Düşler Adası: Hakan Ada

0
664

”Genç ressam Hakan ADA son dönem eserlerinde ; düş ile gerçek arasındaki çizgiyi izleyen ile izleneni tuval olarak ortaya koyarak izleyiciyi bu iki uçta gidip gelmelere yönlendirmektedir. Çocukluğunda oynadığı eski ve hurda arabalarda ki iz bırakan imgeleri resimlerine görebilirsiniz. Yaşadığımız Dünya’da küreselleşmeye karşı duran ve mesaj veren bir sanatçı olarak Hakan ADA’nın resimlerinde ona ait “Düşler Ülkesi” üzerinden nostaljik bir hava ve geriye dönüş vardır”

Kendinizden, sanat sürecimizdeki önemli noktalar ve değişim süreçleri aktarırmısınız?
1982 Silifke doğumluyum. Sanat hayatına yönelmemdeki en büyük etken lise yıllarında resim öğretmenim Gülsüm Sağlam’ın yapmış olduğum resimlerin dikkatini çekmesi sonucunda beni kendisine çekmiş ve sanat anlamında içimde bir ışık yakmasıdır. Toplumda sanatın ve sanatçının değerini önemini anlatmış ve düz lisede sanat bölümü açarak beni oraya kaydetmiştir. O günden sonra elimden ne kalem ne de fırça düşmemiştir. Daha sonra Üniversite, master ve bugünkü sanat hayatıma azimle çalışarak ulaşmayı başardım.

Mersin’de yaşayan, ama açtığınız sergiler nedeniyle Ankara ile yakın bağlantıları olan bir ressam olarak Ankaralı sanatseverlerden aldığınız etki nasıldır?
Sergiler ve fuarlar nedeniyle Ankara da bulunmaktan çok mutluyum. Ankara’ya ilk gelişim yüksek lisans sınavını kazanmam ile oldu. Okul bittikten sonra profesyonel anlamda galerilerle çalışmaya başladım ve “Düşler Ülkesi” adlı kişisel ve karma sergilerde Ankaralı sanatseverlerden tamamen olumlu bir enerji ve eleştiri aldım. Sergime gelen insanların küçük bir çocuk misali heyecanla resmin içine dahil olarak mesajlar ve anlamlar yüklemeleri çok hoşuma gitmiştir. Düş ile gerçek arasındaki çizgiyi izleyenle izlenen bu mecrada tuval karşısında ortaya koymuştur. Ankaralı sanatseverlerden aldığım olumlu tepki sonucu karşılaştığım bu tablodan oldukça memnun kaldım.

Resmini nasıl tanımlayabilisiniz? Sizin resminizin özgünlüğü nelere dayanmaktadır? Hakan ADA’ın sanatını ortaya koymanızın temelini oluşturan duygu, bilgi ve tecrübeleriniz nedir? Bunları nerede, nasıl ve hangi süreçlerde elde edebildiniz?
Resimlerimdeki özgünlüğüme sanat okulundaki eğitim ve tecrübelerim başlangıç oluşturdu, geçmişim, yaşadığım yer ve çocukluğuma dayanan imgeler bunu pekiştirdi. Hayvanlarla ve doğayla iç içe yaşayan bir kişi olarak birikimlerimi süzgecimden geçirerek Düş Dünyama hareket ettim. Çocukluğumda oynadığım eski ve hurda arabalarda ki iz bırakan imgeleri resimlerime taşıdım. Yaşadığım dünyada küreselleşmeye karşı duran ve mesaj veren bir sanatçı olarak tamamen resimlerimde nostaljik bir hava ve geriye dönüş vardır. Tarz denilen olaydan çok sanatçı bir problematik olgusundan yola çıkarak geçmişine bir dönüş yaşar ve bunu resimlerimde imgelerle ortaya koyar. Bugünün modern resmine işaret eden resimler bu süreçlerden geçerek bir paradoks olarak bugünde hala yaşamaktadır.

Türkiye’de yaşayan bir genç ressam olarak yaşadığınız sıkıntılar nedir? Batıyla kıyaslarsak Genç ressamların ne gibi eksi ve artıları var?
Türkiye’de yaşayan bir sanatçı olarak en büyük sıkıntının sanatın günümüzde sanat tarihi kitaplarından öğrenilmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. O döneme nüfuz edememenin vermiş olduğu dezavantaj ülke olarak bizi en az yüz yıl geride bırakmaktadır. Bunun yanında en büyük etken sanat müzelerimizin olmamasından ve halkımızın bilinçlendirilmemesi nedeniyle Batı her zaman bizim ülkemizdeki sanattan daha ilerde olacaktır. Tarih kavramı ve o tarihin izlerini günümüze taşımak çok önemlidir. Biz de ise çarpık kentleşmenin ve sanayinin getirilerinden başka bir şey yoktur. Genç sanatçıların daha çok müze ve ülke gezmesi gerekmektedir. Ülkedeki bu katı bürokratik düzeninde sıkışmış olarak yaşamaya çalışan tüm sanatçıların sıkıntılarını ben de hissediyorum.

