Doğu Oba Özkan: “Fotoğraf Tutkuma Engel Olamadım”

0
31

Fotoğrafçılığa küçük yaşlarda merak saran Doğu Oba Özkan, ailesindeki gazetecilik geçmişinin getirdiği destek ile Türk Telekom Anadolu Teknik Lisesi’nde Radyo-Televizyon üzerine eğitim aldı. Böylelikle fotoğrafçılığa başlangıç yapmış oldu. Yaklaşık beş yıla yakın süredir profesyonel olarak fotoğrafçılık mesleğini icra eden Özkan, BOM Dergi fotoğraf editörlüğünün yanında Ankara’da birçok ajansla freelance olarak çalışıyor. Özkan, Ankara Life Dergisi’ne fotoğrafçılık kariyerini anlattı.

Fotoğrafçılık kariyerine başlamanıza hangi faktörler etkili oldu?
İlk makinem haliyle 36’lık filmli makinelerdendi. Gözlemlediğim, gördüğüm herşeyi çekmek hobimdi diyebilirim. Bir gün babam güzel bir sürpriz yaparak, okuduğum okul ve bölümdeki başarımı desteklemek amacıyla, Nikon D70’s set aldı. Bana vermeye pek kıyamıyordu aslında; ama arada evde bıraktığında ben de çıkıp kendimce bulduğum her şeyi ve arkadaşlarımı çekiyordum. İçimdeki fotoğraf tutkusu hiçbir şeyin engel olabileceği tarzda değildi.

Daha çok hangi alanlarda çalışma yapmayı tercih ediyorsunuz?
Her alanda çekim yaparak başladım fotoğrafçılığa… Her alanda çalışarak zamanla kendi tarzımı ve çizgimi bulmaya başladım. Katalog çekimleri ve fashion portfolyoda buldum kendimi. Fotoğraf karesinde bir kadın olmalı öncelikle benim için; arka fon da devamında gelmeli. Kıyafet kombini taşıyan bir kadın; duruşuyla, bakışıyla fotoğrafı dolduran birincil unsur diyebilirim ve doğanın bütünlüğüyle buluşması, son düşümü fotoğraf karesine…

Tarzınızı nasıl betimlersiniz?
Fotoğraf, hayatın durdurulmuş yansımaları benim için… Çekimlerim genelde, doğaçlama konsept üzerine oluyor. Duruşlar, pozlandırmalar hepsi kişilerin hayatında fark etmese de verdiği mimikler… Tarz açısından çektiklerim daha çok ‘fashion’ tarzına oturuyor. Kurgusal fotoğraflara bakmayı seviyorum; ama ben o tür fotoğrafçılığa yönelmedim. Kurgusal fotoğraf, içimdeki duyguları yansıtmıyor. Fotoğraf benim için çekildiği anda durumu, duyguyu, anı yansıtması gereken bir çalışma; fotoğrafı öylesine çekip daha sonra bir takım programlarla düzeltilmesi mantığı bana çok da uygun değil…

Sizce iyi bir fotoğrafçının en önemli özellikleri nelerdir?
Öncelikle fotoğraf sanatçısının fotoğraf makinesini, yani ‘en yakın dostu’nu sevmesi ve benimsemesi gerekir. İş olarak bakmadan önce, içinizde yaşamanız gerekir bu tutkuyu. Atış sporunda ‘gez, göz, arpacık’ın nasıl bir önemi varsa; fotoğraf makinasından bakarken de ‘göz, his, yetenek’ bir arada olmalı. Bana göre fotoğraf aslında, videonun karelere dökülmüş hali, hayatın bir gerçeği, doğallığın anlık yansıması; tek kareye sığdırılmış dünya ya da sözün olmadığı yer…

Özel günlerde fotoğrafın yanı sıra video çekimi de gerçekleştiriyor musunuz?
Tabii ki teknolojiyle birlikte ben de geliştirmeye çalışıyorum kendimi. Artık insanlar telefonlarından fotoğraf ve video programlarıyla kendi istediklerini oluşturup, sosyal medyada anında paylaşabiliyorlar. Doğum günü partileri, düğünler, açılış organizasyonları gibi etkinliklerde firma ve kişilerin çözüm ortağı olduğumu mutlulukla dile getirebilirim. Günümüzde en çok düğün klipleri kapsamında insanlar gün boyunca fotoğraf ve video çekim hizmeti satın alıyorlar. Bu mutlu ve özel günlerinin her dakikasının kayda geçmesini arzuluyorlar. Ben de onlarla bir gün boyunca heyecan ve mutluluklarını paylaşıyorum.

Ankara’daki fotoğrafçılık sanatı ile ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz; sizce tatmin edici seviyede sanatçı ve takipçi var mı sektörünüzde?
Ankara gri bir şehir; bunu hepimiz biliyoruz. Zihinlerde yer etmiş ‘Memur Şehri’ olgusu altında yaşamak ve çalışmak kolay olmuyor; ama bu algı kırılmaya başladı gibi… Her hafta sonu farklı mekanlarda ünlü sanatçıların konserleri, söyleşiler, açık hava etkinlikleri gerçekleşiyor. Ankara’da sanat, yavaş yavaş sokağa taşmaya başlıyor. Sosyal medya da bunun en büyük yansıtıcısı oluyor. Görmeseniz de gidemeseniz de bu canlılığı, şehrin kalp atışlarını yakınen yaşamanıza yardımcı oluyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here