Hikmet Çetinkaya ART – ANKARA SANAT FUARI…

0
48

“Fuar” sözcüğü, Latince “Feria” kelimesinden gelir. Feria, genellikle manastır ya da kilise yakınlarında kurulan dini festivallere verilen isimdir. Benzer bir anlamı Almancada fuarların karşılığı olarak kullanılan “Messe” kelimesi de taşımaktadır. Latince ibadette kullanılan “Missa” kelimesinden türemiştir.

Tarihte kullanılan ilk fuar, Kral Dagobert tarafından Paris yakınlarında ki St. Denis banliyösünde 629 yılında kurulan “Fairo de Saint Denis” dir. II. Yüzyılda, bugünkü Duesseldorf kenti bir fuarcılık merkezi olmuş ve böylece “fuar” ile birlikte “fuar kenti” kavramı da ortaya çıkmıştır. Günümüzde, Duesseldorf ile birlikte, Hannover, Köln, Münih, Paris, Lyon, Londra, Zürih, Milano, Stockholm, İstanbul gibi kentler “fuar kenti” olarak anılmakta ve fuarcılık merkezleri olarak kabul edilmektedir. 500 bin kişinin yaşadığı Basel, dünyada sanat fuarı sayesinde tanınmıştır. Ankara bunun fersah fersah üstünde, bir konuma sahiptir. Dünyanın en kolay ulaşılabilir şehirlerinden biri olmak gibi büyük bir avantajı ve 1 yılda Ankara’ya 300 bin diplomatik girişin yapıldığı bir başkent.

Bir kentin tanıtımında fuarların önemi çok büyüktür. İletişim organları hızla artıyor, fuarlar da günümüzde bu gelişim içerisinde, yüz yüze etkileşim ortamında beş duyu organının tam kapasite kullanım olanağını sunan yegâne ortamlardır.

11 – 15 Mart 2015 tarihleri arasında, ATİS Fuarcılığın sahibi Sn. Bilgin Aygül ve ekibi sayesinde, nihayet yıllar sonra, Ankara’da, Uluslararası düzeyde ART – ANKARA Fuarını yapabiliyor olmak, birçok fırsatın yakalanıyor olmasıdır. Her çevrenin, bu girişime katkı sağlaması şarttır. Ankara’yı dünyaya tanıtan, iç piyasayı dışa açan, dış piyasayı içeriye taşıyan, taşradaki sermayeyle Ankara’daki sermayeyi bir araya getiren bu fuara çok iş düşüyor.

Ankara’da, Uluslararası düzeyde bir sanat fuarı yapıyoruz. Bunun için yerel yönden güçlü olmalıyız. Dışa açılmanın, uluslararası olmak, yani küresel olabilmek, ancak yerel yönden güçlü olmakla mümkündür. Bölgemizin özelliklerini, karakterini, sanatını eserlerimize, ürünlerimize yansıtmamız lazım, bu sanatsal zenginlikle yola çıkmamız gerek. Dünyadaki sanat anlayışı, sunumu, pazarlanması gün geçtikçe değişim gösteriyor. Bizler de bu değişime ayak uydurmak zorundayız. Türkiye’nin sanatı, içinde bulunduğumuz bölgenin sanatı ve dünya sanatının iç içe girdiği, etkileşim gösterdiği, harmanlandığı bir platformdur sanat fuarları. Sanatçıların, galericilerin, koleksiyoncuların, tanışmalarını, görüşmelerini ve bir araya gelmelerine olanak sağlayan bir yerdir sanat fuarları. Yapıtların sergilenmesi, koleksiyonculara eserlerin kazandırılması, yeni dostlukların kurulması bu tür fuarların hedefleri arasındadır. Başarı kriterleri bu verilere göre değerlendirilmelidir.
Fuara katılan sanat galerilerin iyi olması diye bir kuralın yanında, her sanat galerisinin farklı bir sunum içerisinde, daha iyi olması gerektiğini düşünüyorum.

Fuarın gerçek müşterileri koleksiyonerlerdir. Mutlaka sayılarının artırılması gerekir. Bunun için en iyi ortam da fuarlardır. Koleksiyoncuların artması, galericilerin de artması anlamına gelir. Sonuçta, fuarların piyasa ve satış odaklı bir etkinlik olduğunu, burada sanatsal zenginlik kadar satışların da güçlü olması gerekir diye düşünüyorum.

Art – Ankara Uluslararası Fuarımız hepimize hayırlı olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here