#VineFenomeni: Berat Toksöz

0
96

Kullanıcılara maksimum 6 buçuk saniyelik videolar çekebilme olanağı sağlayan Vine, kısa sürede sosyal dünyanın en çok kullanılan uygulamalarından biri oldu. Tabii bu durum her sosyal mecrada olduğu gibi vine’da da kendi fenomenlerini doğurdu. Kimileri izleyenlerini güldürme çabasına girdi, kimileri ise reklam peşinde koştu. Bazı vine kullanıcıları ise özenle hazırladığı videolar ve kurgu için verdikleri emekle tanınılırlığını artırıp “fenomen” unvanını kaptı. İşte o fenomenlerden biri; yaklaşık 355 bin takipçisi bulunan Berat Toksöz. Vine çekmeye eğlenmek için başladığını söyleyen Toksöz, takipçi sayısı arttıkça vine çekmenin işe dönüştüğünü ve bu süreci Ankara Life Dergisi’ne anlattı.

Seni biraz tanıyabilir miyiz?
1990 Bartın doğumluyum, üniversite eğitim için Ankara’ya geldim. Çankaya Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret okuyorum. Aynı zamanda müzisyenim, DJ’lik yapıyorum.

Neden Vine?
Vine çekmeye başlamadan önce kariyer odaklı çalışmalarım vardı. Sürekli çalışıyordum, eğitimler alıyordum. Kısacası eğlenceli bir hayatım yoktu. Eylül 2013’te tüm bu koşuşturmalarım bitti. Bu sıkıcı hayatımın arasında vine izleyip gülüyordum. “Çok eğlenceli adamlar, nasıl böyle komik video yapıyorlar” diye düşünürken, “benimde böyle bir hayatım olsun” dedim ve vine çekmeye başladım. Hatta sırf bunun için yeni kıyafetler aldım, saçımı kestirdim 🙂 İlk Vine’ımı da arabaya binerken çektim…
İlk Vine’ını yayınladıktan sonra nasıl geri dönüşler aldın?
İlk başlarda kimse Vine’larımı görmüyordu. Facebook’ta, Twitter’da paylaşıyordum. Kendi arkadaşlarım görüp benimle dalga geçiyorlardı. İlk başlarda takipçim yoktu, üç aydan sonra takipçi sayım artmaya başladı.

Takipçi sayını arttıran ne oldu?
Yavaş yavaş insanların “timeline”ına düştüm. Üst üste güzel videolar çektim. Böylece tanınmaya başladım.

Sosyal medya ile ilgili düşüncelerin nedir?
Sosyal medya genel olarak asosyallik gibi geliyor bana. Etrafta telefona bağlı yaşayan, elinde sürekli telefon olan insanlar görüyoruz. Mesela, Twitter fenomeni arkadaşlarım var; evde, kıyıda köşede oturmuş, elinde telefon sürekli Tweet atacak malzeme yakalamaya çalışıyor. Bence vine, tüm sosyal mecralar arasında en farklı uygulama. İnsanlar kim olduğunuzu biliyor, sahte hesapların ardına gizlenme gibi bir şansınız yok.

Ama sosyal medyaya başlı başına sadece asosyallik deyip geçmek de olmaz. Elbette birçok artısı var. Mesela, bir sürü insan tanıyıp arkadaş edindim. Gündemi sosyal medyadan takip ediyorum.

Sosyal medyanın en sevmediğim yönü ise, küçük çocukların elinde olması. Bu durum hem kaliteyi düşürüyor hem de dikkat çekmek için kendi kişiliklerinden ödün veriyorlar.

6,5 saniyede bir şeyler anlatmaya çalışmak, insanları güldürmek çok zor bir iş olsa gerek…
Çok zor. Çünkü komik vine çekmek belli bir mizah gerektiriyor. İzleyenler neye güler, ne hoşlarına gider diye düşünüyorum ve farklı tarzda Vine’lar çekmeye çalışıyorum. Konu bulmakta da ciddi zaman harcıyorum.

