“Avukatlık Bürosu Açmak Cesaret İster’’

0
521

Ankara’nın başarılı hukuk bürolarından Küçükdağ Hukuk Danışmanlık Bürosu, verdiği hukuk danışmanlığı hizmetiyle hem Türkiye’de hem de Avrupa’da başarılarını sürdürmeye devam ediyor. Ankara ve Frankfurt merkezli bir hukuk firması olan Küçükdağ Hukuk Danışmanlık Bürosu kurucusu Avukat Alpaslan Küçükdağ ile Küçükdağ Hukuk ve Türkiye’de hukuk üzerine konuştuk…

Alpaslan Bey, öncelikle Küçükdağ Hukuk Danışmanlık Bürosu’nu tanıyabilir miyiz?
Biz, Türk Hukuku üzerine çalışan, Ankara ve Frankfurt merkezli çalışan bir hukuk firmasıyız. Kuruluşumuzdan itibaren geçen 24 yıllık faaliyetlerimizle bizimle çalışan insanların güveni oldukça kazanmış olmaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası ve Türk hukuku üzerinde kazandığımız deneyimlerle sınır ötesi operasyonlar da yürütmekteyiz. Türk Hukuku’na göre ülkemizdeki ve yurtdışındaki müşterilere onların çıkarlarını koruyan ve hukuki tavsiyelerde bulunan firmamız bu çerçevede avukatlık hizmeti vermektedir.

Ağırlıklı olarak hangi konularda hizmet veriyorsunuz?
Faaliyet alanlarımız Özel Ticaret Hukuku ve Ticaret Hukuku. Türk Ticaret ve vergi hukuku alanında şirket kuruluşları, kurumsallaştırma, şirket evlilik ve eşleştirmeleri, LOI, MOU, LC, agreements, IPO süreçlerinin takibi, Türkiye’de yatırım yapmak isteyen yabancı firmalara hukuki fizibilite çalışmaları yapılması, eşleştirmeler, finansal analizlerin sunumu, uluslararası ticari sözleşmelerin hazırlanması, takibi ve sonlandırılması, ödenmemiş alacakların tahsili ve sözleşmelerden kaynaklanan davaların ikamesi ve takipleri üzerinde çalışmaktayız.

Türkiye ve Frankfurt merkezli bir firma olarak sizce Türkiye’de ihtisaslaşma nedir?
Avrupa’daki ihtisaslaşmayla Türkiye’deki ihtisaslaşma arasında çok farklar var. Bunu karşılaştıramayız bile. Türkiye’de bütün üniversitelerin bütün bölümlerinde olduğu gibi Hukuk Fakültesi’ni bitiren biri hukukun bütün dallarını ana hatlarıyla öğrenerek mezun olur. Türkiye’de ihtisaslaşma aslında mesleğe atıldıktan sonra başlar. Hukukta ihtisaslaşma dediğimizde de çoğunlukla ceza avukatlığı ve ticaret avukatlığı karşımıza çıkar. Yüksek lisans ya da doktora yaparak da ihtisaslaşma mümkündür fakat asıl ihtisaslaşma avukatın mesleğinde bir yöne eğilimiyle gerçekleşir. Ben ticaret hukuku ile ilgilendiğim için o yönü tercih ettim. Bunda daha fazla kitleye hitap etmesinin de nedeni vardı tabi ki.

Büro açmanın zorlukları var mı?
Büro açmak kolay değildir ve cesaret ister. Bunun için belli bir tecrübeye ve bilgi birikimine sahip olmanız gerekir. Mezun olur olmaz ‘’ben avukat oldum, bir büro açayım’’ derseniz, birikiminiz olsa dahi o iş sizin elinizde patlar. En az 5-6 sene bir avukatlık bürosunda çalışmanız gerek. Büro açmak en azından 10 senelik bir tecrübe istiyor. Bir avukatın yanında çalışmak size her zaman mesleğin çeşitli yönlerini daha çabuk öğrenmeyi getirir. Çok çalışmanız gerek ve büro açtığınızda sizinle çalışacak olan yeni avukatların başarısında da sizin parmağınızın mutlaka olması gerekmektedir.

Peki, Türkiye’de insanlar kendini savunmak için bir avukat tutmak zorunda mı?
Aslında yasalarda böyle bir zorunluluk yok. Herkes kendi davasına bakabilir fakat dava açmak ve açılan davayı takip etmek teknik donanım ve bilgi gerektirdiği için en azından davalar açıldıktan sonra bir avukatın takip etmesini mutlaka öneririm.

Türkiye’de adli yargı sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Türkiye için biz şikayet ediyoruz ama aslında dünyada adliye ve adalet geç intikal eder. Hiçbir ülke için davanın bitiş süresi belli değildir. Bu yüzden adli yargı süresi için yorum yapmak ya da eleştirmek çok da doğru bir davranış değildir. Eskiden Türkiye’de dava açma ve hukuki süreç başlatmak çok kolaydı. Şimdi işler değişti. Son 10-15 yıldır adliye, sisteme büyük yatırımlar yaptı. Teknolojiyle birlikte de her yerde olduğu gibi adliyede de büyük kolaylıklar sağlanmaya başlandı. UYAP sisteminin kurulmasıyla birlikte adli sistem elektronik hale geldi. Eskiye nazaran adliye şu anda daha sistematik ve daha düzenli çalışıyor.

Hukuk okuyan öğrencilere ve yeni mezun avukat adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Avukatlık zor bir meslek. Avukatlıkta insanlarla uğraşıyorsunuz ve insanları savunuyorsunuz. Bunun için büyük sabrınız olması gerek. Davanız bitene kadar bir insanın yükünü sırtınızda taşıyorsunuz. Bunu taşımak istediğinize ve hayatınız boyunca göreceğiniz şeylere hazırlıklı olmanız gerek.

Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de avukat iyi dil bilmek zorundadır. Hatta çok iyi dil bilmelidir. Hukuk diline tamamen hakim olan biri, yeteneğini de katarsa iyi bir avukat demektir. Kısaca avukat olmak isteyenler, hukuk yanında hayatın her yönünü bilmeniz ve öğrenmeniz gerekmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here