: Obezite ameliyatı sonrası cilt altı yağ kaybı saçlı deride de olmaktadır. Bu da kıl köklerinin geçici olarak desteksiz kalmasına neden olmaktadır. Ameliyattan 3 ay sonra başlayan saç dökülmesi saçlı deride seyrekleşmeye neden olabilmektedir. Ancak homeostasis dediğimiz vücudun yeni duruma adapte olması 9.aydan itibaren tamamlanmaya başladığında dökülen bu saç tellerinin yerini eskisinden daha güçlü ve canlı saçlar almaktadır. Saç dökülmesi zaten hiçbir zaman çok fazla olmamaktadır. Mevcut saç tellerinin % 20-30’u düzeyinde sınırlı kalmakta ve tekrar çıktığında sorun tamamen düzelmektedir. Kalıcı saç dökülmesi söz konusu değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here