Toplumsal değişim süreçlerinde bir sanatçı nerede durmalı ve bu duruşunu nasıl eserlerine yansıtmalıdır? Sanatçıların yaşadığı sıkıntıların onları olgunlaştırdığı konusundaki düşünceniz nedir?
Sanatçılar; toplumsal değişimi öncelikle çok sıkı bir şekilde takip etmeli, kitap dergi ve gazete okumalı, yaşanan bütün olayları süzgecinden geçirmeli ve gerek radikal olarak gerekse alaycı bir tavırla korkmadan resimlerinde mesajlar vermelidir. Üniversite eğitimi alan bir genç sanatçı iktidarı eleştiren bir seri resimler yapmak isterse, okulundan ve atölye hocasından bu projeye dayalı hiçbir destek görmediği gibi bazı tehditler hatta daha fazlasını alabilir. Aslında toplumda bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı var. Dokunan yazarlarımızın, sanatçılarımızın, liderlerimizin de nerde olduğu aşikardır.
Ülkemizde yaşayan sanatçının yaşadığı sıkıntılar azımsanamaz derecededir. Fakat her yaşanılan sıkıntı sanatçıyı olgunlaştırdığı gibi bunalıma ve kaosa da sürüklemektedir. Ülkemizde henüz sanatçı fikri ve kavramı ile bir ömür yaşamak olgunluğu oluşmamıştır. Resim sanatıyla uğraşan bir genç sanatçı iseniz işiniz daha da zordur. Ankara Life ve sizin gibi genç sanatçılara yaptığınız destek tutunmaya ve ileri atılmaya çalışan gençler için çok önemlidir.

Sanatta yaratıcılık ve özgünlük konusu hakkındaki düşünceniz nedir?
Bir sanatçı mutlaka yaratıcı ve özgün olabilmelidir. Sanat tarihinde Rönesans döneminden bugüne kadar hala sanat mı zanaat mı kavramı tartışılmaktadır. Çok iyi resmedilen bir resim günümüzde sadece zanaat anlamında değerlendirilerek alt düzeyde görülebilmesi, yaşadığımız çağ ile ve teknoloji dünyasıyla alakalıdır. Bir sanatçı tüm bu ortamlardan verilerden yararlanabilmeli, fakat özgünlük konusunda kesinlikle yaratıcı olmalıdır.

Ressamlıktan sanatçılığa gidebilecek bu süreçte kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz? Sizce sanatçı kimdir? Bir sanatçıda bulunması gereken özellikler nedir? Gelecek dönemdeki hedefleriniz nedir?
Ressamlık dediğimiz olgu ve durum belli bir eğitim alarak artık herkesin yakalayabileceği bir mertebedir. Güzel resim yapmak güzel resim yapmaya ulaşmak eğitim alarak gerçekleşmektedir. Fakat sanatçı olarak yaşamak o donanıma sahip olmak, çevresine, ülkesine ve dünyaya karşı ilgili alakalı olmaktan geçmektedir. Toplumsal olayları takip etmek gerektiğinde tepkisini bireysel olarak verebilmek ve bunları eserleriyle bütünleştirmekten geçer. Sanatını salt olarak dünyaya farklı bir açıdan bakarak ortaya koyması gerekmektedir. Sanatçı toplumun kişiye vermiş olduğu bir unvandır. Bu da kişinin almış olduğu eğitim, yapmış olduğu eserler ve hayata bakış açısından ortaya çıkmaktadır. Gelecekte hedefim; sanatımın ve eserlerimin Türkiye de her şehirde kabul görmesi ve sonrasında Uluslararası anlamda dünyaya açılmak ve müzelere girebilmektir.

Sosyal Medyanın gelişmesi ve hızının sanata etkisi nedir?
Sosyal medyanın gelişmesi aslında hayatı etkilemektedir. Sanat her gün daha fazla hayata karışarak akıyor. Her sekans da yeni bir sanat mecrası olarak ortaya çıkıyor. Yurt dışında gerçekleşen bir sergiyi online izleyebiliyor, yeni sanatçıları galerileri ve manifestoları keşfedebiliyorsunuz. Sanattan daha hızlı ilerleyen bir dijital dünya var. Her sanatçı da bu dünyadan nasibini alıyor. Bu görselleri süzgecinden geçirip harmanlıyor ve eserlerine yansıtıyor. Sanatın olmazsa olmazı haline geliyor. Aslında sanatçının kuramsal alt yapısına da ışık tutuyor, yardımcı oluyor.

Başta resim olmak üzere sizi ve sanatınızı etkileyen sanatçılar kimlerdir?
Beni etkileyen sanatçılar başta Leonardo Da Vinci olmak üzere; Caravaggio, Salvador Dali, Van Gogh, Gerhard Richter, Marina Abramovic, Pablo Picasso, Kazimir Maleviç, Marcel Duchamp, Hieronymus Bosch, Marc Chagal ve Türk sanatçılardan ise başta Taner Ceylan, Devrim Erbil, Mustafa Horosan, Ahmet Yeşil, Ahmet Güneştekin, Nezih Çavuşoğlu, Haluk Özden ve Gülten İmamoğlu gibi sanatçılardır.

Önümüzdeki dönem sergileriniz hakkında bilgi verimisiniz?
2015 Tüyap Sanat Fuarına kişisel sergi ile katıldım. Bunun dışında 2015 yılında Galeri Russo’da Gerçekliğin Kurgusu adlı bir karma sergiye, Still Life Galeri’de Yılbaşı Sergisi adlı bir karma sergiye, Platform A Armoni Sanat Galerisi’nde Karma 2 adlı bir karma sergiye, Galeri Soyut’da Yeni Aralık adlı bir karma sergiye ve II.Tügsad Sanat Fuarına katıldım . 2017 yılında Still Life Sanat Galerisinde bir sergiye katılacağım. Önümüzdeki dönemlerde kişisel karma ve fuar sergilerim devam edecek. Yurt dışı workshop ve karma sergilerimin de görüşmeleri devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here