Sihir Gibi Bir Yer: VİNERİA

0
270

Öyle mekanlar vardır ki önünden geçerken bile sizi kendisine çeker, siz daha neresi olduğunu bilmeden bir anda içinde bulursunuz kendinizi. Sıcacık atmosferi, mutfağından gelen lezzet dolu kokular, tadı damağınızda kalacak içecekleriyle müdavimi olursunuz. Önünüze bir yemek geldiğinde kokusu size çok tanıdık gelir ama damağınızda bıraktığı tat hiç unutamayacağınız, bir daha da başka yerde bulamayacağınız bir lezzet olur. Sihir gibi… İşte o yer Ankara’nın en güzel yerinde keşfedilmeyi bekliyor. Vineria Restaurant…

İçeri girdiğiniz andan itibaren farklı bir yere geldiğinizi anlatıyor Vineria. Havası, atmosferi, dekorasyonu size İtalya’nın nezih bir kasabasında bir restoranda oturduğunuz hissini yaratıyor. Sahipleri Baki Bey ve Natalia Hanım’ın çalışanlarıyla bir aile gibi olması da ortamın sıcaklığını koruyan etkenlerden biri. Dedik ya sihir gibi bir yer diye… Doktor gurmelerimizle birlikte Vineria’ya gittik ve bu sihri yakından gördük.

Op.Dr. Hakan Yüzer: Vineria’yı keşfettiğim için çok mutlu oldum. Gerek ortamın sakinliği gerekse ambiyansı sizi olduğunuz yerden alıp başka diyarlara götürüyor. Yemeklerine diyecek lafım yok zaten. Baki Bey de Natalia Hanım’da bu işi ancak bu kadar iyi yapabilirlerdi. Çok aç değilseniz eğer Füme tabağı ya da Peynir tabağı içeceğinizin yanında gidebilecek en lezzetli seçenekler olacaktır. Ara sıcak tarzı bir seçenek istiyorsanız seçiminiz kesinlikle Güveçte Deniz Ürünleri olmalı. Bu konuda çok başarılı. Ana yemek olarak seçebileceğiniz Steak, tam kıvamında. Ben buraya sık sık gelirim.

Dr. Özerk Demiralp: Kapıdan girdiğim anda başka bir diyara açılan bir geçit gibi gördüm burayı. Havasıyla büyülüyor insanı. Ankara’ya kesinlike böyle bir mekan lazımdı. Lezzetli yemekleri, ara sıcakları, peynir tabağı, daha sayamayacağım çoğu lezzetleriyle sizi kendine çekiyor. Damağınızda bıraktığı tatları bir daha denemek istiyorsunuz ve emin olun burada çok şaşıracaksınız. Hindi Dolma başka hiçbir yerde tatmadığınız bir lezzet diyebilirim. Tarifi için sır dediler ama bu sırrı çözmek isteyen varsa Vineria’ya uğrasın. Başlangıçta gelen Tapas yüksek puanı hak ediyor. İçli köfte hepimizin bildiği tarzdan biraz daha farklı. Bilmeyenler için söylüyorum denenmeli…

Op. Dr. Baran Celtemen: Yeni bir yer keşfettiğim için şu an çok mutluyum. Arkadaşlarınızla, eşiniz ya da sevgilinizle özellikle de özel günlerinizde tercih edebileceğiniz bir yer Vineria. Ben Soslu Fajita’sına bayıldım. Fajita’nın içindeki bebek mısır, ayrı bir tat katmış. Ama en son şölen gibi masayı donatan, renkleriyle gözlerimizde gökkuşağı etkisi yaratan elma ve armut tatlıları gecenin sonuna damga vurdu diyebilirim. İyi ki varsın Vineria diyorum.

Op. Dr. Sema Özden: Nezih bir mekanda kaliteli işletmecilerle yediğim yemeklerden daha bir keyif alıyorum. Vineria’ya gelip ilk gördüğüm anda buranın o mekanlardan bir tanesi olduğunu anlamıştım. Öncelikle dekorasyondan bahsetmek istiyorum çünkü Baki Bey ve Natalia Hanım zevk sahibi ve özenli karakterlerini Vineria’nın dekorasyonuna da yansıtmışlar. Masamıza gelen lezzetlerle de beni kendisine bağladı diyebilirim. Özellikle özel teknikle hazırlanan füme somon servisinde benim için Ankara’da bir numara.

Taner Akçakanat: Ankara’da Vineria gibi bir restoranın varlığını keşfettiğim ve birbirinden lezzetli menülerini tattığım için çok mutluyum. Misafirperver yaklaşımlarının yanı sıra yaptıkları servis ve servisler hakkında verdikleri bilgiler ile her konuda tam not almaya layık bir yer burası. Güveçte deniz ürünleri, tapas, hindi dolma… Önce bu yemekleri yemeye, sonra da bu lezzetleri övmeye doyamayabilirim. Fakat ben günün yıldızının armut tatlısı olduğunu düşünüyorum. Yediğim hiçbir armut tatlısına benzemeyen lezzeti, her lokmanın ardından bir lokma daha alma isteği uyandıran dokusu ve duyduğunuz andan itibaren burunda kalan kokusuyla adeta son lokmada bir sonraki randevunuzun sözünü alıyor.

Dt. Mahir Südemen: Vineria Restaurant menüsünde İtalyan mutfağına özgü tekniklerle hazırlanmış seçkin yemeklere yer veriyor. Şahsen kırmızı et ve peynir uyumunu çok seven biri olarak ben bu akşamı diğer lezzetlerin yanında steak ve peynir tabağı ile hatırlayacağım. Ne az ne çok, tam kıvamında pişirilmiş etin dokusunu unutmak mümkün değil. Soslu Fajita’nın sosundaki partilerin dengesi ise takdire şayan. Özellikle tatlı bir dokunuş olarak ekledikleri bebek mısır damağınızda unutulmaz bir tat bırakıyor. Tatlılarda ise bir renk şöleni yaşıyorsunuz. Alışılmışın dışında tarifle hazırlanan elma ve armut tatlıları gerek kıvamı gerekse lezzetiyle gidip muhakkak denenmesi gereken eserler.

Uzm. Dr. Ebru Akçakanat: Bir yemeği güzel kılan şey tarifinden öte kimlerle, nerede yediğiniz ve o yemeğe yapılan sihirli dokunuşlar. Vineria’da her tabağa masanıza gelmeden önce sihirli değnekle dokunulmuş gibi adeta. Ben en güzel dokunuşu Fajita’da yakaladım. Sosunun kıvamı ve rengi ile ilk gördüğünüz anda bir merak uyandırıyor. Sonrasında da yemeye doyamıyorsunuz zaten. Füme tabağının yanı sıra somon fümenin Vineria yorumuna tek kelimeyle bayıldım. Soğuk bir kış akşamında o sihirli değneği omzuma dokundurup beni deniz kıyısına götürdü sanki. Vineria’da tablo gibi bir masa karşılıyor sizi ve bu tablonun ardında profesyonel bir ekip olduğu şüphesiz. Meyve tabağı ise bir sanatçının imzası gibi gösterişli ve sanat eseri gibi özenliydi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here