Gurmeler 7 Mutfak’ta

0
38

Ankara sokakları lezzetli mekanlarıyla bizi şaşırtmayı asla elden bırakmayacak gibi görünüyor. Ankara Life Dergisi olarak biz bu ay 3 aydır faaliyette olan 7 Mutfak’a misafir olduk ve şaşırtıcı derecede başarılı lezzetleri bir bir tatma fırsatı bulduk. Mekana sihirli dokunuşlarıyla hayat veren işletmecisi Didem Hanım ile gerçekleştirdiğimiz sohbet sırasında kısa zamanda edindiği bu başarının sırlarını konuştuk. 7 Mutfak bilinen ev yemeği konseptli restauranların biraz dışında bir mekan. İçeriye girdiğiniz an kendinizi evinizin mutfağında hissetmeniz işten bile değil.

Didem Hanım, 7 Mutfak yolculuğuna ilk başladığında gel-al konsepti üzerinden hizmet vermeye başladığını söylüyor ancak sonrasında cafe-restaurant odaklı devam etme kararı alınmış. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise mekanın iç ısıtan ambiyansı. Öyle ince düşünülerek dekore edilmiş bir mekan ki oturduğunuz an sizi Alaçatı sokaklarında götürüyor. İçeriye ilk girdiğinizde sizi duvarda asılı renk renk çiniler ve şirin mi şirin rengarenk sandalyeler karşılıyor.

Gelelim 7 Mutfak’ın başarısının sırlarına…

Mekan, kendi yiyemeyeceğiniz hiçbir yemeği misafirlerinize ikram etmeyin mottosuyla yola çıkmış.

Bu sebeptendir ki açık mutfak kullanılıyor ve tüm lezzetlerin yapım aşamasına birebir şahit oluyorsunuz. Hijyen üst seviye..

Didem Hanım asla sanayi tipi yağ kullanmadığını söylüyor ve burada bütün yemeklerde hakiki zeytinyağı kullandığını ekliyor. Burada yiyeceğiniz her şey tamamiyle ev yapımı. Her gün 3 çeşit ana yemek servisi var ve menü her gün değişiyor. Mevsiminde olmayan hiçbir ürün servis edilmiyor. Zeytinyağlılar haftalık olarak değişiyor ve tazeliğini koruması açısından iki günde bir yemekler yenileniyor.

Ankara Life Dergisi gurme ekibi olarak biz de bu damak çatlatan lezzetleri tattık.
Başlangıç olarak zeytinyağlı tabağı her daim taze ve hakiki zeytinyağı ile yapıldığından ötürü lezzeti zirvede. Özellikle biber dolma , zeytinyağlı taze fasülye ve enginar anne lezzetini aratmayacak derecede başarılı. Devamında denediğimiz patates çorbasının ise kıvamı tek kelimeyle mükemmel. Üzerine pul biber ve zeytinyağı yakılıp dökülerek servis ediliyor. Lezzetler bizi şaşırtmaya devam ederken tezgahta gözümüze ilişen Kıbrıs ekmeği ile mest olduk diyebiliriz. Çünkü orjinaline bu kadar yakınını hiç denememiştik. Favorilerimizden bir diğeri ise kısırdı. Kısır bilinenden biraz daha farklı bir tarifle yapılıyor. En son servis edilirken üzerine domates ve salatalık ekleniyor ve lezzeti zirveye taşıyor.

Gelelim tatlılara…

Mekanın ezber bozduğunu söylemiştik. Bir diğer ezber bozan tarif ise cheesecake. Cheesecake sadece labne peyniri ile yapılmıyor. İçerisine labnenin sade tadını kırabilmek adına yoğunlukla kaymak konuluyor. Tattığımız diğer lezzetlerden biri ise yumurtasız pasta. Yumurta alerjisi olanlar için düşünülmüş bu tarif iki kat çikolatalı kek arasında pastacı kreması ve çilekle servis ediliyor ve lezzeti üst düzey.

Çikolatalı tart ise çikolata tutkunlarının asla hayır diyemeyeceği bir lezzet.

Mekanın iddialı olduğu bir diğer tatlısı ise tiramisu ve bu iddiada asla haksız değil. Tiramisu orjinaline sadık kalınarak mascarpone peyniri ve kedi dili ile yapılıyor.
Hepimizin hem fikir olduğu bir konu var ki o da yaz aylarının vazgeçilmez içeceği limonatadır. Ve iddia ediyoruz bu zamana kadar içtiğiniz en başarılı limonatayı içmeye hazır olun. Tamamiyle ev yapımı ve çilekli seçeneği de mevcut.

Servis çok başarılı. Çatal bıçaklar, yemek takımları ve peçetelikler özenle seçilmiş.
Yemek takımı kullanılmıyor ve kullanılan bütün servis malzemeleri farklı konseptte.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here