Doç. Dr. Osman Özdemir: Çocuklarda Görülen Kalp Hastalıkları

0
261

Kalp hastalığı sadece erişkinlerin problemi değildir. Çocuklarda da kalp hastalıkları görülmektedir ve bu hastalıklar yetişkinlerin kalp hastalıklarından oldukça farklıdır. Son yıllarda basın-yayın organlarında çıkan haberlerin de yardımıyla toplumda bu hastalıkların tanınması artmıştır. Çocuklarda görülen kalp hastalıklarını ve bunların belirtilerini tanıyarak çocuklarımızın kalp sağlığını kontrol ettirmek onların ileride sağlıklı birer yetişkin olmaları için çok önemlidir.

Çocuklarda görülen kalp hastalıkları; doğuştan (konjenital) kalp hastalıkları, kalp ritim bozuklukları ve sonradan gelişen (kazanılmış = edinsel) kalp hastalıklarıdır.
Doğuştan kalp hastalıkları (halk dilinde “kalp delikleri”) kalpte doğum sırasında bulunan yapısal bozukluklar olarak tanımlanabilir.

Bu bozukluklar genellikle hamileliğin erken evrelerinde organların gelişmeye başladığı dönemde oluşur. Bu hastalıklar yenidoğan bebeklerin yaklaşık yüzde 1’inde görülmektedir. Bunların da yaklaşık yüzde 25’i “kritik kalp hastalığı” olarak değerlendirilmekte ve bu hastalara kısa sürede müdahale gerekmektedir. Ülkemizde yaklaşık olarak yılda 1.300.000 (1,3 milyon) bebek doğduğu göz önüne alınırsa her yıl 10.400-13.000 bebeğin kalp hastalıklı olarak doğduğu söylenebilir.

Doğuştan kalp hastalıklarının çoğunda neden bilinmemektedir. Ancak bu hastalıkların genel olarak genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. Daha önceki yıllarda çaresiz gibi görülen birçok durumda başarılı girişimler ve ameliyatlar yapılabildiği için, erişkin yaşlara ulaşan doğuştan kalp hastalığı olan hastaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Çocuklardaki kalp ritim bozuklukları çarpıntı, bayılma, hatta ani ölüm gibi bulgularla ortaya çıkabilmektedir.

Bu bozuklukların sıklığı geçmişte düşünülenden çok daha fazladır. Öyle ki bazı bozukluklar 250 çocuktan birinde görülebilmektedir. Ancak bu bozuklukların tanısı genellikle zamanında ve doğru konulamadığı için sıklıkla gözden kaçmaktadır.

Sonradan gelişen kalp hastalıkları arasında bazı viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, romatizmal kalp hastalığı, ilaçlara veya zehirlenmelere bağlı sorunlar ve kalp kası bozuklukları yer almaktadır. Romatizmal kalp hastalığı ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde doğuştan olmayan kalp hastalıklarının en önemli nedenidir. Romatizmal kalp hastalığına yol açan akut romatizmal ateş (eklem romatizması), halk arasında “beta” olarak adlandırılan,  A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu boğaz iltihabından sonra ortaya çıkan, eklemler, kalp, beyin, cilt ve cilt altı dokuda bozukluklara yol açan bir hastalıktır.

Kalp hastalığı olan bebek ve çocuklarda farklı belirtiler olabilir.
Ağır kalp hastalıklı bebekler ilk birkaç ay içerisinde belirti verirler. Bebeklerde ağlarken artan morarma ve bayılma, beslenme güçlüğü ve yeterli kilo alamama, emerken çabuk yorulma, nefes darlığı ve solunum sıkıntısı, alından soğuk terleme veya göz kapaklarında şişlik gibi belirtiler olabilir.

Daha büyük çocuklarda ise koşarken veya ani heyecan sonrası bayılma, ani başlayan çarpıntı atakları, eforla başlayan göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı ya da sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, sebebi açıklanamayan epilepsi, ateşli boğaz enfeksiyonu sonrasında gelişen dizlerde ağrı ve şişlik, büyüme ve gelişme geriliği, ailede sebepsiz ani ölüm öyküsü kalp hastalığı yönünden uyarıcı olabilir.

Hafif bozukluklar ise genellikle belirti vermezler ve doktor muayenesinde duyulan üfürüm nedeniyle yapılan tetkikler sonucunda tanı alırlar.

Yapılacak birkaç basit ve zararsız test ile kalp hastalığı tanısı kolaylıkla konulabilir.Kalple ilişkili yakınmaları olan bebek ve çocuklar dikkatli bir şekilde muayene edildikten sonra kalp grafisi (elektrokardiyografi = EKG), kalp röntgeni (telekardiyogram = TELE) ve kalp ultrasonu (ekokardiyografi = EKO) çekilmesi ile tanıları konulur. Tecrübeli bir Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından yapılan muayene ve çekilen EKO, kalp hastalığının değerlendirilmesi için çoğunlukla yeterlidir. Çok nadir durumlarda uzun süreli EKG izlemi, eforlu EKG gibi stres testleri, eğik masa testi veya kardiyak kateterizasyon ve anjiyokardiyografi tetkikleri gerekebilir.

Kalp hastalıklarının çocuklarda her zaman bulgu vermediği ve hayatı tehdit edebildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle her çocuğun en az bir kez Çocuk Kalp Hastalıkları (Pediatrik Kardiyoloji) Uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here