Ne yaparak Vine çekenler arasında fark yarattın?
Gerçekten çok uğraştım ve emek verdim. Kimi zaman sinirlendim, moralim bozuldu. Vine’larım tutmayınca üzüldüm. Genelde üniversite öğrencilerine yönelik Vine’lar çektim, o yüzden çok tutuldu. Yolda yürürken bile ne çekebilirim diye düşünüyorum.

Bir Vine nasıl çekilir? Aşamalarını anlatabilir misin?
Diyelim ki bir fikrimiz var. Beraber vine çektiğimiz arkadaşlardan biri bir fikir ortaya atıyor. Diğer bir arkadaş o zaman şunu da ekleyelim diyor. Vine çeken ben olduğum için arkadaşlarımın söylediklerini kafamda toplayıp hangisi daha çok beğeni alır diye düşünüyorum. Sonra o fikirlerden bir senaryo yaratıyorum. Senaryo oluştuktan sonra da çekmeye başlıyoruz. Birlikte izliyoruz, olmuşsa yayınlıyoruz, olmamışsa baştan çekiyoruz. Vine çekerken önemli olan final anı. Finalde senaryoyu patlatmanız lazım, final güldürmezse o vine tutmuyor.

Vine fenomeni olmak para kazandırıyor mu?
Başta eğlence olarak görmüştük ama sonradan ticarete döndü. Bir baktım ki vine çekmek artık işim oldu. 🙂 En kötü ihtimalle 2-3 günde bir vine çekmem gerekiyor. Eğlenceden çıktı biraz. Bir de reklam alıyoruz. Büyük firmalar bizden reklam talep ediyor. Ayrıca müzisyenlik kariyerimi vine fenomenliği ile daha da yukarıya taşıdım.

Kendine Vine ile ilgili bir hedef koydun mu?
Takipçi sayısı olarak bir hedefim yok. Yani amacım “1 milyon takipçim olsun”dan önce “yaptığım iş hep daha iyisi olsun” oldu. Bunun için uğraşıyorum.

Ankara’nın vine fenomeni olmanda etkisi oldu mu? İyi ki Ankara’dayım diyor musun?
İyi ki Ankara’dayım dediğim de oluyor, keşke İstanbul’da olsam dediğim de. Ankara samimi bir şehir ve vine çeken arkadaşlarımla çok samimi bir ortamımız var. Birbirimize çok güzel destek oluyoruz. Ama bu işin piyasası İstanbul’da. O yüzden, İstanbul Ankara arasında git-gel biraz zor oluyor.

Şu an neler yapıyorsun?
Okulum devam ediyor. Çankaya Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret, son sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda DJ’lik yapıyorum. Turnelerim oluyor. Sürekli şehir şehir geziyorum. Vine fenomeni olduğum için üniversiteler söyleşi yapmak için davet ediyor, onlara katılıyorum.

Vine hayatında neleri değiştirdi?
Başta eğlenmek için vine çekiyorduk. Ama şimdi ciddi bir takipçi kitlesine sahibim. Mesela yolda yürürken beni tanıyorlar. Fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Beni görünce mutlu oluyorlar, şaşırıyorlar, heyecanlanıyorlar. Fotoğraf çektirirken titreyenler oluyor. Anlam veremiyorum. Kendimi bu kadar önemli görmüyorum. Vine’lar silinse gitse ortada elle tutulur hiç bir şey yok sonuçta. Daha önce söylediğim gibi; müzisyenlik kariyerime de faydası oldu. Vine’ın hayatıma kattığı bir şey daha var; önceden “damsız giremezsiniz” diye beni almayan gece kulüpleri şimdi o mekanlarda DJ’lik yapmam için uğraşıyorlar. 🙂

Vine’ı hayatından çıkarsak geriye ne kalır?
Vine’ı hayatımdan çıkarırsak geriye müziğim kalır. Zaten bir ticaret hayatım var. Ben hayatımı garantiye aldım ondan sonra Vine’a girdim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here